FotoKritik

Amatör ve profesyonel fotoğraf tutkunlarının paylaşma alanı
Forum Kategorileri
Çekim Teknikleri
Son: 2 saat önce
Dijital Teknikler
Son: 7 saat önce
Etkinlikler
Son: 13 dk. önce
Donanım-Ekipman
Son: 23 sn. önce
Satılık-Alınık
Son: 10 dk. önce
Tüketici Köşesi
Son: 2 saat önce
Foto-Röportaj
Son: 1 hafta önce
OrnitoFoto
Son: 7 saat önce
Site Hakkında
Son: 1 saat önce
Karanlık Oda
Son: 1 saat önce
Genel
Son: 7 dk. önce

Etkinlikler

 
« Önceki 20 12Sonraki 20 »

6 ay önce Beyin Fırtınası - Ayın Konusu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz?" Ref. #238793 | Msj.1
singmus
Mustafa Kemal DUZGOREN

Merhaba,

Sadece Fotoğraf Deklerasyonu çerçevesinde alınan karar uyarınca, bugünden itibaren yeni bir aktivite başlatıyoruz. Bir aylık bir süreç içinde, önceden belirlenmiş bir konu üzerinde bilgi ve deneyimlerimizi paylaşacağız. Mesajlarımız örnek çalışmalarla desteklenirse daha çok verimli olacağı düşüncesindeyim. Paylaşımlar interaktif olabilir, forumdan edinilecek bilgilerle yeni çalışmalar da yapılıp katılımcılarla paylaşılabilir. Yani aktivite zaman zaman bir çeşit atelye çalışmasına da dönüştürülebilir. Aktivitemizin kuralları aşağıdaki gibidir:

1) Beyin Fırtınası - Ayın konusu aktivitesi, Sadece Fotoğraf Deklerasyonu çerçevesinde yürütülen bir faaliyet olup katılım, deklerasyona imza koyan katılımcılarla sınırlı değildir.
2) Konular aylık olarak belirlenip "Etkinlikler" ana başlığı altında açılacak bir forum başlığı ile duyurulur.
3) Beyin Fırtınası aktivitesine katılmak isteyenler görüşleri ve varsa örneklemeleri ile katılım sağlarlar.
4) Görüşler ve örnekler ayın konusu olarak seçilen konu hakkında olmalıdır. Konu ile ilgisi olmayan mesajlar silinir.
5) Süreç tamamlandığında kısa bir özet ile konu kapatılır ancak incelemek isteyenler için başlık açık tutulur
6) Ayın Konusu aktivitesi, bir bakıma deneyimlerin yazılı olarak paylaşımı anlamına geldiğinden ve derlendiğinde İleri Fotoğrafçılık Notları gibi bir elektronik materyalin oluşturulması hedeflendiğinden, katılımcıların konunun sınırları içinde kalmaya çaba sarfetmeleri ve özellikle deneyimlerini aktarmaları beklenmektedir.

İlk konumuzu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz" olarak belirledik. Hepimizin Neden Fotoğraf Çekiyoruz sorusuna verecek bir cevabı olduğundan eminim. Bir aylık süre içinde bu başlık altında paylaşırsanız sevinirim. Teknik konulara başlamadan önce iyi bir açılış konusu olacağını düşünüyorum.

İlk konumuz bugün (27.01.2008) başlamış olup 27.02.2008 tarihinde bitirilerek yeni konuya geçilecektir.

Değerli katılımlarınızı bekliyoruz.

Saygılarımla.

(P.S: Sadece Fotoğraf Deklerasyonu için, http://www.fotokritik.com/forum/55577
Diğer aktivitelerin takibini sağlayan indeks başlığı için, http://www.fotokritik.com/forum/55741
adresleri ziyaret edilebilir)

Foruma katılmak için üye olun...


6 ay önce Beyin Fırtınası - Ayın Konusu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz?" Ref. #238799 | Msj.2
Elohim

Neden Fotoğraf?


Dürüst olmak gerekirse ilk neden çizemiyor oluşum:) Neden çizmek isterdim ve olmayınca fotoğrafa yöneldim? Belki biraz "ben" merkezcil oluşumdan, ortada "benliğimden" aktarmak istediğim sürüsüne bereket düşünce oluşundan ve hayatın içinde gördüğüm "an"ları kendi "benliğimin" filitresinden geçirip aktarma arzumdan...

Bir anlama,anlatma ve anlaşılma arzum olduğundan...Bir noktada sözcüklerimin kifayetsiz kaldığı ve nutkumun tutulduğu anlara, olaylara yada zihnimden geçip giden düşüncelere sözcü olsun diye fotoğraf.

Bu mesaj 27.01.2008 12:37 tarihinde değiştirildi.

Foruma katılmak için üye olun...


6 ay önce Beyin Fırtınası - Ayın Konusu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz?" Ref. #238841 | Msj.3
sm0ky
Okan Akan

Bu konuya bireysel serüvenlerimizi yazarak başlamak mantıklı ama
bir noktada toparlanıp, ortak noktaları, bakışları yakalamak
gerekecek...

Şu an bu yazıya girişmişken yeri yok bunun biliyorum. Ama kurmaya
çalıştığımız yapı için getirdiğimiz kişisel ganimetlerimizle ne
yapacağımıza da bakmak lazım.

...

Bilincimin oluşmaya başladığı dönemden beri bir anlatı akar içimde.
Gördüklerime, düşündüklerime dair kelimeler zihnimde, konuşma
vurgusunda, öznel,bir öykü olur akar.

Akan anlatı tabii ki zihinde hep aynı imgeleri örmekten parça
pinçik bir makrome örgüye döndü artık, ama tüm süreç boyunca bu
öyküye nedense edebiyat üreteceğim izleği de eşlik etti.

