İnsanlarla uğraşırken hep hatırlayacağımız nokta, mantıklı yaratıklarla değil, duygulu kimselerle uğraştığımızı unutmamamızdır. Her insanın kendine göre inançları, gururları ve onurları olduğunu unutmayalım. Başkalarını eleştireceğimiz yerde onları anlamaya çalışalım .
Lowell Thomas
http://facebook.com/UfukCRY
KADIN KOKUSU
Hiçbir kadının kokusu
Böyle kalmamıştı yastığımda.
Hiçbir kadının kokusunu
Böyle özlememiştim.
Erkek olmak ne demek
Senin gibi bir kadını sevince
Anladım...
Tarifsiz, tuhaf
Bir şeymiş erkeklik,
Sözcüklere sığmayan...
Sen erkekliğimi
Gümüş bir şarap kadehinde götürdün.
Sevişmemi
14. Louis’nin sarayına hapsettin.
Acıyla dağıtıyorum şimdi kasıklarımı,
Dudaklarının izini silmek için
Şehirdeki tüm fahişelere,
Umutsuzca...
Kokunu bedenimden çıkarmak için
Öfkeden ağlayarak sevişiyorum
Kokusuz yastıklarda
Şarap kadehi kırık kadınların
Fahişesi oluyorum
Bir gecede...
Küçük bir çocukmuşum gibi
Saçlarımı okşuyorlar
Yorgun bir sevişme sonrası
Öfkeden ağlarken...
Senin teninin ötesinde ne var
Bilmiyorum gözlerim ıslakken
Yeni bir gümüş şarap kadehi nasıl bulurum?
Sakallarım uzuyor
Yorgun çarşafların arasında,
Aldırmıyorum
Kadınların yanaklarını acıtmaya,
Benim canım çok acıyor
Sen erkekliğimi
Gümüş bir şarap kadehinde
14. Louis’nin sarayına kaçırdığında...
Kadın olmak istiyorum
Bir erkeğin yanağına dokunduğunda
Onu çocuğa dönüştüren
Senin gibi
Büyücü bir kadın
Erkek olarak nasıl yaşanır
Artık bilmiyorum...
Erkekliğimi senin gümüş avuçlarına bırakmışken
Kadınlarla nasıl sevişilir
Unutuyorum...
Yalnızca bekliyorum şimdi
Kokusuz tenlerin koynunda.
Kasıklarını
Sıcak bir şarap kadehinde kaybetmiş birinin
Saçlarını okşuyor fahişeler
Buzdan ay ışığı sonatında...
Saçlarım yastıkta yalnız kalmasın diye
Otelleri geziyorum her gece,
Dumanların arasında
Şarap kadehlerini kırarcasına soyunan
Kadınları seyrediyorum
Senin nasıl seviştiğini
Kimseye söyleyemiyorum...
Bedenimde kadınlığının izleri var,
Onları hiçbir fahişenin rujuyla silemiyorum
Tenimi
Acı şaraplarla kirletip
Tılsımlı kokundan
Kurtulmayı bekliyorum...
İki kadının arasında
Bir alacakaranlık kuşağının sonunda
Gözlerimi çatlak tavana dikmiş yatarken
Bir kez daha anlıyorum
Ben senin
Kadınlığını
Seviyorum...
14. Louis’nin sarayında şenlikler düzenleniyor...
Istakozlar kızarırken
Pembe etli genç kızlar
Fıskiyeli havuzlarda dans ediyor...
Benim erkekliğim acırken
14. Louis
Yaylı çalgılar eşliğinde
Ressam Rigaud’ya gülümsüyor...
Ben senin yanında ağladım bir gece,
Gizimi senin kabuğuna teslim ettim.
Gözyaşlarım benim ıslak sırrımdı,
Onu
Kadınlığına gizledim...
Senin teninin içinde olmak istedim,
Senin kadın kokuna sahip olmak...
Erkeklik oyunlarım bulandı
Ten haritamın sınırları karıştı...
Kokunu içime çekerken
Çocuk olduğumu hatırladım...
Seni severken
Kadınlığı sevmiş olduğumu anladım...
Kuşkusuz hayatta kalacağım,
Öfkeden ağlasam da
Yeni kadın haritaları keşfetmeye çıkacağım
Ama bir kez biliyorum artık
Ben kokumu
Bir Güneş Kralının
Şarap kadehinde bıraktım...
Kollarında ağladığım gece
Deniz kabuğu sırrımı
Yastığına sardım...
14. Louis
Versailles’ın Aynalar Galerisi’nde
Ressam Rigaud’ya gülerken
Ben tüm bir Rococo devrini
VanGogh’un kulağıyla kapattım...
Fahişelerin kadehlerini kırdığı
Mavi Kadife gecesinde
Erkekliğimi
Senin yastığında unuttuğumu
Bir kez daha hatırladım...
Aslı K.