Fotoğraf çekmeyi ve çekilenleri paylaşmayı seven birisiydi TorK
başlarda.
"Bu dünya halkına, "fotoğraf makinelidir" diye cep telefonlarına
bir servet ödettirildi. Teknolojiyi finanse edenler ilk olma
ayrıcalığını yaşarken uzunca bir süre gelecek nesillere bırakacak
tek bir kaliteli fotoğraf çekememiş olduklarını farkettiklerinde
çoktan daha iyisinin çıkmış olduğu konusunda reklam bombardımanı
altında kalmışlardı ve aynı oyun tiyatro gibi sahnelenmeye devam
edilmiştir.. Bugün yüksek teknoloji ve iyi ekipman ile kaliteli
fotoğraf çekmek mümkündür. Fakat burada kullanıcıdan çok makinenin
performansı ön plana çıkacak şekilde bir evrimleşme gerçekleşmiş ve
bu sanatta nicelik atarken, nitelik aynı paralellikte artamamıştır.
Firmalar hemen her ay yeni bir model çıkartırken bir önceki ay
kamera alan tüketiciler daha taksitleri bitmeden eldeki
makinelerinin çağ dışı kaldığına bakıp hayıflanırken "kullan at,
daha yenisini uygun taksitlerle bi daha al sonra onu da atar
yenisini alırsın" zihniyeti tüketim çağının "bitip tükenmez
taksitlerine" sloganlık etmekte ve herşeyin gittikçe
değersizleştiği bir dünyada, nefes nefese fotoğraf çeken yüzbinler,
çektikleri milyonlarca kareyi beğenmeyip silip, yeniden çekerken
artık film tüketmez, fakat ne gariptir ki çekilen fotoğraflar da
birbirine benzedikleri için değersizleşip, aynı kaderi paylaşarak
tükenip gitmektedirler.. "
Sevgili cyrano Umut KILIÇ ’a bu doğru düşünceleri için teşekkür
ederim..
Çabucak eskitilip tükenen sadece fotoğraf makineleri, fotoğraflar
ya da elektronik eşyalardan ibaret olsa keşke diye eklemek ve devam
etmek isterim. Ya insanlar insanların duyguları, nefretleri
aşkları, ihtirasları tutkuları, sevgileri. Günümüz toplumunda
bunlarda sizce basite indirgenmedi mi? Çabucak harcanıp
tüketilmiyor mu? Artık her gün âşık olup ertesi hafta başkasına
vurulmuyor mu bu sanal gençlik? Üstelik birbirlerini hiç görmeden
tanımadan olmuyor mu bu olay? Sorarım size bu kadar basit mi aşk?
Ne oldu sizin kimyanıza, feromonlarınıza modem mi taktılar? Cep
telefonsuz tuvalete gidemeyen adamlar biliyorum. Msn’ siz saat
geçirmeyen, tüm gün FK, photosig’de, deviantart’ta, v.b. da takılan
zibidiler var. Haftada bir yeni telefon alanlar. Zırt pırt çıkan
takip edemediğim şarkıcılar oyuncular var piyasada. Bir telefonla
40 manken geliyor ajanstan ayağınıza fabrikası mı var bunun?
Millete bir şeyler oldu para cepte durmuyor ev üstüne ev, araba
üstüne araba, sevgili üstüne sevgili. Bankalar kredi veriyor ya
herkes Aslan Yürekli Richard bu günlerde. Herkes fotoğraf çeker
oldu. Bilip bilmeyen DSLR alıyor daha iyi çekecekmiş ya! Daha
birini öğrenmeden hoop satıyor yenisine. Renk modunu nasıl
değiştireceğini, ne işe yaradığını bilmeyenler taşıyor bu
makineleri. Her şey yavaş yavaş değerini yitiriyor sığlaşıyor
günümüzde. Fotoğraf makinesini bir yerlerine asarak dolaşanlar bu
siteyi yonca zannediyor. Her yerde karı-kız arıyor objektifleri bir
de demezler mi site bozuldu ne çok abaza var diye :) Kadınsan rahat
yok sitede. Ben bile artık onlara yazarken tedirgin oluyorum yanlış
anlarlar mı diye. Bu iğrençlikten benim ailemde nasibini aldı zaten
sevdiklerimi kaybettim bu muhabbetten. Herkes kapılmış bu çabuk
tüketilen hayata kendini. Eskiden sislerin ardından bir dansöz
baldırı göreceğim diye 1 sene bekleyip yılbaşı akşama ekran yapışan
milletimiz artık her kanalda, her dergi ve gazetede neredeyse porno
dergileri aratmayacak görüntülerle tatmin oluyor. İnternet nesli
aldı başını yürüyor. Alıp soksanız o ağ kablosunu bir yerlerine
mutlu olacaklar 24 saat kesintisiz internet diye. 18 saat internet
olmadan bilgisayar başından kalkmadığım günleri özledim ben. Msn
imi kullanmayalı yıl oldu sırf bu yüzden. Oysa ilk ICQ ları
alanlardandım ben. Nereye gidiyoruz bilemem ama çabuk biteceğini
tahmin etmek güç değil. Her şeyin hızla bitirildiği bugünlerde…
Fotoğraflarınız son derece titiz, net ve harika bu doğru..Ama doğru
olan ve arda edilemeyecek olan bir gerçek var ki
sunumlarınız..Hayat kısa bir döngü..Bu döngüde yansılanı farketmek
ve farkedileni paylaşmak herkesin değil er kişilerin işi...İki
işinizdede başarılar dilerim...