Üniversite yıllarında, Cibali’de bir kunduracının siyah beyaz fotoğrafını tab ettiğimden bu yana, fotoğraf, hayatımın en keyifli, en büyülü hobilerinden biri.
Bir de seyahat etmek var tabii.
Ancak, ikisi o kadar birbirinin içine geçmiş durumda ki, bazen seyahat etmek için mi fotoğraf çekiyorum, yoksa fotoğraf çekmek için mi seyahat ediyorum, ben de karıştırıyorum.
İnsanın gördüğü, hissettiği, yerine göre keşfettiği veya kurguladığı bir güzelliği başkalarıyla paylaşabilmesi tadına doyulmaz bir lezzet.
Fotoğrafçılığın 100 küsur yıllık tarihinde hep en popüler uğraşlar arasında kalmasına pek de şaşmamak gerek...
...
Fotokritik’e, yakın bir arkadaşımın, Burak Dedeler’in ("overunder") tavsiyesiyle üye oldum. Hesabımın aktive olduğu Aralık 2006’dan itibaren ise bir tutkuya dönüştü FK.
Aileden tarih sevgisi, burcundan titizlik ve detaycılık, turist rehberliği yıllarından da insanlara hikâye anlatma merakı edinmiş biri olarak, 15 kelime kuralının rahatsız etmediği üyelerden biriyim. :-)
Umarım sık fotoğraf yüklemem veya ilginç olmasına çalıştığım uzun açıklamalarım sabrınızı çok zorlamaz.
Son bir not: Bir finansçı olarak işim seyahatle pek ilgili değil belki ama, daha henüz dünyada görmediğim, keşfedilecek o kadar çok ülke var ki !