O yüzden özel bir merakla okudum yazarların "Neden yazıyorum?"
sorusuna verdikleri cevabı.

Her yazarın öznel bir cevabı var bu konuda hepimiz okumuşuzdur.
"Başka türlü yaşamayı bilmediğim için" diyen Orhan Pamuk’tan,
"Yazmasam yaşayamam" diyerek, "Artık yazmayacağım." cümlesiyle
yaşamını noktalayan Pavese’ye dek ayrı yaklaşımlarmış gibi duran
cümleler okudum harikulade zihinlerden.

Hemen hepsinin ortak bir noktaya tekabül ettiği düşündüm hep:

Genel kabul edilen değerler, kavramlar, ilişkiler üzerinden akan
bir yaşam içerisinde yer almak, bazı kişiler için ancak ve ancak
kendi algılarını, bakış açılarını, ilkelerini bir ifade formuna
döktükçe mümkün olur.

Camus’un (çok etkilendiğim bir tanım olduğu için bir alıntı daha
yapıyorum mazur görün) bu insana dair yaptığı tanımlama "Uyumsuz
İnsan"dır.

. Uyumsuz insan metaforunu, tanrıları yaşam tutkusu ve hayal
gücüyle kandıran, ölümden bile dönmeyi bilen kişide; "Sysphous"ta
simgeler.

. Uyumsuz insanı, yaşamını sürdürebilmek için, içinde bulunduğu
toplumdan farklı bir algı ve hissedişle malul edilmiş bir sisyphous
olarak görür.

. Farklı hissedişiyle o topluluk içinde küskünlüğe, yılgınlığa
dayanmasının yolunun ancak ve ancak o farklılığı üretime
dönüştürmesiyle mümkün olduğunu dile getirir.

. Bu üretim, düşünsel olarak da kalsa ya da bizatihi bir sanat veya
zenaat formuna dönüşse de, kendi döngüsü içerisinde kalması
durumunda bireyin yaşamını sekteye uğratabilir bir güçtür.

. Üretime dönüşünce kısmi bir tatmin ve rahatlama hissi uyandırsa
da üretim, başka düşünce, fikir ve soruları tetikler. Bu açıdan
süreç kendi kendini üretir ve sonsuzca devinir. Sysphous’un hergün
yukarıya ittiği ama nihai hedefe ulaştıramadığı kayası-cezası
gibi.

. Yaşamını, farkında ve algıladığı dünyayla uyumsuz bir sosyal
varlık olarak sürdüren bir kişi için, üretime dönsün ya da
dönmesin, bilincinde akan imgeler ve bütün bileşenleriyle hayatın
anlamı bu uyumsuzluğunda ve onu dönüştürdüğü üretimindedir.
Bu üretimi sürekli kılan, üzerine çaba, emek sarfetmesini sağlayan
şey ile birlikte yaşamam mümkündür anca...

.............

Kendim için çok doğru olduğunu düşündüğüm bu tanım içerisine
girdiğini düşündüğüm sizlerle burada nedenlere bakıyoruz.

Benim için- baştaki noktama dönecek konum- bir anlatı, o anlatıdan
öyle ya da böyle izler taşıyan karalamalarımdı öncelikli üretimim.
Sonra fotoğrafla tanıştım.

Fotoğraf çekerken içimdeki anlatı garip bir şekilde diniyor.
Görüntüyle anlatmanın, gördüğümden kendi odağımı, önemsediğim ve
göz ardı ettiğim imgeleri seçerek, başka bir yapıntı ürettiğim
ölçüde diniyor içimdeki anlatı, fotoğraf çekerken.

Terapi ya da meditasyon gibi bir edim benim için. Fotoğraf izlemek
ise neresinden bakarsam bakayım, bir anlatı ya da görüntü üzerine
düşünmeyi içerdiğinden, kelimelere dönüyor. Kelimelerle düşünmeyi
fotoğrafla birleştirmek ve çekerkenki beni biraz da dışardan
değerlendirmenin bir yöntemi olarak fotoğraf izlemek, yorumlamak,
düşünmek...

Çekmek ve bakmak ayrı eylemler yani...

"Neden fotoğraf paylaşıyorum?" sorusunun cevabı da burada yatıyor
benim için. Çekim süresince ne yaptığımı temel düşünce birimimle
değerlendir-e-miyorum. Ancak bakarken başka fotoğraflara, üzerine
düşünebiliyorum.

Çektiğim bir fotoğrafa bakan birinin gördüklerini, ben çok içerden
baktığım için göremiyorum çoğu kez. Bir aydınlanma imkanı sunduğu,
öğrenmeyi içerdiği, her paylaşımda olduğu gibi teşvik edici bir
motivasyon ürettiği için fotoğraf paylaşıyorum.

Üretimimi beğenen, yaşam algımın benzer imgeler çevresinde
döndüğünü gördüğüm insalarla iletişimimi kendi öznel kaygılarım
üzerinden sürdürmek, onların algılarına dışardan bakarak hem onlara
yardımcı olabilecek imgeler üretip, hem onların ürettiklerinden
yeni bir bakış açısı üretebilme imkanını sevdiğim için fotoğraf
paylaşıyorum.

Uyumsuz bir insan da olsam, doğam gereği sosyalleşmenin bir ihtiyaç
gibi kendini dayatmasıyla, verili evrenime seçili bilinçler katmak
için çabalamanın önemli bir yolu olarak fotoğraf paylaşıyorum.

