"Hiç kimse bu uçsuz bucaksız, el değmemiş ormanında/Bu hesapsız
dünyanın, hiçbir zaman görmez/kendi bildiği Tanrı’yı./Yalnızca
rüzgârın taşıdığı, rüzgârın taşıdığıdır duyulan./Kafa yorduğumuz ne
varsa, aşklarımız, tanrılarımız, /Geçer giderler, bizim
gibi..."