Cevap vermek isterseniz; Yaşınız: 47 Mesleğiniz veya yaptığınız iş: Emekli Deniz Subayıyım, Gemi İnşa Mühendisiyim, halen mesleğimle ilgili çalışıyorum. Memleketiniz: Antalya İkamet ettiğiniz yer: İstanbul
Fotoğraf çekmeye ne zaman ve nasıl başladınız?
Fotoğraf çekmeğe çok küçük yaşlarda başladım, o dönemlerde fotoğraf çok daha pahalı bir uğraşı idi, ilk makinem bugün hala üretilen ve lomografik fotoğrafla ilgilenenlerin halen rağbet ettikleri “Diana” marka bir plastik makine idi. Dönem dönem boşluklar olsa da fotoğraf çekmek hayatımda hep yer tutmuştur. En büyük üzüntülerimden biri ise fotoğraf arşivimin birçok dönemine ait örneklerinin kayıp olmasıdır. Boşluklu dönemlerden sonra 2005 yılında ilk DSLR makinemi edindim ve “fotoğraf” hayatımda daha çok yer almaya başladı.
Fotoğrafa ne kadar zaman ayırıyorsunuz? Sizce bu zaman yeterli mi?
İş hayatım halen yoğun, bu nedenle fotoğrafa ayırdığım zaman “fotoğraf çekme” anlamında yeterli gelmiyor bana, ancak fotoğraf ile ilgili okuma / izleme gibi faaliyetleri de göz önünde bulundurursak fotoğraf için önemli bir zaman dilimini kullanıyorum gündelik hayatımda.
Fotoğrafı nasıl tanımlarsınız? "Fotoğraf" ve fotoğraf çekmek sizin için ne anlam ifade ediyor?
Bir alıntı ile aktarmağa çalışayım;
“Çımacı - Neler görebileceğini kimse sana anlatamaz. Çünkü herkes başka bir şey görür. Aynı şeyi görseler bile başka türlü algılarlar. Herkes gördüğünü farklı anlatır.
Yazar - Öyle mi? Peki amacı nedir fotoğrafın? Onunla neyi sunmak istiyorsun?
Çımacı - Hiçbir şeyi. Yani yaşamın kendisini. Olduğu gibi, göründüğü gibi değil. Algıladığım gibi… Ancak, çektiğim fotoğrafa, gözümdeki ışığı, genzimdeki kokuyu, damağımdaki tadı da vermek isterim.
Yazar - O halde sözcüklere ihtiyacın olacak.
Çımacı - Hayır, zannetmiyorum. Onlara hiçbir zaman ihtiyacım olacağını düşünmüyorum. Benim işim görüntü; sadece görüntü. Üstelik görüntüye sözcükleri eklersem bir bindirme olmaz mı?” (Ferit Edgü - Seyir Sözcükleri)
Kendinize ait bir çizginiz oldugunu düsünüyor musunuz? Yeni çalışmalarınızda üzerinde duracağınız konular varsa bizimle paylaşırmısınız?
Uzun yıllar fotoğraf çekmeme karşın teknik hâkimiyetim daha yeni yeni şekillenmeye başladı, ancak evet başından beri bir çizgim ve bakış açım olduğunu söyleyebilirim. Yoğunlaşmak istediğim bir kaç konu var ancak zamana ihtiyacım var bunları gerçekleştirmek için.
Fotoğrafla ilgili olarak aldığınız eğitimler var mı? Kendinizi nasıl geliştirdiniz? Katıldığınız sergiler, aldığınız ödüller varsa bunları paylaşır mısınız?
Hayır, bir eğitim almadım, duyduğum yoğun ilgi nedeni ile literatürü izleyerek kendimi geliştirmeye çalıştım halen de böyle sürüyor. Bir karma sergi dışında bir sergi katılımım yok.
Bugüne kadar katıldığım tek yarışmada ise derecem yok.
Fotoğraf çekerken yaşadığınız, unutamadığınız komik ya da üzücü bir olay var mı?
Makinenin temel ayarlarını kontrol etmeden fotoğraf çekmemeyi geç öğrenmiş olmam yukarıdaki tanımlamaları kapsar.
Fotoğrafın üzerinizdeki pozitif / negatif etkilerini anlatabilir misiniz?