Çünkü fotoğrafın bireysel bir üretim olduğunu düşünüyorum. Tek
kişinin çektiği, tek kişinin kendi geçmişinden getirdiği imge
dünyasıyla yoğurarak kendi kendine izlediği bir üretim
fotoğraf...

Bu bireysel eylemlerden, her sanat veya zenaat üretiminde olduğu
gibi, ortak bir bakışı, oluşu, öznelliğini zedelemeden kollektif
bir algı evrenini kurmak mümkün diye değerlendiriyorum.


SADECE FOTOĞRAF diye girdik konuya.
Çünkü içinde insan var, bütün bileşenleriyle yaşam...

Bu mesaj 27.01.2008 15:39 tarihinde değiştirildi.

Foruma katılmak için üye olun...


6 ay önce Beyin Fırtınası - Ayın Konusu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz?" Ref. #239069 | Msj.4
udk
Ulas Devrim Karasungur

Neden fotoğraf çekiyorum?

İletişim.

Birincisi, kendimle.

İkincisi, dış dünyamla, çevremle.

Med-Cezir.

Sadece Med-Cezir.

Foruma katılmak için üye olun...


6 ay önce Beyin Fırtınası - Ayın Konusu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz?" Ref. #239154 | Msj.5
mustafasoyer
Mustafa SOYER

sanatı, sanatçının kendini ifadesidir aslında.Evrene bakış açısıdır.Geçmişini,yaşadıklarını,görüp duyduklarını ve belki de yaşayamadıklarını saklar içinde.

fotoğrafı seviyorum, öyleyse çekiyorum...

--------------------------------------------------------------------------------------
(yanlış anlaşılmasın ben ne sanatçıyım, ne de sanat yapıyor iddaasındayım)

Foruma katılmak için üye olun...


6 ay önce Beyin Fırtınası - Ayın Konusu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz?" Ref. #239187 | Msj.6
aattaa
ATAKAN BAYKOÇAK

""ZAMAN,FARKLI MEKANLARDA FARKLI HIZLARDA HAREKET EDER... AYNI AMAÇ İÇİN BİRARADA BULUNAN İNSANLARIN AYNI HEDEFE VARMAK İÇİN ORTAK SÜREÇLERİNE ZAMAN EŞLİK EDER. BU BİRLİKTELİKTE, ZAMANDAN YARARLANMAK, ONDAN BESLENMEK GÖRECE DAHA KOLAY OLACAKTIR. BİRLİKTE AYNI ŞEYE BAKTIKLARI İÇİN BU BÖYLEDİR. “AYNI” YI PAYLAŞIRLARKEN BU ORTAK İNSANLAR, “AYNI” OLAN ŞEY BÜYÜR.( BU DURUMU BİYOLOJİ, BENZER ÖRNEKLERLE MERAKLILARINA AÇIKLAYABİLİR)...BU BÜYÜYEN, PAYLAŞIM ÜRÜNÜ “AYNI” ŞEY, KİŞİLERCE KABUL EDİLMİŞ ZAMANLA KENDİNE TANIM BULUR. KİŞİLER, OLASILIKLA ALDIKLARI EĞİTİMDEN DOLAYI, YAPTIKLARININ/YAŞADIKLARININ FARKINDADIRLAR, VE BU BİLİNÇ DÜZEYİNİN GÖSTERGELERİNDEN BİRİDİR ZAMAN.””

işte bu zaman’la olan kavgam, beni her’an içinde ol’an’a odaklamaya başladı…( belki de bu yüzden portemi böyle sundum sizlere: http://www.fotokritik.com/413420 ).....

bizim önümüzden akıp giden hayatı algılamaktaki başarımızı, onun akışına uydurabildiğimiz algı hızımıza bağladım..
“ ruhumun sesine ortak olan kelimelere görüntü olsun diye…” adlandırdım / anlamlandırdım yaptıklarımı sonra…

daha iki gün oldu elimden bırakalı “sisifos söyleni”ni; o yüzden uyumsuz insana dair tanımlara teğet geçtiğimi düşünüyorum bazen….

herkes gibi karıştığım hayat parçalarının içinde sürekli kendi iç sesimi dinleyerek, algılarıma saygı göstererek nefes aldım…farklı olmak için değil, farkedebilmek için... kendimi zorlamadım, daha iyisi için çabada göstermedim…doğal olan ne varsa, ne çıkıyorsa benden ona baktım..kendi yolculuğumun izini sürdüm..sanırım yaşam bitene dek de bu böyle olacak…..

böyle olunca insanın ruh hali, ne yapıyor olsa saygı duymaya değer….çektiğim fotoğraflara anlam katarkenki eksiklerim, tamamen kendi eksikliğimden kaynaklanıyor olabilir en çok..ama herkese söylemek istediğim bir şeyler her zaman var, kavgam sürüyor…

insanların yakaladıkları zamana bakıp kurabildiğim cümleler benim ruhumu besleyen en güzel şeyler… bu ruh beslemesi hayatımın odağında yer alıyor hep.. gördüğüm her ışık parçasında, bir parça çocukluğum çıkıp ruh bahçemde dans ediyor…

fotoğrafı çekerken, çekmeye yönelirken düşlemediğim şeylerle tanışıyorum sonra, kendi karanlık odamda…

bunun içinde bir iletişim kurma çabası olmasa “diğer” olana gösterme arzusu da elbet olmayacak… ama yaşanan bu günler gibi her geçen gün sıradanlaşan iletişim içinde, bu sessizlik kulaklarımı sağır etmeye devam ediyor…

Foruma katılmak için üye olun...


6 ay önce Beyin Fırtınası - Ayın Konusu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz?" Ref. #239238 | Msj.7
HasanAli
Hasan Ali Aydın

Foroğraf çekiyorum, çünkü varım.

