|
Kayseri,
15 Şubat 2007 tarihinde üye olmuş
Unutma ! Herkesi mutlu etmeye çalışırsan,
hiçkimseyi mutlu edemezsin,
ve kimseyi mutlu edemediğin gibi de
kendini de mutsuz edersin !
Birini seç ve mutlu et,
seni mutlu edebilecek birini !!??
. . .
İstisnalar kaideyi bozmaz, kuru yanında yaş telaş yapmaz.
Eli uzun alemin, cebi de tenha, sivri dillerin alayı kesilir
anla!
.....
büyüyünce Hasselblad alcam 8-)
......
Gel ve gör düşlerim yaşlandı artık
Maviler götürmüyor beni gülen yelkenime
......
hep sevgiler verdim
şimdi kırıldı yelkenim
güneş ellerime düştü
düşlerim bana küstü
.......
iyiler mutlaka kazanır ;)
....
Just need to get closer,
closer,
lean on me now
lean on me now
http://www.youtube.com/watch?v=u2hYn_4yuhc
lean on me now...
....
madem buraya kadar geldin :)
bari kendimden bahsedeyim biraz,
87liyim, fef mat 2deyim, kayserideyim, ev kuzusuyum :) fotoğrafa
ekim 2006dan beri ilgiliyim.
fotoğrafta zaman zaman ivmelenen çabalarımla birşeyler
öğrenebiliyorum.
onun dışında paso yatış :)
ve ne zaman ki ekipmanlara kafayı takmışsam, demek ki o günler
fotoğraf çekemiyorum :)
bu arada lütfen "fotoğrafların neden eleştiriye kapalı ?" diye
sormayın,
bir ara bunun için geçerli sebeplerim vardı, şimdi o sebepleri
unuttum,
alışkanlık üzere de devam ediyor...
insanlar, çektikleri fotoğraflardan anlaşılır, tanınır aslında,
fakat benim bir tarzım olmadığı için fotoğraflarımdan beni
tanımanız güç sanırım...
hadi size iyilik yapayım :) takip ettiğim bazı fotoğrafçılardan
link vereyim :))
http://ferocello.deviantart.com/
http://www.fotokritik.com/kullanici/harmonist/portfolyo
http://www.fotokritik.com/kullanici/comatose
http://www.fotokritik.com/kullanici/Anushka/portfolyo
fotoğraf dışında pek yaptığım birşey yok
aslında vardı da tembellikten kalmadı :))
birşeylerin arayışındayım fakat ne aradığımı bilmiyorum :S
bu arayışta fotoğraf bana yardımcı oluyor. kimbilir belki de ayak
bağı...
genelde yoğun bir teknik bilgi göçünün altında fotoğrafın anlamını
yitirmiş haldeyim,
biraz bu yanım zayıf kaldı, his-etmek.
(aradaki s yi karaböcükler yedi, e yi de karanlıklarında, kendi
çöplüğünde bıraktım
e nerden çıktı diye sormayın, bir ara girdi çıktı işte :)) )
belgesel fotoğraf çalışmaları yapmak istiyorum, kafamda birkaç tane
proje her gece yatarken birşeyler tasarlıyorum bütünün parçalarını
oluşturmak adına,
fakat sabah olunca herşey uçuyor gidiyor, yoğun bir tembellik
içinde buluyorum kendimi.
fotoğraf çok pahalı bir uğraşı, ve özellikle de sayısal fotoğraf
çok pahalıya mâl oluyor insana...
o kadar para harcarken bu uğraşa; hep bu paralara ihtiyacı olanlar,
hayatlarını zor güç bela devam ettirenler aklıma geliyor. acaba
diyorum büyük bir yanlışın içinde miyiz.