Fotoğraf çekmek hayatın farkına varmaktır, keyfini almak ve aktarmaktır, çekilen fotoğrafı izlemek, okumak / okumaya çalışmak çekenin kalbine ve beynine dokunmaktır.
Olumsuz bir etkisi olduğunu düşünmüyorum.
FotoKritik’e neden ve nasıl üye oldunuz? Sizin için ne anlam ifade ediyor; olmasa hayatınız ne şekilde değişir? Zamanınızın ne kadarını FotoKritik’e ayırıyorsunuz?
FotoKritik’e bir tanıdığımın önerisi ile izlemek ve gelişebilmek adına üye oldum, yaşımdan ötürü biraz eskilerde “donmuş” olan teknik anlamda güncel bilgileri, fotoğrafta değişen eğilimleri burada takip edip değerlendirebileceğimi düşünmüştüm, çok yanılmamışım.
Eğer gerçekten doğruyu öğrenmek isterseniz, FotoKritik bünyesinde fotoğraf adına dağınıkta olsa çok şey barındırıyor. Burada geçirdiğim zaman, birçok koşula bağlı olarak günde ortalama iki saat denilebilir.
Çıkartıldığı zaman FotoKritik’e artısı olacak bir bölüm veya halen olmayan ama eklenmesiyle FotoKritik’e olumlu anlamda katkısı olabilecek bir bölüm öneriniz var mı?
“KÖŞE” ( http://www.fotokritik.com/kose/erdalkinaci ) benzeri oluşumları tekrar görmek güzel olur.
FotoKritik’te yapılan değişiklikler hakkında ne düşünüyorsunuz? Olumsuz bulduğunuz yanları var mı? Varsa konuyla ilgili önerileriniz neler olabilir?
FotoKritik üyeliğimin iki yıllık bir geçmişi var, üye olduğumdan bu yana bir dizi yapısal ve biçimsel değişim oldu, halen de oluyor. FotoKritik’le tanışmadığım dönemle ilgili bir yorumda bulunmam zor, ancak çizginin nitelikten çok niceliğe doğru kaydığını, fotoğrafın popülizme kurban edildiğini görüyorum. Bu FotoKritiğe özgü bir durum değil elbette, insan çektiklerinin kitlelere ulaşmasını ister, beğenilmek ister, değerlendirilmek ve yönlendirilmek ister. Sanal ortamda paylaşımın bu kadar yaygınlaşmasından önce bir fotoğraf ustasına ulaşmak, fotoğraflarınızı gösterip fikrini almak epey bir çaba gerektirir, imkânlarınızı zorlamanız gerekirdi -hele birkaç büyük şehirde yaşamıyor iseniz fotoğrafı gerçekten bilen birine ulaşmanın zorluğunu bir değerlendirin lütfen- sonuçta da duyacağınız genelde bir-iki kelimelik bir yorumdu. Ancak bugün sanal paylaşımın dijital görüntü elde etmenin kolaylığına paralel olarak patlaması, izlenecek binlerce acemi fotoğraf ve izleyecek/eleştirecek binlerce acemi izleyici/eleştirmeni üretiyor. Ve zamandan kesit alan fotoğraf çabucak tüketiliyor.
Ben FotoKritiği bir bütün olarak ele alıyorum; fotoğraf paylaşımı, forum başlıkları, eleştiriler/yorumlar, ana sayfa, guruplar. Bu bütün içerisinde dağınık olarak birçok değer ve bilgi halen var. Fotoğrafa yeni merak sarmış, yeni başlamış birisinin, hatta temel fotoğraf bilgisi olan birisinin bile bu labirentte kaybolması çok kolay, bu labirentten olgunlaşarak çıkmak ise tamamen kullanıcının kendi sorumluluğunda, ancak aşağıda değineceğim hususlara uygulanacak çözümler ile FotoKritik kullanıcılar için bence daha verimli olabilir:
1-FotoKritik’in en önemli sorunu “sahte” hesap sahipleridir. Bu hesapların “kara gün” için alındığı aşikârdır; bu hesaplar ya birilerine saldırmak ya da kendi fotoğraflarını maniple etmek için kullanılmaktadır. Sahte üyeliklerin temizlenmesinin ve bu tür hesap edinme teşebbüslerinin önlenmesinin büyük rahatlık getireceğini öngörüyorum.