Foruma katılmak için üye olun...


6 ay önce Beyin Fırtınası - Ayın Konusu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz?" Ref. #239401 | Msj.8
foto_ugur
Uğur Eren

neden fotoğraf çekiyorum_?

ilk başlarda eski anıların canlanması amacıyla başlamıştım, zamanla bir tutku ve bağımlılık haline gelerek fotoğrafa farklı şekillerde bakmama yardımcı oldu. belki de kendimi bi işe yarar zannettiğimden hala fotoğraf çekiyorum...

Foruma katılmak için üye olun...


6 ay önce Beyin Fırtınası - Ayın Konusu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz?" Ref. #239494 | Msj.9
kurdele

Neden Fotoğraf Çekiyorum ?

Ben grafikerim ; ama hiçbir zaman çizim yapma yeteneğim olmadı . Çizim yapamadığım için de düşüncelerimi ya da bakış açımı gösterebilmek için genelde digital manipulasyon çalışmaları yapardım .Manipulasyonları yaparken genelde stock fotoğraflar bulup onlar üzerinde çalışırdım .

Ama bir zaman sonra bu yaptığım çalışmaların da tamamen bana ait olmadığını düşünmeye başladım . Ne de olsa başkalarına ait fotoğraflar kullanıyordum ve anlattıklarım hiçbir zaman benim olmuyordu ...

Böyle başladım fotoğraf çekmeye . Fakat çektiğim fotoğraflar yetersiz kaldıkça manipulasyon da yapamaz oldum ... şimdi de başka birşeyi anladım ... Makinayı alıp çekmekle olmuyormuş . Eğitim lazımmış ,okumak lazımmış ,denemek lazımmış , vakit ayırmak lazımmış vs.

Bu yüzden de şimdi aranızdayım . Fotoğraf için daha iyisini yapmak adına ...

Foruma katılmak için üye olun...


6 ay önce Beyin Fırtınası - Ayın Konusu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz?" Ref. #239498 | Msj.10
zea

fotoğraf çekiyorum çünkü;

insanın hayalgücünü yanına alıp içine yaptığı yolculuktan daha güzel bir gezi olmadığını düşünüyorum.

Fotoğraf benim için ;
-iç dünyamdakileri yansıttığım ve bunu yaparken de ruhumu beslediğim bir ihtiyaç gibi. -Kalabalığın ve kaosun içinden bir kaçış , çıkış noktası.
-özgürlüğün başka bir tanımı çünkü fotoğraf makinemle birlikte hayat da ellerimde ve ona istediğim açıdan bakabilir, istediğim gibi şekillendirebilirim.

son olarak da yarattıklarımı uzaktan izlemek ve diğer insanların onlara bakarken neler hissettiklerini öğrenmek kadar güzel başka bir uğraş olduğunu düşünmüyorum...

fotoğraf çekiyorum çünkü fotoğraf belirli bir süre sonra yaşam biçiminiz haline dönüşüyor..
en azından benim için böyle...:)




ayrıca bu güzel platformu yaratan herkese sonsuz teşekkürler...

SADECE FOTOĞRAF...

Foruma katılmak için üye olun...


6 ay önce Beyin Fırtınası - Ayın Konusu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz?" Ref. #239621 | Msj.11
su27
Özel Karadeniz

merhabalar...

resim yapamadıgım için fotograf cekiyorum. kendimi anlama anlatma cabası biraz.. kendimi tanıyorum her anlamda.. resim yapabilseydim elime kalemi yada fırcayı alıp kendimce biçimlendirirdim tuvali.. fotogrfa ise bana bu özgürlüğü tanımıyor.. fotoları içselleştirmem adına ekleme cıkarma yapma ihtiyacı duyuyorum zaman zaman.

sevgiler..

Foruma katılmak için üye olun...


6 ay önce Beyin Fırtınası - Ayın Konusu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz?" Ref. #239678 | Msj.12
Birader
Mehmet Oğuz

Öncelikle bu başlığın durduğumuz yeri tanımlamada çok önemli bir işlev üstleneceğini düşündüğümü belirtmek isterim. Burada ortaya konacak kıstaslar bizim neden "sadece fotoğraf" diye yola çıktığımızı kitlelerin de anlamasına yardımcı olacaktır...


Fotoğraf, ışığın enerjisini kullanarak insanla doğrudan ilişki kuran görsel bir dil...

Fotoğrafı salt tüketim pazarına imaj üreten bir araç veya boş vakitleri değerlendirmeye yarayan bir uğraş olarak görmeyip bir iletişim, tanıklık, belge, sanat, ... gibi yanlarıyla ele alan benim için önemli bir dil...

John Berger “bütün fotoğraflar belirsizdir” der. Bütün fotoğraflar bir süreklilikten çekilip alınmıştır çünkü. Süreksizlik de daima belirsizlik doğurur. Peki o halde şu söylenebilir mi? Fotoğrafın belirsizliği – eğer o şekilde kabul görürse – fotoğrafı eşsiz bir ifade aracı yapar ve bu belirsizlik anlatmanın başka bir biçimi olarak ortaya çıkar…sanırım öyle…o halde öznel bir yaklaşım olarak fotoğrafın benim için öncelikle bir “ifade aracı” olduğunu söylemem yanlış olmaz. Ancak burada da başka bir soru çıkar karşımıza…ne tür bir ifade aracı?...

Fotoğraf bence sadece yaşama tanıklık etmek değil aynı zamanda müdahil de olmaktır. Bunu yapabilmek için de yaşamla bir derdinizin olması gerekir. Peki iki boyutlu durağan bir görüntü olan fotoğraf bu derdinizi anlatacak bir dile dönüşebilir mi? Böyleyse eğer, fotoğrafı sadece anlatmanın değil aynı zamanda anlamanın da başka bir biçimi olarak kabul etmek gerekir.

