|
Antalya,
14 Ağustos 2006 tarihinde üye olmuş
...Valizim dolu yine......
...ah kaçıncı darbe bu, ah bu kaçıncı perde? anlamıyor yüreğim,
gelkendin söyle...
...ben o gün yandım işte, sabaha doğru üçte. çok
zamanoldu...
(edit: nisan,
ikibinsekiz)-----------------------------------------------------
Hani benim netliğin anne?
Nikonum, 9 pixelim?
seyit abiden sık sık aşırdığım..
aldılar makinamı elimden..
Nikonsuz kaldım anne,
4 pixele düştüm anne,
flu diyor her bir eleştri,
hani benim karizmam anne?!
..fotolarıma fluluk düşmüş,
çaktırma anne, ağlama...
(!!!)
(edit: şubat,
ikibinsekiz)-----------------------------------------------------
Akdeniz’in inci mavisinde açmış gözlerini
dünyaya.Nisanınbaharkokusuyla koşmuş ilk gençliğinin yollarını..
tümilköğretim veliseyetmezmiş gibi üniversiteyi de
antalya’dakazanınca, kalmışhalaanasının babasının dizi dibinde
:)
yaş kemale eriyor dese de arasıra, içindeki büyümeyençocuğudaözenle
korumaya çalışıyor hala..
bir fotoğraf merakı başladı ki şimdilerde,
makinasızkendiniçıplakhissediyor.. aramızda kalsın, kullandığı
nikon dabaşkasının, ama oel koydumu vermiyor uzun süre..
epey izledi FK’yı, eleştrileri okudu, sonra cesaret edip
odayazdıbir iki kelam, üj bej satır.. ama duygu
vekadrajtariflerindenöteye geçemiyordu.. zamanla daha iyi
tanıdısiteyi, anladıgidişatı, favorileri oluştu..
ve içindeki (gözündeki yada) fotoğraf merakı yavaş
yavaşbirsevdayadönüşüyor sanırım. fakat yolun başında ve henüz
amatörbiramatörolduğunu da gayet iyi biliyor.
Nihayet uygun fiyata bir kurs’a yazıldı, yeri de oldukça iyi;
ANFAD -Antalya Sinema ve Fotoğraf Amatörleri Derneği-
iple çektiği kurs günlerinin verimini almak için hemheyecanduyuyor,
hem de sabırla olgunlaşmayı bekliyor.. her türlüeleştrionun
içinayrı bir hazine yani..
insan diyor fotoğraflarda, o mutlaka olmalı, yada ona
dairnevarsaişte.. ama eninde sonunda emek koksun istiyor
fotoğrafları, veçocuk kahkahaları duyulsun taşlı sokakların
arasından..
bakalım hayat ne gösterecek, ve hayatın gösterdiklerininonekadarını
görüp kadrajlamayı başaracak...?
zaman tabii herşey...
şimdilik bu kadar diyor kendine dair yazacakları... sonra
dabirşiirekleyiveriyor;
"Bir Fotoğrafın İçinden"
Bir fotoğrafın içinden bakıyoruz, bunu biliiyorum;
yüzler çevrilince yüzümüze.
Birisi bize bakıyor, gözlerinde yakarak sevincini.
Usulca,
geziye çıkan parmaklarıyla bakıyor saçlarımıza.
Gençken gidivermenin bir iç burkulması dudaklarında.
Tekrar,
bakıyor bize, tekrar dokunuyor.
Teninde buz tutmuş bir anıyla...
Oysa bir fotoğrafın içinden nasıl bakılırsa;
öyle bakıyoruz.
Zamanın alnına ilişiyoruz kırışan bir durgunlukla.
Her şey,
bize yakışan siyahlığa koşuyor.
Çelenklerin üstündeki çiçekler kadar yalnız.
Kuşluk vakitlerine ayarlı bir taşra sessizliğinde.
Yeniden,
bir fotoğrafın engin duruşundan bakıyoruz
Bize bakalnların, savrulan bakışlarına.
Ben o fotoğrafın içinden asıl sana bakmak isterdim.
ırmakta bulanık suyu kuşanmış bir balık gibi.
Sen,
asıl elini uzatsan bana, bakışının yanında;
herşeyini dudaklarımdan düşünürdüm.
Hani
tutunurdum albümünde belki boş kalan yere.
Asıl ben sana bakardım,
bütün gözler o fotoğraftaki bana bakarken.
Bilirim, kaç bakışarasından seçilmiş bir bakışın var senin.
Hiç kimseler gibi
sen de bilmezsin bunu.
Benim, ağrıyan sol yanım kadar...
(Rahmi EMEÇ - Evrensel Kültür Dergisi,
Ocakİkibinyedisayısındanalınmıştır)
|