2-Temel olarak “puan” kavramı ve sisteminin de olumsuz etkisinin çok yoğun olduğunu düşünüyorum. Kullanıcılar insan doğası gereği kendilerini eleştiremedikleri için aldıkları puanlar ile “değerli fotoğrafçı” oldukları sanrısına kolayca kapılıveriyorlar.
Puan sisteminin tamamen kalkmasını arzu ederim. Bu olamayacak ise puan vermenin çetrefil algoritmalar içeren ve “eleştiri yapmayı” teşvik eden kısıtlamaları olmalı.
Kullanıcının verebileceği yüksek puanlara daha da kısıt getirilmeli (örneğin aynı kullanıcı 48 saatte 3 ve yukarısı puanı iki adet verebilmeli, 2-3 puan arası eleştiri sayısı gene 48 saat için sınırlanmalı v.b.) ve bu puanları verebilmek için kelime sınırı yüksek tutulmalı, daha düşük puan içeren belli sayıda eleştiri yapması şartı aranmalı. Keza 2 ve altında puan verebilmek için kelime sınırı yüksek tutulmalı böylelikle yetersiz oldukları düşünülen fotoğrafların eleştiri alarak değerlendirilmeleri sağlanmalıdır.
Ana sayfa ise kimliği gizli editörlerin seçimi ile gerçekleşmelidir, editörler arasına dönemsel olarak kullanıcılar arasından rastgele seçilen üyelerin alınması da düşünülebilir.
Site büyüyen ve kontrolü güçleşen bir organizma halini almıştır, etkin denetimin zorluğu, “iletişim” bölümünün yavaş işlediği ve köklü çözüm üretmediği düşüncesi üyeleri kendi adaletlerini dağıtmaya yönlendirmekte bu da üye / yönetim, üye / üye çatışmalarının çıkmasına neden olmaktadır. Denetimin arttırılması ve yeni üyelerin “site temel kurallarını” öğrenmek zorunda bırakılacakları bir sınav sistemi ile üyeliğe kabulleri bir dizi sorunu baştan önleyebilir. (örneğin; “Başkasının çektiği bir fotoğrafı FotoKritik’te yayınlayabilir ya da işleyerek kullanabilir miyim?” gibi)
Ek olarak yakın geçmişte duyuru/forum başlıkları ile üyelere duyurulan bir takım değişikliklerin/uygulamanın bugünlerde sessiz sedasız uygulamadan kaldırıldığını fark ediyoruz (fotoğraf silmek için “pin kodu” uygulaması, “yeni üye fotoğraflarının onaylanması” uygulaması v.b.). Bu tür değişimlerin üyeler ile paylaşımının daha doğru olduğunu değerlendirmekteyim.
Forum bölümünün fotoğrafa/fotoğrafçıya katkısı olduğuna inanıyor musunuz; daha etkili yapılandırılabilir mi?
Forum bölümünün fotoğrafçıya katkısının fotoğraf paylaşımı bölümünden daha fazla olduğunu düşünüyorum. Çünkü burada teknikler, fotoğraf felsefesi, fotoğraf teorisi gibi konularda farklı (yanlış ya da doğru) fikirleri izlemek olası. Yeni başlayan veya daha ileri düzeyde olan kullanıcılar da her halükarda farklı görüşlerden yaralanmaktalar.
Ancak son dönemlerde forum katılımında çok büyük düşüşler olduğunu izlemekteyim, açılan konuların çoğunluğu “satılık/alınık” başlığında, diğer başlıklarda ise genelde “ şu kadar bütçem var üstatlar ne ekipman tavsiye eder” ya da “onbeş kelime kuralı niye var” gibi pekte genel çoğunluğa katkı sağlayacak konular değil.
Üstüne üstük ayrılan üyelerin katkılarının forum başlıklarından kaybolması nedeni ile birçok forum başlığının içi boşalmış durumda ve referans oluşturamayacak durumda, bu durum arama motorunun yetersizliği ile birleşince forumdan yararlanmak bir hayli güçleşiyor.
Forumlardan bilgi eksilmesinin bir çözümü olmasını dilerdim. Ayrıca etkin bir denetleme ile de tekrarlanan konu başlıklarının önlenebilmesi faydalı olabilir.
En beğendiğiniz / sevdiğiniz, sizce en değerli fotoğrafınız hangisi; neden?
FotoKritik’e paylaştıklarım arasından; http://www.fotokritik.com/1412959
Zamanlaması iyiydi, halen de güncel oluşu hoşuma gidiyor.