Aslında konuya salt bir güzel sanatlar meselesi olarak bakmak ve fotoğrafı buradan yola çıkarak değerlendirmek oldukça garantili ve rahatlatıcıdır. Özellikle günümüzde sanatın sermaye ile olan içli dışlı birlikteliği sayesinde muhalif tavrını çoktan bıraktığını, toplumsal dönüştürücü işlevini terk ettiğini, kendine dayatılmış misyonunu layıkıyla yerine getirme adına parayla kurduğu gönüllü birlikteliğini hatırlayınca fotoğrafa da bu kapsamda bir işlev yüklemek kolaydır.

Ancak anlatmanın ve anlamanın başka bir biçimi olarak fotoğraf denilince işler bu kadar kolay olmuyor maalesef...

Fotoğraf, kendi başına, yaratıcısının kurgusundan farklı bir yere taşıyabiliyor kendisini. Fotoğrafçının amacıyla tam da örtüşmeden bir yeniden sunum olarak karşımıza çıkıyor ve imgelerin yarattığı yeni ortam bambaşka okumalara fırsat verebiliyor. Duygular harekete geçiyor...genel olarak ifade etmek gerekirse, fotoğrafa sadece teknik faaliyetler değil aynı zamanda sezgiler de dahil oluyor...

Aslında fotoğraf uğraşısına varlık savını temellendiren bir güç olarak bakılabilirse eğer, "neden fotoğraf çekiyoruz" sorusu ontolojik bir tartışmanın dahi konusu olabilir. Yada olamaz...zaten bu yazının amacı ve sınırları bu kadar geniş de değil. Ancak yine de, fotoğrafın bulunuşuyla birlikte ortaya çıkan ve halen de yerini tam olarak bulamamış bir soru olarak tartışılmaya değer...Bu soruya cevap ararken sözü belgesel fotoğrafın ve fotoröportajın ustası Özcan Yurdalan'a bırakmak farklı bir bakış açısı getirecek kanısındayım.

"Fotoğraf, sosyoloji ve pozitivizm; bu üç kardeşin varlıklarını borçlu oldukları üretim biçimi gibi, toplumsal ilişkileri anlamak, tasnif etmek, kaydını tutmak ve gelecek projeksiyonlarına uygun hale getirmek türünden işlevleri de ortak. Doğaya, toplumlara ve insana ilişkin herşey kesine yakın oranda bilinecek, bilimin gösterdiği doğrultuda olup bitenler kontrol altında tutulacak, herşeyin ayniyle kopyası alınacak, aydınlanmayla birlikte insan kurtulacaktır. Bir başarı beklenmektedir yeni çağdan.

Geldi de, ancak John Berger'e kulak verirsek şöyle bir şeydi gelen başarı: " Benzeri görülmedik boyutlara ulaşmış bir bilimsel ve teknik ilerlemedir; fakat başarı sonunda, bütün diğer değerlerin, herşeyi - insanlar, onların emekleri, hayatları ve ölümleri dahil olmak üzere - meta olarak gören bir dünya pazarının değerlerine boyun eğmesini de getirmiştir".

Çok acı bir çift lakırdı daha eder Berger: "Burada öznelliğin toplumsal işlevine de yer yoktur... izin verilen tek öznellik tüketicinin rüyasıdır".

Adeta bir kabus. Ancak fotoğrafçılıkla uğraşmanın nasıl ve neden bu kadar yaygın olduğunun da aynı zamanda cevabı. Tüketici olarak rolümüzü oynayacağız, satın almamız istenen kameraları, alet edevatı alacak, düzenekleri kuracağız. Bu araçları kullanarak, kısıtlanmış öznel alanlardan, daraltılmış hayallerden bir çıkış yolu bulup yaratıcı bir üretim gerçekleştireceğiz, fotoğraf çekeceğiz. Bir duygumuzu, düşüncemizi ifade etmeye çalışacağız, ifademizin özgün olduğu hissini yaşayacağız. Bunca insanın dört elle fotoğrafa sarılması boşuna değil. Nasıl bir şey bu? Sen hem hayallerine gem vur insanın, hem de hayaller üretebilsin diye mal sat.

Böylece günümüz insanı sisteme satarak heder ettiği en kıymetli şeyini, bedeni ve ruhuyla birlikte vaktini geri alabilmenin imkansız olduğunu bile bile, zamanı dondurmayı başaran tek alete, fotoğraf makinesine sığındı.

Ayrıca insanın kendisini sanatsal ifadenin öznesi kılabileceği bir alandır fotoğrafçılık, malum. Orta sınıf arasında hızla yaygınlaştığı gibi, üst orta ve üst sınıflarda da meraklıları artmaya başladı. Sanatla bir biçimde ilişkilenmeye niyet etmiş herkes zahmetli alanlara pek bulaşmadan kısa yoldan fotoğrafçılık kursu aldıktan sonra geziler yapar, ardından hemen sergi açmasa bile birkaç saydam gösterisi kotarabilir. Bu sayede insanın en halisane tutkuları, temel ihtiyaçları giderilir, yaratıcılık ve sanat alanında bir varoluş gerçekleşir.

İnanmak kuşkusuz en büyük ihtiyaçlardan. Güvenmek de öyle. Amansız bir çarkın küçücük bir dişlisi olarak kendini ifade etme imkanları elinden alınmış insanlara fotoğraf güvenilir olmaya dair bir imkan sunar. Siyasal alanın tahripkar hoyratlığıyla yaydığı güvensizlik ortamı, medyanın sermaye ilişkisiyle yarattığı sahte hissi, hepimizde olup bitenlerin aslına, gerçeğe dair merak doğuruyor. Ne de olsa herkesi belirlenmiş düşünce ve duygu kalıpları içinde sonsuza kadar tutabilmek mümkün değil".


