Zamandışı Sessizlik Saati
Modelim sevgili Mecit Ünal’ a teşekkürlerimle.
Zamandışı
Submission/ Lost ın Madrid part III/The Call,
olağan bir şekilde ölü bulunma
(Sıcaktı. Sokağın başına yığılmıştı bulut gibi alnından.
Gözleri kör bakıyorduk, ölüydük biz de. Tanrım,
alnında kocaman bir delik!.. Sustukça kollarımız
ağırlaşıyordu.
Kimdi, biri bir gazete örttü üstüne. Çok ölü görmüştü,
Gözleri besbelli. Çocuklar da kaletaşlarını yüklenip
getirdiler komşu arsadan. Derken polisler geldi. Bir
ambulans, iki beyaz gömlekli. Kaldırıp götürdüler
şehir morguna.
Neşeli bir şarkıya başladı radyo. Trafik gene işledi,
çocuklar gene top oynadılar. Akşama doğru lodos çıktı.
Bütün gece açık kaldı atölyenin kapısı
Sabah bir heykel buldu çocuklar topsahasında.
Gazeteleri okumanın anlamı yok.
Gözlerimizi kapasak da kanın rengi kırmızı.)
Mecit ÜNAL
Eleştiri ve Yorumlar
larozem
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
2 |
| Kompozisyon |
2 |
| Estetik |
2 |
| Teknik |
2 |
| Ortalama |
2.0 |
Sevgili Ümran;
Biraz geç oldu…
Ama, en azından olacaksa şairin birkaç dizesiyle olsun, şu yaz sıcakları, şu rüzgârsız günler geçsin diye bekledim. Kiraz günleri olsa sınırsız da yazabilirdim. Ne var ki kiraz günleri geçti; yine de her şey çok güzeldi. Krependeki İmroz eskisi gibi olmasa da -duvarlara bir sürü fotoğraf asmışlar, ama bir fotoğrafı unutmuşlar, bir dip notla hatırlatmak isterim,- sokağın havası pek fazla değişmemiş. Benim o sokakta pek meylim olmasa da, daha çok “Mini Meyhane” adıyla bilinen senin ve Ahmet’in bir anda fotoğraf stüdyosuna çevirdiğiniz o yerde birkaç kez oturmuşluğum, birkaç kez de -gündüzleyin ama- önünden geçmişliğim vardır. Yalnız o akşam üzeri ve yalnız o günün o saatinde sokağın karşısındaki duvara vuran ışığı yakalamaya çalışmak bile önemliydi. Ahmet bunu başaramadı ama, o ışık üzerine, o ışığın düştüğü imge üzerine düşünebiliriz… Her neyse, fotoğraf da resim gibidir. Doğru ışığı ve doğru gölgeyi doğru zamanda ve doğru yerde arar. Ben doğru denizde doğru rüzgâr bulmaya çalışıyorum. Bu kadar çok doğru sözcüğünden sonra sözü uzatmak yanlıştır. “Hece taşı” için vakit henüz çok erken. Heyamola heyamol; sen yelkenini şişirmişsin kaptan, haydi rasgele…
ŞAFAKTAN ÖĞLEYE KADAR DENİZDE
Claude Debussy,
La Mer/
Trois Esquisses Symphoniques
1. Durağanlık
Her kapının ardında koyu bir gölge
(Açılma)
duvarın dibinde duruyor masa aynı masa
bir adam bir kitap iki gazete kesiği bir resim
bir yaşam öyküsü belki birkaç sayfa karalama dokuz yıl
yedi kapı beş pencere iki plastik şişe bir ayna
her pencereye bir gökyüzü silme mavi
plastik şişelere sararmış narenciye
çocuklar yol boyu koparmışlardı gelirken
kaç takvim eskidi yerlerinde kaldılar
gün aşrı sulansa da bir daha yeşermezler
ama koklanabilirler ne zaman istenirse
düşler de katılabilir yanlarına dingin bir öğleye taşınırlar
-zaman da geniş denizler de
istenirse rüzgâr çıkar
iplerde çamaşırlar salıncak
güneş her zamanki yerinde işte
tam
tepede
2. Yön değiştirme
Zaman da geniş denizler de
(Bindirme)
ama değişiyor dünya
her şey her şeyi değiştiriyor
aynada başka duruyor yüzüm fotoğrafımda başka
alnımda kaşlarımda ağzımda gezdiriyorum elimi, yüzüm elimde başka
önce herkesin tek bir yüzü var diyorum kendi yüzüme bakıp
sonra evet herkesin tek bir yüzü var –yüzsüzlük!
herkes aynı ışığın altında
uzun yolculuklar kuruyorum ne zaman bir rüzgâr çıksa
eski söylenceler bitti artık –ben gidiyorum
eski sözleri de anımsayan yok –zaman da geniş denizler de
kim koyuyor bu kadar çok aynayı bu kadar çok yere
gözleri kör bakıyoruz gözleri kör yüzümüze
hep evet diyoruz arada bir hayır desek bile
herkese kaçacak bir yer var sözcüklerde
yoksa sokağa çıkmayacak kimse
19.08.2007 23:21 tarihinde yazılmış
larozem
ben gelecek zaman çekimiyle konuşuyorum
oysa rivayette oluyor her şey
yedi katlı ziggurattan yıldızlara bakıyor kil tabletlerde bir bilge
kentin yedi kapısından yedi yöne çıkarılıyor yedi haberci gölge
–kent yıkıldı! kent yıkıldı! yarı yoldan geriye dönüldü!
–tarih bir avuç kül yığını!