Fotokritik dışında ise sadece birkaç isimle sınırlı tutacak olursam;
Ara GÜLER ki fotoğrafın sanat olduğunu anlamama ve sevmeme neden olan isimdir.
Nuri Bilge CEYLAN’ı ise sunduğu sonsuz dinginlik için anmadan geçemem.
En çok etkilendiğiniz fotoğraf (ya da fotoğraflar) hangileri? Üzerinde konuşabilir miyiz?
Bir çok fotoğrafı bu kapsamda görmem mümkün, ancak aşağıdaki fotoğraf ne zman baksam tüylerimi diken diken ediyor; http://www.fotokritik.com/1225591 Şevket ŞAHİNTAŞ’ın “Gecenin Rengi !!!!!” adlı fotoğrafı; üzerinde fazla kelam etmeğe gerek olduğunu sanmıyorum ancak bu kurgulanmamış fotoğrafı gördükten sonra kurgulamanın hiçbir anlamının kalmadığını düşünüyorum.
Üye olduğunuz başka siteler var mı? FotoKritik’i bu sitelerden ayıran unsurları kısaca açıklar mısınız?
Üye olduğum yerli yabancı birkaç site var. Yabancı sitelerde FotoKritik’e nazaran farklı tarzları, teknikleri daha geniş izlemek olanaklı ancak Türkiye’deki sitelerin çoğunluğu bir “fotoyarış” sitesi halinde ve fotoğrafları sindirmeden öğüten bir yapıda, bu anlamda FotoKritik’in her şeye karşın yerli siteler içinde daha tutarlı bir yapısı olduğunu söyleyebilirim.
Fotoğrafla ilgili olarak takip ettiğiniz yayınlar, önerebileceğiniz kitaplar nelerdir?
Sınırlı sayıda olan Türkçe sürekli yayınları düzenli olarak takip etmiyorum, içeriklerine göre izlemeğe çalışıyorum, "İZ" ve "Fotoğraf Dergisi" başlıcaları.
Önerebileceğim kitaplar;
Fotoğraf Teknik Okumaları / Faruk AKBAŞ-Emre İKİZLER (Sabit KALFAGİL’in önsözü dikkate değer)
Fotoğraf ve Gerçeklik / İhsan DERMAN
Anlatmanın Başka Bir Biçimi / John BERGER-Jean MOHR
İlgilendiğiniz, amatör veya profesyonel olarak dahil olduğunuz diğer sanat dalları varmı? Varsa hangileridir?
Görsel ve işitsel sanatların iyi bir takipçisiyim ancak fotoğraf dışında fiilen uğraştığım bir dal yok.
Tek bir kitap, tek bir müzik grubu / sanatçısı, tek bir şiir, tek bir şarkı ismi vermenizi istesek, bunlar neler olurdu?
Kitap: Tutunamayanlar/Oğuz ATAY
Şiir: Eylül Kaçağı/Atilla İLHAN
Müzik Sanatçısı: Tülay GERMAN
Şarkı: Unutamıyorum/Ercan YENAL
Profil Sayfası:
http://www.fotokritik.com/kullanici/arslanalp
Cevap vermek isterseniz;
Yaşınız: 47
Mesleğiniz veya yaptığınız iş: Emekli Deniz Subayıyım, Gemi İnşa Mühendisiyim, halen mesleğimle ilgili çalışıyorum.
Memleketiniz: Antalya
İkamet ettiğiniz yer: İstanbul
Fotoğraf çekmeye ne zaman ve nasıl başladınız?
Fotoğraf çekmeğe çok küçük yaşlarda başladım, o dönemlerde fotoğraf çok daha pahalı bir uğraşı idi, ilk makinem bugün hala üretilen ve lomografik fotoğrafla ilgilenenlerin halen rağbet ettikleri “Diana” marka bir plastik makine idi. Dönem dönem boşluklar olsa da fotoğraf çekmek hayatımda hep yer tutmuştur. En büyük üzüntülerimden biri ise fotoğraf arşivimin birçok dönemine ait örneklerinin kayıp olmasıdır. Boşluklu dönemlerden sonra 2005 yılında ilk DSLR makinemi edindim ve “fotoğraf” hayatımda daha çok yer almaya başladı.
