|
İstanbul,
23 Aralık 2005 tarihinde üye olmuş
Yukarıdan baktığımda dünyama farklı pencereler açan o sihirli kutuyla ilk defa 1972 yılında Safranbolu’nun arnavut kaldırımlı, üzeri asmalarla süslü Semerciler Sokağında tanıştım. Bir yaz tatilinde rahmetle andığım Ustam ve babam Semerci Mustafa bir Lübitelle çıkagelmişti!. Uzunca yıllar makinamdan hiç ayrı dolaşmadım.
Sonrasında ülkedeki yokluk yıllarıyla tanışma, ispirtolu gaz ocağına dönüş, kuyruklar, sosyal çalkantılar, kardeş kavgaları, 12 Eylül İhtilali, 80’li ve 90’lı yıllardaki dönüşüm, ekonomik krizler......İstanbul’daki içi beni dışı seni yakar cam kulelerdeki monotonluk, köprü trafiğinde yitirilen enerji, sevgi ve heyecan kaybı, mekanikleşen ilişkiler derken ve yine yeniden içimdeki çocuğun keşfi ve ışığın peşinden tekrar koşma, hayata daha sıkı sarılma.....Fotoğraf; bıraktığım yerden yaşadığım gezegeni keşfetmenin, içimdeki yolculuğun ve çocuğun fısıltısına kulak vermemi sağlayan sihirli kutuydu yine. Hayatı daha güzel ve yaşanılır kılmak için ışığın peşinde koşan aydınlık dostlara selamlar
|