Nasıl? Biraz da sarsıcı bir durum saptaması ve özeleştiri gibi görünüyor değil mi? Ama sanırım en başından beri fotoğraf kendisine biçilen elbisenin içine sığmadı. Beklenenin aksine yaramaz çocuk oldu. Örneğin 1930'lu yılların Amerika’sında gerçekleştirilen ve bugün kısaca FSA (Farm Security Administration) fotoğrafları diye anılan çalışma "Amerika'nın kırsal kesimindeki yaşam nasıldır?" sorusuna karşılık olarak talep edilmiş ve onun adına gerçekleştirilmiştir. FSA'nın çıkış noktası "kırsal kesim yaşamının özendirilmesi" üzerine kurulu idi. Ancak proje hayata geçtiğinde ve içlerinde Arthur Rothstein, Walker Evans, Dorothea Lange, Theodor Jung, Paul Carter, Jack Delano gibi fotoğrafçıların da yer aldığı fotoğraflar ortaya çıkınca tasarlanan düşüncelerden çok farklı yanıtlarla karşılaşıldı. Amerika'nın kırsal kesimine objektiflerini yönelten fotoğrafçılar karşılarında yer alan "gerçek" ile onlara anlatılan "gerçek" arasında büyük farklar, Amerikan yaşam biçiminde ters giden birşeyler olduğunu gördüler. Bu konuda ahlaklı davrandılar ve "resmi ideoloji" söylemine rağmen kırsal kesimin içinde bulunduğu yoksulluk, acı ve trajediyi ortaya koydular. "Çok ileri gittiniz" uyarılarına karşın bakış açılarından ödün vermediler. Neydi bu fotoğrafçıların "farkında oldukları"?...Fotoğrafın gücünün farkındaydılar: Fotoğrafın, nelerin yanlış olduğunu ve yanlışların nasıl düzeltileceğini gösterdiğine inanıyorlardı.

Aradan yaklaşık 70 yıl geçmesine rağmen Irak işgalinde "iliştirilmiş" Amerikalı gazetecilerin! ve fotoğrafçıların! savaşı ve ölümü bir oyun gibi göstermeleri ne büyük ironi değil mi? Ya da Ebu Garip hapishanesinde yapılan insanlık dışı işkenceleri sırf oyun olsun diye fotoğraflayanların, fotoğrafın gücünü çok acı biçimde öğrenmeleri ve bu sayede işgalin dünyada hiç olmadığı kadar tepki alması bir tesadüf müdür?

İşte fotoğraf böyle birşey...Fotoğrafı hangi amaca hizmet için kullanacağımıza kişisel güdülerimiz karar veriyor. Peki bütün bunlara rağmen "buna ne gerek var, ben fotoğraf çekerim o da bana yeter" diyenler için İlker Maga'ya kulak vermek gerekir: "Sadece fotoğraftan anladığını yada sadece fotoğrafla ilgilendiğini söyleyen insan aslında hiçbir şeyden anlamıyor demektir".

Neyse çok uzattığımın farkındayım...

Kuşkusuz herkes fotoğrafta belli kalıplara sığmak zorunda da değil. Ancak bana göre her türde başarılı işlere imza atmak da olası değil. Fotoğraf ile uğraşırken amaç "yaşamı estetize etmek" ile "bir anlatı kurmak" arasında farklılaşabilir sanırım. Tabii ki bir fotoğrafçı her iki yolu da deneyebilir ancak kendine has bir anlatım dili oluşturacaksa mutlaka bir ayrışmaya gitmek zorundadır. Örneğin aynı konu hem gezi fotoğrafı olarak çekilebilir hem de sosyal belgesel olarak. Burada konuya yaklaşım, kurulan dil, öncelikler, ortaya çıkan görüntünün anlamını ve işlevini belirler. Benim seçimim ise; içeriği biçimin önüne koyan, sözü önemseyen ve anlatımcı tarzı benimseyen "belgesel fotoğraf" yönündedir.

Sanırım artık "neden fotoğraflarımızı paylaşıyoruz" sorusunun içini doldurmak kolaylaştı. Bir fotoğrafçı elde ettiği tüm görüntüleri salt kendisi için de yaratmış olabilir tabii ki ancak galiba asıl amaç görüntüye dönüştürülmüş olan deneyimleri ve yorumları başkalarına göstermek ve paylaşmaktır. Fotoğrafın gücünün farkında olarak...

Susan Sontag’a göre, “fotoğraflar aracılığıyla bilinen bir olay, o olayın fotoğraflarının hiç görülmemesi durumundan daha gerçek hale gelir”. Dijital teknolojinin getirdiği gerçeklikle ilişkisinin sıklıkla sorgulanmasına rağmen fotoğraf; görsel bir iletişim, tanıklık, anlatı ve anlama aracı olarak gücünü korumaya devam edecektir…en azından ben öyle umuyorum…

Herkese selamlarım ve sevgilerimle...

Foruma katılmak için üye olun...


6 ay önce Beyin Fırtınası - Ayın Konusu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz?" Ref. #239682 | Msj.13
muhbay
Muhammet BAYRAM

Kendi iç dünyamın dış dünyaya baktığı pencere gibi fotoğraf.
Oradan gördüklerimin bir yansıması.
Kendimi ifade etmenin,kendimi anlatmanın görsel bir yolu.