Fotoğrafa ne kadar zaman ayırıyorsunuz? Sizce bu zaman yeterli mi?
İş hayatım halen yoğun, bu nedenle fotoğrafa ayırdığım zaman “fotoğraf çekme” anlamında yeterli gelmiyor bana, ancak fotoğraf ile ilgili okuma / izleme gibi faaliyetleri de göz önünde bulundurursak fotoğraf için önemli bir zaman dilimini kullanıyorum gündelik hayatımda.
Fotoğrafı nasıl tanımlarsınız? "Fotoğraf" ve fotoğraf çekmek sizin için ne anlam ifade ediyor?
Bir alıntı ile aktarmağa çalışayım;
“Çımacı - Neler görebileceğini kimse sana anlatamaz. Çünkü herkes başka bir şey görür. Aynı şeyi görseler bile başka türlü algılarlar. Herkes gördüğünü farklı anlatır.
Yazar - Öyle mi? Peki amacı nedir fotoğrafın? Onunla neyi sunmak istiyorsun?
Çımacı - Hiçbir şeyi. Yani yaşamın kendisini. Olduğu gibi, göründüğü gibi değil. Algıladığım gibi… Ancak, çektiğim fotoğrafa, gözümdeki ışığı, genzimdeki kokuyu, damağımdaki tadı da vermek isterim.
Yazar - O halde sözcüklere ihtiyacın olacak.
Çımacı - Hayır, zannetmiyorum. Onlara hiçbir zaman ihtiyacım olacağını düşünmüyorum. Benim işim görüntü; sadece görüntü. Üstelik görüntüye sözcükleri eklersem bir bindirme olmaz mı?”
(Ferit Edgü - Seyir Sözcükleri)
Kendinize ait bir çizginiz oldugunu düsünüyor musunuz? Yeni çalışmalarınızda üzerinde duracağınız konular varsa bizimle paylaşırmısınız?
Uzun yıllar fotoğraf çekmeme karşın teknik hâkimiyetim daha yeni yeni şekillenmeye başladı, ancak evet başından beri bir çizgim ve bakış açım olduğunu söyleyebilirim. Yoğunlaşmak istediğim bir kaç konu var ancak zamana ihtiyacım var bunları gerçekleştirmek için.
Fotoğrafla ilgili olarak aldığınız eğitimler var mı? Kendinizi nasıl geliştirdiniz? Katıldığınız sergiler, aldığınız ödüller varsa bunları paylaşır mısınız?
Hayır, bir eğitim almadım, duyduğum yoğun ilgi nedeni ile literatürü izleyerek kendimi geliştirmeye çalıştım halen de böyle sürüyor. Bir karma sergi dışında bir sergi katılımım yok.
Bugüne kadar katıldığım tek yarışmada ise derecem yok.
Fotoğraf çekerken yaşadığınız, unutamadığınız komik ya da üzücü bir olay var mı?
Makinenin temel ayarlarını kontrol etmeden fotoğraf çekmemeyi geç öğrenmiş olmam yukarıdaki tanımlamaları kapsar.
Fotoğrafın üzerinizdeki pozitif / negatif etkilerini anlatabilir misiniz?
Fotoğraf çekmek hayatın farkına varmaktır, keyfini almak ve aktarmaktır, çekilen fotoğrafı izlemek, okumak / okumaya çalışmak çekenin kalbine ve beynine dokunmaktır.
Olumsuz bir etkisi olduğunu düşünmüyorum.
FotoKritik’e neden ve nasıl üye oldunuz? Sizin için ne anlam ifade ediyor; olmasa hayatınız ne şekilde değişir? Zamanınızın ne kadarını FotoKritik’e ayırıyorsunuz?
FotoKritik’e bir tanıdığımın önerisi ile izlemek ve gelişebilmek adına üye oldum, yaşımdan ötürü biraz eskilerde “donmuş” olan teknik anlamda güncel bilgileri, fotoğrafta değişen eğilimleri burada takip edip değerlendirebileceğimi düşünmüştüm, çok yanılmamışım.
Eğer gerçekten doğruyu öğrenmek isterseniz, FotoKritik bünyesinde fotoğraf adına dağınıkta olsa çok şey barındırıyor. Burada geçirdiğim zaman, birçok koşula bağlı olarak günde ortalama iki saat denilebilir.
