Antalya,
20 Nisan 2007 tarihinde üye olmuş
3 fotoğrafı günün fotoğrafı seçilmiş
Bindokuzyüzlerin sekiz ve ikili yılında, kedilerin dama çıktığı ayda dünyaya geldi…hayat soğuk ve zor olmalıydı, her evde köpek beslenmediğini ve herkesin dantel örmesi gerekmediğini şehre taşındığında anlayacaktı...hiç bakıcısı olmadı ve hiç bir zaman bakıcıya niçin ihtiyaç duyulur anlayamadı birde tv kapanırken jandarmalar neden gelirdi ? … okula başlamadan öncede zamanının çoğunu okulda geçirmek zorunda olduğu için okumayı ve resim yapmayı yazmaktan daha önce öğrendi...bunu öğretmen olan anne ve babadan önce farkeden bir ilköğretim müfettişi tarafından ilkokula ; el gelişimini tamamladıktan sonra 3.sınıftan başladı.. ilkokul ögretmeni annesi oldugundan uzun süre anlam karmaşası yaşadı..saniyordu ki bundan sonra hep böyle yasayacakti...ilkokul4.sınıfta o dönemde önemli bir kavram olan sosyalleşmek adına okul hayatına şehirde devam etti...amaç sosyalleşmekti öyleyse tüm faaliyetlere adanmalıydı insan...ilk ödülünü 5. sınıfta yazdığı 23 nisan konulu bir kompozisyondan aldı .. o gün bugün yanında hep bir ajandası oldu yazmak adına...aldığı ödül malazgirtin üç atlısı isimli tuğla boyutlarında bir kitaptı...henüz orta okulda iken roskalnikovla tanışmış olmasına rağmen o kitabı hiç okumaya fırsatı olmadı...ama kapak fotoğrafı öylesine etkileyici idi ki ...fotoğraf ve resim tutkusunu buna bağlar hep…ve babacığının özenle koruduğu Kodak makinesine… artık biliyordu fotoğraf kısa bir mektuptu...ve hep bilinmedikleri listelerde olmayanları seçti okumak için... oynamak içinse bodrum katlarını… yıllar sonra ruhunun bodrum katında sakladıklarını buna bağlayacaktı… hüzün ceplerinden hiç eksik olmadı ama karanlıklar ardından elbette doğacaktı güneş…yeter -ki "güneşin olsun gönlünde"... idi...gölgelerin de "elleri var"dı çünki....yıllar geçti hala bir rol modeli edinemedi kendine...eğitim hayatı hep ilkokulda olduğu gibi çetrefilli ve hayal kırıklığı ile geçti...farkında olmadan meslek lisesi ve meslek yüksek okulu mezunu oldu...dört yıla yakın çalışarak sürdürdü öğrenim hayatını ama en çok çalışırken öğrendi eğer öğrenebildiyse hayata dair bişiyleri... bir ara belki ekonomisini düzeltebilir ümidiyle iktisat a merak saldı para nın okulu bile uzaktı felsefesine , eğitimini yarım bıraktı...şimdi mutlu ; sanatla iç içe olup ta bilimselliğinden uzak durmak olmazdı… güzel sanatlarda seramik bölümünde yüksek lisansa başlamak üzere…buna rağmen hala dünyaya gelecek kadar ne günah işlemiş olduğunu merak etmekte... kendisi uslanmaz a.telli leman fotoğraf ve resim tutkunudur...uzun bi süredir ne iş yaptığını kendi bile bilmemektedir...ama kendisine kısaca 657 denmektedir, ve diğer görev tanımını yapabilen insanlara gıpte etmektedir...