Deklanjöre her bastığımda içim kıpırdıyor,heyecan duyuyorum.
Neden fotoğraf çekiyorum?
Çünkü mutlu oluyorum.

Foruma katılmak için üye olun...


6 ay önce Beyin Fırtınası - Ayın Konusu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz?" Ref. #240050 | Msj.14
blink
fatih tepehan

resim ve fotoğraf yeteneklerini karşılaştırılmış bazı arkadaşlar,
benim resime kabiliyetim vardır ve iyi çizerim, hatta bazen fotoğraf için tasarladığım kurguları önce kağıda döktüğüm de olmuştur aslında,

fakat hiçbir zaman resim bir tutkuya dönüşmedi, hiç bir zaman resim yapmak için sabırsızlandığım, onu anormal derecede istediğim olmadı,
fotoğraf için ise durum öyle değil,

küçükken bile elime makine geçtiği zaman birşeyler üretme isteği, farklı şeyler deneme, bir şeyler anlatma dürtüsüyle fotoğraf çekme heyecanını yaşıyordum.

o zamanlardan beri fotoğrafı durum tespiti veya hatıra olarak değil; orjinal, yeni, estetik, farklı, izleyene birşeyler anlatan bir görüntü üretme vesilesi olarak görüyorum ve bunu ben üretmiş olmak istiyorum.

peki neden diye soracak olursanız (ki soruyosunuz zaten)

bence ;

böyle bir tutku içimde neden var, nasıl var olmuş, ne zaman a kadar var olacak bilmediğimden ve hiç bir zaman bilemeyeceğim için fotoğraf çekiyorum..

Foruma katılmak için üye olun...


6 ay önce Beyin Fırtınası - Ayın Konusu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz?" Ref. #240685 | Msj.15
kemalkestelli
Kemal Kestelli

neden fotoğraf çekiyorum?

bunun nedeni bakmak ile görmek arasındaki farkta yatıyor sanırım...

aynı manzaraya ya da aynı konuya bakan insanların baktıktıkları yerlerde gördükleri şeyler birbirlerinden çok farklıdır; insanın gördükleri kendi iç dünyasına göre şekillenir..

fotoğraf ise benim gördüğümü, benim gördüğüm gibi göstermeme yardımcı oluyor, aslında fotoğraf çekmeye başladıktan sonra da bakış açım da değişti.. eskiden görmediğim detayları ve güzellikleri görmeye başladım...

herkesin göremediğini görebilmek ve de üstüne bunu fotoğraf ile paylaşabilmek.. işte bu da huzur veriyor...

fotoğraf çekiyorum çünkü kimsenin görmediğini görüyorum ve bunu tüm doğallığyla paylaşabiliyorum..

fotoğraf çekiyorum, çünkü gördüğümü paylaştıkça huzur duyuyorum..

SADECE FOTOĞRAF...

Foruma katılmak için üye olun...


6 ay önce Beyin Fırtınası - Ayın Konusu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz?" Ref. #241213 | Msj.16
aattaa
ATAKAN BAYKOÇAK

neden fotoğraf çektiğime dair birkaç cümle daha önce yazmıştım; üzerine birşeyler daha söylemek istedim:

hergün sinirlenecek birşey buluyorum; yaşadığım coğrafyada, mutlu olabilecek / kalabilecek kadar dar görüşlü olmadığımdan, kanıma dokuna şeyleri de belgelemeye çalışıyorum..bunları insanlarla paylaşarak onları uyarmak, farketmelerini sağlamak istiyorum...

içtiği sigaranın izmaritini çöp katagorisine sokmayana, tuvaleti temiz bırakmayana, trafikte yayaya yol verme yeteneği olmayana, hepinizin onaylayacağı hayata dair çok basit şeylerin uygulanamıyor oluşuna işte sürekli sinirleniyorum..ve bunlara dair mesaj kaygısı taşıyorum...

fotoğrafa bu insani değerleri içeren, görüneneden fazla anlamlar yükleyerek insanlara birşeyler söylemeye çalışıyorum....

kısaca, fotoğrafı bir araç olarak kullanmaya çalışıyorum...

belki bunun ardında, gün boyu kapandığımız çalışma ortamımızda, birbirimizle iletişim kuramayan insanlar haline geldiğimizi, paylaşım alanlarımızın ve konularımızın hayatı paylaşmaya yetmediğini düşünmem yatıyor olabilir...çünkü bu hayatı iyi yapan şeyin insan olduğuna inanıyor ve bu ortak yaşam alanının hepimize ait olup kimsenin tekelinde olmadığını düş'lüyorum..
bu yalnız olduğum / kaldığım, bana para kazandırırken hayattan izole eden iş ortamımın içinde kaybolmak istemiyorum...yaşamaya ve paylaşmaya devam etmek için bir savaş veriyorum....."orada" olmasam da, başkalarının bilinçsizce tüketmesine seyirci kalmak istemiyorum..
...

bu tür fotoğraflar nerede derseniz, zaman zaman bu sitede paylaşmaya çalışıyor, yeteri kadar insana ulaşmadığını düşünerek siliyor, sonra tekrar yüklüyor, tekrar siliyorum, hayal kırıklıklarıyla..

bazen diyorlar ki, "yeri burası değil" !.....bazen hiç ses çıkmıyor...bazen, "çok güzel.." diyorlar, o kadar...kimse, gerçek anlamda zaman ayırıp bir kaç cümle kurmak istemiyor....

ben gerçekten fotoğrafa bakıp , çok güzel, elinize sağlık, demelerini istemiyorum insanların...aksini söyleseler bile hepsinin güzel olduğunu ben zaten biliyorum...

istiyorum ki insanlar 15 kelimeden fazla düşünebilsinler biraz, bu kadar yazmasalar bile...