FotoKritik’in bir paylaşım sitesi olduğunu biliyorsunuz. Fotoğraf paylaşmak kadar yorum ve eleştiri paylaşımı da önemli. Sizce olması gereken, idealinizdeki eleştiri nedir, örnek verebilirmisiniz?
Korkmaz GÖÇMEN’ in yaptığı eleştiriler;
http://www.fotokritik.com/kullanici/kgocmen ; http://www.kameraarkasi.org/yonetmenler/k/korkmazgocmen.html
bir dönem Erdal KINACI’nın “KÖŞE”sinde
( http://www.fotokritik.com/kose/erdalkinaci ) yaptığı eleştiriler benim için ideal örneklerdir.
Çıkartıldığı zaman FotoKritik’e artısı olacak bir bölüm veya halen olmayan ama eklenmesiyle FotoKritik’e olumlu anlamda katkısı olabilecek bir bölüm öneriniz var mı?
“KÖŞE” ( http://www.fotokritik.com/kose/erdalkinaci ) benzeri oluşumları tekrar görmek güzel olur.
FotoKritik’te yapılan değişiklikler hakkında ne düşünüyorsunuz? Olumsuz bulduğunuz yanları var mı? Varsa konuyla ilgili önerileriniz neler olabilir?
FotoKritik üyeliğimin iki yıllık bir geçmişi var, üye olduğumdan bu yana bir dizi yapısal ve biçimsel değişim oldu, halen de oluyor. FotoKritik’le tanışmadığım dönemle ilgili bir yorumda bulunmam zor, ancak çizginin nitelikten çok niceliğe doğru kaydığını, fotoğrafın popülizme kurban edildiğini görüyorum. Bu FotoKritiğe özgü bir durum değil elbette, insan çektiklerinin kitlelere ulaşmasını ister, beğenilmek ister, değerlendirilmek ve yönlendirilmek ister. Sanal ortamda paylaşımın bu kadar yaygınlaşmasından önce bir fotoğraf ustasına ulaşmak, fotoğraflarınızı gösterip fikrini almak epey bir çaba gerektirir, imkânlarınızı zorlamanız gerekirdi -hele birkaç büyük şehirde yaşamıyor iseniz fotoğrafı gerçekten bilen birine ulaşmanın zorluğunu bir değerlendirin lütfen- sonuçta da duyacağınız genelde bir-iki kelimelik bir yorumdu. Ancak bugün sanal paylaşımın dijital görüntü elde etmenin kolaylığına paralel olarak patlaması, izlenecek binlerce acemi fotoğraf ve izleyecek/eleştirecek binlerce acemi izleyici/eleştirmeni üretiyor. Ve zamandan kesit alan fotoğraf çabucak tüketiliyor.
Ben FotoKritiği bir bütün olarak ele alıyorum; fotoğraf paylaşımı, forum başlıkları, eleştiriler/yorumlar, ana sayfa, guruplar. Bu bütün içerisinde dağınık olarak birçok değer ve bilgi halen var. Fotoğrafa yeni merak sarmış, yeni başlamış birisinin, hatta temel fotoğraf bilgisi olan birisinin bile bu labirentte kaybolması çok kolay, bu labirentten olgunlaşarak çıkmak ise tamamen kullanıcının kendi sorumluluğunda, ancak aşağıda değineceğim hususlara uygulanacak çözümler ile FotoKritik kullanıcılar için bence daha verimli olabilir:
1-FotoKritik’in en önemli sorunu “sahte” hesap sahipleridir. Bu hesapların “kara gün” için alındığı aşikârdır; bu hesaplar ya birilerine saldırmak ya da kendi fotoğraflarını maniple etmek için kullanılmaktadır. Sahte üyeliklerin temizlenmesinin ve bu tür hesap edinme teşebbüslerinin önlenmesinin büyük rahatlık getireceğini öngörüyorum.
2-Temel olarak “puan” kavramı ve sisteminin de olumsuz etkisinin çok yoğun olduğunu düşünüyorum. Kullanıcılar insan doğası gereği kendilerini eleştiremedikleri için aldıkları puanlar ile “değerli fotoğrafçı” oldukları sanrısına kolayca kapılıveriyorlar.
Puan sisteminin tamamen kalkmasını arzu ederim. Bu olamayacak ise puan vermenin çetrefil algoritmalar içeren ve “eleştiri yapmayı” teşvik eden kısıtlamaları olmalı.