sonra sanki asıl fotoğraf, belgesel fotoğrafçılık için olmalı
"bir işe yaramalı bu kadar yaptığımız şey" diye düşünüyorum,
bu insan yapımı meretler insanlığa bir fayda sağlamalı, öyle
olmazsa eğer "
ne diye bu kadar vaktimizi, emeğimizi, paramızı, beynimizin
enerjisini, harcıyoruz biz bu fotoğrafa" diyorum
sonra çıkıyorum sokağa normalde hiç konuşmadığım/konuşmayacağım
insanlarla fotoğraf sayesinde diyalog kuruyorum,
fotoğraf amaçlamışken fotoğrafı aracı haline getirmiş oluyorum,
avcılık ruhumu bırakıp :) makinemi bi kenara koyuyor; akışa kendimi
bırakıyorum, dinliyorum, ihtiyacım olan parçalar birbir gelip beni
buluyor, beynimin içinde zıplaşıyor, birden ortaya atlayasım
geliyor "buldum buldum" diye :)
sonra akışın içinden gözlerimle kendime kareler çekiyorum beynime
depoluyorum; en etkileyicisinden, en bana özelinden, en beni
anlatanından, en beni pişireninden, en kimsenin asla
görmeyeceğinden...
sonra dönüyorum eve; film makineye bile takılmamış halde...
sonra yine sil baştan, re-play....
|
ışık ve çizgiler
28.05.2007 10:42 tarihinde yüklenmiş
|
Başkaları Ne Demiş?
historyman Uğur Tekalmaz
HERŞEY SENDE GİZLİ
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...
CAN YÜCEL
1 hafta önce yazılmış
math_ Ahmet Aybuğa
teşekkürler Uğur bu paylaşımın için :)
1 hafta önce yazılmış
Enigmatrix Murat A. ÇİÇEK
Fotoğraflarınızı yoruma kapatarak beni ıkınmaktan kurtardığınız
için feci teşekkür ederim :DD
2 hafta önce yazılmış
math_ Ahmet Aybuğa
Rica ederim :) özellikle bazılarına birşey yazmak isterseniz açarım
sizin için :P selamlar :))
2 hafta önce yazılmış
kcbilir Korkut Çağatay Bilir
Beni favorilerinize eklemeyerek buradan teşekkür etme zahmetine
sokmadığınız için teşekkür ederim :P Peşinen bir teşekkür daha
edeyim de eklediğinizde tekrar buraya gelip teşekkür etme zahmetine
girmeyeyim :D
1 ay önce yazılmış
math_ Ahmet Aybuğa
haydaaa zorla favorilere eklettirdin yaw :P
1 ay önce yazılmış
selsopik Selçuk Dağlı
Gerçekten kaliteli karelerin var.Ama eleştiriye kapalı olmalarına
bir anlam veremedim.en azından fotoğraflarından bazılarının
etkileyici anlam yüklü olduklarını onların altına yazarak belirtmek
isterdim benim gibi düşünenlerin de olduğu kanısındayım.
Dağlı...
1 ay önce yazılmış
math_ Ahmet Aybuğa
Birgün ansızın eleştirilere kapatmak istedim ve de öyle devam etti.
Ama senin gibi değerli fotoğraf dostlarımın yorumlarını
alamayacağım için de üzgünüm, fakat nasıl olsa aynı şehirdeyiz :)
fotoğraf konuşmak için bolca vaktimiz var.. fotoğrafta buluşmak
dileğiyle, dost selamlar...
1 ay önce yazılmış
comatose Kaan Yaren
fotokritik'in ikinci matematikçi-fotoğrafçısı benim bildiğim kadarıyla. euler'lere gelesice :)
21.07.2007 12:25 tarihinde yazılmış
math_ Ahmet Aybuğa
euler mi henüz oraya gelmedik biz :P
yeni 2 oldum henüz 1 i bitiremeyen
.
hala fotoğraflarını inceliyorum bitmediler
umarım bitmezler :)
21.07.2007 12:45 tarihinde yazılmış
Tüm Yorumlar
|