Foruma katılmak için üye olun...


6 ay önce Beyin Fırtınası - Ayın Konusu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz?" Ref. #241819 | Msj.17
PELE
Müslüm Yaşargün

Karanlıkta ışığı, ışıkta karanlığı aramak hoşuma gidiyor. Bu sözcükle konuya girmek sanırım daha iyi oldu. 1830 larda Fransa' da keşfedilen fotoğraf tarihe tanıklık etmiştir. Gerçekçiliğin etkisi ile bir anlamda sözün yerini aldı. Anılarımızı anımsatan bir araç oldu. Görsel algıyı tamamlayarak tarihte önemli rol oynadı. Sanatsal tavrın yanında tarihe tanıklık etmekle kalmadı bilimede tanıklık etti. Fotoğraf; insanda ve yaşamdaki değişimi hatta bilimdeki değişimi gösteren bir teknik oldu. Benim için en önemli yanlarından biri yeni dostlukların başlamasında bir araç oldu. ( bu yazıyı üşenmeyim okuyanlar gibi ) Bazılarımız amatörce gönlünü tatmin etti, bazılarımızda profesyonelce kesesini doldurdu, geçimini fotoğraftan sağladı. Fotoğraf canlandırmadır, yaşamın, geçmişin, duyumların, saptamasıdır. Yaşamı paylaşmak, insanların neşesini, hüznünü, ruhunu, acısını yaşamak, şiirsi insanlarla karşılaşmak, öfkeyle barışmak, ışığı bulmanın sevincini yaşamaktır. Fotoğraf insanca duyuma makinenin katkısıdır. Bende varım' ın göstergesidir. Yaratıcılığın aracıdır. Benim için çok önemli olan bu unsurlar için fotoğraf çekiyorum. "Neden önemli" derseniz ayrı ve geniş bir konu, bir anlamda düşüncemi anlatmada bir araç, " düşüncen ne " demeyin, bu da ayrı bir konu, konu ayrışmalarına son veriyorum, geniş yüzyüze sohpet gerektirir kanısındayım "netekim". Fotoğrafın bağlantıları; resim, grafik, sinema. Söyledikleri; Anılar, kendimiz, doğa, sosyal, politik, eğitsel araç, dekorasyon, moda, reklam, kurs, basın-yayın, kitap, dergi, bilimsel fotoğraf, dernekleşme, slayt gösteri hazırlama ... Fotoğraf "ötekileştirilen" insanların deneyimini sunmada bir araç. Kim bu " ötekileştirilen " insanlar. Toplumda dışlanan, onurlu, dilenmeden yaşamını idame etmeye çalışan, tipik anadolu insanı özelliği taşıyan ( duygusal ) kısaca dışlanmış insanlar. Bu konu usuma gelince bir de şöyle tarif etmek istiyorum. Zenginlerle aralarına set çekilmiş insanlar. Fakir ama onurlu... Fotoğraf büyük bir sektör oldu. Vesikalık fotoğraflarda, düğünlerimizde ve ya mahkemelerde tanıklık etti. kendini anlatmada bir araç durumu yani. Felsefemizi seçtiğimiz konu ile yorumlama ve aktarmada araç şekli. Fotoğraf silahtır, hepimiz bu silahı kendi isteklerimiz, amaçlarımız doğrultusunda kullanıyoruz, beni ilgilendiren ise; insanların duyumları, felsefeleri, bilgi ve "ötekileştirilen" yaşamlar. Fototoğraf teknik ve felsefedir, bu teknik ve felsefenin bende görüntüsü budur . . . ( Not: Tülay ÇELLEK' in bir köşe yazınsından yararlanılmıştır )

Foruma katılmak için üye olun...


5 ay önce Beyin Fırtınası - Ayın Konusu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz?" Ref. #248435 | Msj.18
kahverengi
murat ural

Fotoğraf, gördüğümüz şeylerin sadece o "şeyler"den ibaret olmadığını, bizden bir şeyler de taşıdığını hissettiriyor bana.

Pek objektif bir açıklama olmadı farkındayım. Ama ben de zaten objektifin aslında objektif olmadığını iddia ediyorum.Her sanat gibi fotoğraf sanatının da metafizik bir ifade gücüne sahip olduğunu ve insanın kainattaki yerini, anlamını farketmesine hizmet ettiğini düşünüyorum.

Görüntülerle kurduğumuz ilişkinin niteliği bir anlamda hayatla kurduğumuz ilişkiyi açığa çıkarıyor. Ve çektiğimiz her fotoğraf aslında kendi hayatımızı resmediyor.

Foruma katılmak için üye olun...


5 ay önce Beyin Fırtınası - Ayın Konusu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz?" Ref. #248654 | Msj.19
nacieyp
NACİ EYYUPOĞLU

çekiyorsak sebebi varr

Foruma katılmak için üye olun...


5 ay önce Beyin Fırtınası - Ayın Konusu "Neden Fotoğraf Çekiyoruz?" Ref. #248656 | Msj.20
aattaa
ATAKAN BAYKOÇAK

bravo naci bey.....harikasınız..ben bu kadar güzel bir neden
bulamadım....

Foruma katılmak için üye olun...


« Önceki 20 12Sonraki 20 »

FotoKritik
Hakkımızda
Reklam ve Sponsorluk
İletişim
Ekran Kalibrasyonu
Yardım
Kurallar
Kullanma Kılavuzu
Sık Sorulan Sorular
Tüm Yardım Konuları
© 2004-2008 Nokta Internet Teknolojileri. Fotoğrafların tüm hakları ve sorumluluğu fotoğraf sahiplerine aittir.
Fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.