Kullanıcının verebileceği yüksek puanlara daha da kısıt getirilmeli (örneğin aynı kullanıcı 48 saatte 3 ve yukarısı puanı iki adet verebilmeli, 2-3 puan arası eleştiri sayısı gene 48 saat için sınırlanmalı v.b.) ve bu puanları verebilmek için kelime sınırı yüksek tutulmalı, daha düşük puan içeren belli sayıda eleştiri yapması şartı aranmalı. Keza 2 ve altında puan verebilmek için kelime sınırı yüksek tutulmalı böylelikle yetersiz oldukları düşünülen fotoğrafların eleştiri alarak değerlendirilmeleri sağlanmalıdır.
Ana sayfa ise kimliği gizli editörlerin seçimi ile gerçekleşmelidir, editörler arasına dönemsel olarak kullanıcılar arasından rastgele seçilen üyelerin alınması da düşünülebilir.
Site büyüyen ve kontrolü güçleşen bir organizma halini almıştır, etkin denetimin zorluğu, “iletişim” bölümünün yavaş işlediği ve köklü çözüm üretmediği düşüncesi üyeleri kendi adaletlerini dağıtmaya yönlendirmekte bu da üye / yönetim, üye / üye çatışmalarının çıkmasına neden olmaktadır. Denetimin arttırılması ve yeni üyelerin “site temel kurallarını” öğrenmek zorunda bırakılacakları bir sınav sistemi ile üyeliğe kabulleri bir dizi sorunu baştan önleyebilir. (örneğin; “Başkasının çektiği bir fotoğrafı FotoKritik’te yayınlayabilir ya da işleyerek kullanabilir miyim?” gibi)
Ek olarak yakın geçmişte duyuru/forum başlıkları ile üyelere duyurulan bir takım değişikliklerin/uygulamanın bugünlerde sessiz sedasız uygulamadan kaldırıldığını fark ediyoruz (fotoğraf silmek için “pin kodu” uygulaması, “yeni üye fotoğraflarının onaylanması” uygulaması v.b.). Bu tür değişimlerin üyeler ile paylaşımının daha doğru olduğunu değerlendirmekteyim.
Forum bölümünün fotoğrafa/fotoğrafçıya katkısı olduğuna inanıyor musunuz; daha etkili yapılandırılabilir mi?
Forum bölümünün fotoğrafçıya katkısının fotoğraf paylaşımı bölümünden daha fazla olduğunu düşünüyorum. Çünkü burada teknikler, fotoğraf felsefesi, fotoğraf teorisi gibi konularda farklı (yanlış ya da doğru) fikirleri izlemek olası. Yeni başlayan veya daha ileri düzeyde olan kullanıcılar da her halükarda farklı görüşlerden yaralanmaktalar.
Ancak son dönemlerde forum katılımında çok büyük düşüşler olduğunu izlemekteyim, açılan konuların çoğunluğu “satılık/alınık” başlığında, diğer başlıklarda ise genelde “ şu kadar bütçem var üstatlar ne ekipman tavsiye eder” ya da “onbeş kelime kuralı niye var” gibi pekte genel çoğunluğa katkı sağlayacak konular değil.
Üstüne üstük ayrılan üyelerin katkılarının forum başlıklarından kaybolması nedeni ile birçok forum başlığının içi boşalmış durumda ve referans oluşturamayacak durumda, bu durum arama motorunun yetersizliği ile birleşince forumdan yararlanmak bir hayli güçleşiyor.
Forumlardan bilgi eksilmesinin bir çözümü olmasını dilerdim. Ayrıca etkin bir denetleme ile de tekrarlanan konu başlıklarının önlenebilmesi faydalı olabilir.
En beğendiğiniz / sevdiğiniz, sizce en değerli fotoğrafınız hangisi; neden?
FotoKritik’e paylaştıklarım arasından;
http://www.fotokritik.com/1412959
Zamanlaması iyiydi, halen de güncel oluşu hoşuma gidiyor.
Fotoğraflarından ve / veya tarzından etkilendiginiz fotoğrafçılar kimlerdir? Neden?
FotoKritik içinde keyifle izlediğim birçok fotoğrafçı var, birkaç isim vermek gerekirse;
Erdal KINACI http://www.fotokritik.com/kullanici/?id=1994 ;
insana dair anlattıklarında kullandığı sade dil etkileyici.
