Hayatı tek düze olmaya feda edemiyorum bir türlü. Monotonluk sıkıntıdan öldürme tehdidinde. Hayat için yapılabilecek onca şey varken oturup hayatın akıp geçmesini seyredemem. Hata yapma riski olsa da bu riski göze alıyorum. Zaman zaman kendime verdiğim sözü unutsam da şimdi bunu kendime hatırlatmak için doğru zaman. Sanırım üniversite yıllarımdı kendime “Yaşlandığım zaman geriye dönüp baktığımda hayatın avuçlarımın içinden akıp gittiğini fark edip, yaşanmamış bir hayatın yasını tutmayacağım, bu hayatı yaşayacağım” diye söz vermiştim. Bazen bu sözümü tuttum. Hayatın içine daldım. Yanlış yollara sapsam da döndüm ve yola devam ettim. Düştüğüm zamanlar da oldu. Ayağa kalktım, üzerimdeki toprağı silkeledim ve yola devam ettim. Bazen hayatın monoton ritminin rehavetine kapıldım. Şimdi seyirci olmak bana yetmiyor. Ufukta kara görünmese de yola çıkmalıyım. Deniz kızlarının seslenişini duydum bir kere , büyülendim ben artık. Yolculuk çağrısına kulaklarımı tıkayamıyorum. Yolların büyüsüyle demir alıyorum, monoton ritmin limanından ayrılıyorum. Hayat çağırıyor beni……………………..