Özgür ÇAKIR http://www.fotokritik.com/kullanici/ozgurcakir ;
İzleyici değil de kendisi de parçası olarak insan/şehir ilişkisini başarı ile yansıtıyor.
Gülce GÖKMEN http://www.fotokritik.com/kullanici/munhani ;
Sınırlı alan derinliğinde gördükleri harika.
Gökhan ÖZCAN http://www.fotokritik.com/kullanici/?id=92586 ;
Rafine bir dil ile çok estetik yaklaşımları var.
Fotokritik dışında ise sadece birkaç isimle sınırlı tutacak olursam;
Ara GÜLER ki fotoğrafın sanat olduğunu anlamama ve sevmeme neden olan isimdir.
Nuri Bilge CEYLAN’ı ise sunduğu sonsuz dinginlik için anmadan geçemem.
En çok etkilendiğiniz fotoğraf (ya da fotoğraflar) hangileri? Üzerinde konuşabilir miyiz?
Bir çok fotoğrafı bu kapsamda görmem mümkün, ancak aşağıdaki fotoğraf ne zman baksam tüylerimi diken diken ediyor;
http://www.fotokritik.com/1225591 Şevket ŞAHİNTAŞ’ın “Gecenin Rengi !!!!!” adlı fotoğrafı; üzerinde fazla kelam etmeğe gerek olduğunu sanmıyorum ancak bu kurgulanmamış fotoğrafı gördükten sonra kurgulamanın hiçbir anlamının kalmadığını düşünüyorum.
Üye olduğunuz başka siteler var mı? FotoKritik’i bu sitelerden ayıran unsurları kısaca açıklar mısınız?
Üye olduğum yerli yabancı birkaç site var. Yabancı sitelerde FotoKritik’e nazaran farklı tarzları, teknikleri daha geniş izlemek olanaklı ancak Türkiye’deki sitelerin çoğunluğu bir “fotoyarış” sitesi halinde ve fotoğrafları sindirmeden öğüten bir yapıda, bu anlamda FotoKritik’in her şeye karşın yerli siteler içinde daha tutarlı bir yapısı olduğunu söyleyebilirim.
Fotoğrafla ilgili olarak takip ettiğiniz yayınlar, önerebileceğiniz kitaplar nelerdir?
Sınırlı sayıda olan Türkçe sürekli yayınları düzenli olarak takip etmiyorum, içeriklerine göre izlemeğe çalışıyorum, "İZ" ve "Fotoğraf Dergisi" başlıcaları.
Önerebileceğim kitaplar;
Fotoğraf Teknik Okumaları / Faruk AKBAŞ-Emre İKİZLER (Sabit KALFAGİL’in önsözü dikkate değer)
Fotoğraf ve Gerçeklik / İhsan DERMAN
Anlatmanın Başka Bir Biçimi / John BERGER-Jean MOHR
İlgilendiğiniz, amatör veya profesyonel olarak dahil olduğunuz diğer sanat dalları varmı? Varsa hangileridir?
Görsel ve işitsel sanatların iyi bir takipçisiyim ancak fotoğraf dışında fiilen uğraştığım bir dal yok.
Tek bir kitap, tek bir müzik grubu / sanatçısı, tek bir şiir, tek bir şarkı ismi vermenizi istesek, bunlar neler olurdu?
Kitap: Tutunamayanlar/Oğuz ATAY
Şiir: Eylül Kaçağı/Atilla İLHAN
Müzik Sanatçısı: Tülay GERMAN
Şarkı: Unutamıyorum/Ercan YENAL
FotoKritik’te sizce yeterince ilgi gormeyen ama çok yetenekli bulduğunuz fotografcılar var mi, link verebilirsiniz?
gabriel http://www.fotokritik.com/kullanici/gabriel
Mehmet Serhan KARAHAN http://www.fotokritik.com/kullanici/?id=33389 (chimpawaylla)
Bu bölümde sizden sonra yer almasını istediğiniz 3 kişinin linkini verebilir misiniz?
Mustafa Kemal DÜZGÖREN; http://www.fotokritik.com/kullanici/?id=98638 (singmus)
OnurY; http://www.fotokritik.com/kullanici/OnurY
Hakan ÇAPAR; http://www.fotokritik.com/kullanici/hche
Bu mesaj 08.06.2009 tarihinde değiştirildi.