ömrüm arşivde kalmış tozlu bir bildirge
3. Devinme
Balina kemiklerinden yapılan oyma resimler
(Geçme)
o zaman mühre kazıyorum yüzümü hiçbir şey bitmiş değil
ve hiçbir şey de yeniden başlamıyor deniz yarı dalgalı
deniz yarı dalgalı ve batıp çıkan bir keman
ne ses var
ne de yay
yerin yedi kat dibinde
alnını siliyor madenci
(Ara)
bir ses
sonra bir ses daha
sessizlik/kreşendo/kararma
–damarı nerden bulursanız
kazmayı ordan vurursunuz.
Mecit ÜNAL
Dip not:
“Mini Meyhane”nin duvarında Türkiye’nin en iyi şairlerinden, bu sıfat hep kendisinden esirgendiği için pek kimsenin de bilmediği Sefa Fersal’ın fotoğrafı eksik. Kendisi yıllar önce bir zaman da burayı mekân tutmuştu…
19.08.2007 23:24 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Merhaba sevgili Mecit;
O mekânı mart ayında tesadüfen buldum. O, duvardaki fotoğraflar "tayy-i mekân" yapmış hissi veriyor insana.("Tayy-i zaman da...Böyle bir kelime var mı bilmiyorum; şimdi uydurdum) Zaman orda durmuş gibi. O fotoğraflar asıldıktan sonra tek bir çivi bile çakılmamış olduğunu düşünüyor insan. İnsanın Necdet Tosun' un tombul yanağından bir "makas" alası, Yılmaz Güney' in siyah lastik ayakkabılarındaki çamurları silesi, Bilal İnci' nin kulağını çekesi, kulağına kirazdan küpe yapası geliyor. Haa, bir de insan yaşamın aslında sanıldığı kadar uzun olmadığının farkına varıyor orda. İnsanın kendi kendisine ders verdiği bir derslik!
Senin sözünü ettiğin, yani uğradığın zamanlar istanbul' dan ayrılmadan önceydi sanırım. Şimdilerde gördüğün gibi çay, kahve de içebileceğin "cafe" denen karışıklığımıza, karmaşıklığımıza "şıp" diye oturan, "pop" kültüre hitâbeden bir mekâna dönüşüvermiş. O mekânda insan Münir Nurettin' den "Ne doğan güne hükmüm geçer" i, Nesrin Sipahi' den "Kanatları gümüş bir kuş" u dinlemek istiyor ama mağlubuz! (Senin lambalı, uzun dalgayı dinlediğin radyon çalışıyor mu hâlâ?)
Bu şiirini okumamıştım. Gönlüne bereket paylaştığın için sevgili dostum.Ben de Kenz-ül Ümran' ı karıştırdım biraz:
Tayy-i mekân etsen de gitsen, görsen,göstersen
Yeni ufuk deyip de heyecânla yüzünü çevirdiğin yan
Sırtını döndüğün an nasıl ihanet edecek sana, bilsen
Pişman olsan da nâfile; utancın tüllenecek âyan beyan
tek karşılayanın olacak eski/yeni ufka dönünce; gölgen
arz sığar yağmur damlasına, yağmur damlası sığar mı arza
sen gölgene sığarsın da, acep gölgen sığar mı sana
ruhunun med cezirleri tükenince,sükûna erince ruhun
elinde kalana bakacaksın; aynı çizgiler ama daha derin!
Çok teşekkürler bu özel, güzel ve anlamlı yorumun için.
Sevgiyle
20.08.2007 10:44 tarihinde yazılmış
okyara
Okyar Atilla
hayranlıkla tekrar tekrar okudum.
20.08.2007 19:41 tarihinde yazılmış
cendere
ALİ KARACA
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
3 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
3 |
| Teknik |
3 |
| Ortalama |
3.0 |
Merhaba Umran hanim,
Bu calismanizdaki mekan beni cok uzaklara goturdu....duvardaki fotograflar,belli bir kusagin hafizalarinda ve gonlunde yer eden simalarla dolu...on plandaki modelde gecmisin o anilarina dalip kalmis gibi...
Bu basarili calismanizdan dolayi tebrik ediyorum.
04.08.2007 23:02 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Zamanın ne kadar hızlı geçtiğini ve geçerken de bizim yaşamadığımız zaman dilimlerini vurgulamak ve hatırlatmak istedim. Çok teşekkürler içten yorumunuz için. Beğendiğinize sevindim.
Sevgiyle.
06.08.2007 11:30 tarihinde yazılmış
yaban
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
3 |
| Kompozisyon |
4 |
| Estetik |
3 |
| Teknik |
3 |
| Ortalama |
3.3 |
çok derin nostalji kokan bir kare olmuş ümran abla . şu olsaydı bu olsaydı boşver :) duygusu almış yürümüş zaten .
en içten saygı ve sevgilerimle .
yaban türk .
aca doldumu onbeşlik
19.07.2007 17:27 tarihinde yazılmış
serdal
Serdal GUZEL
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
3 |
| Kompozisyon |
4 |
| Estetik |
2 |
| Teknik |
2 |
| Ortalama |
2.8 |
Çok güzel mekan, karizma model :) Daha sert kontrast ile nasıl olurdu acaba? Selamlar Ümran...
18.07.2007 19:15 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Daha sert kontrastı denedim Serdal. Belki de teknik daha güzel oldu, ama ne bileyim bu ayarı daha çok sevdim galiba ben. (Acemi inatçılığı :)
Teşekkürler yorumun için. Beğendiğine çok sevindim.
Sevgiyle.
19.07.2007 10:24 tarihinde yazılmış
ozgurcakir
Özgür Çakır
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
3 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
3 |
| Teknik |
3 |
| Ortalama |
3.0 |
Ümran bu çok güzel olmuş yahu. Model kim olsa nasıl dursa farketmezmiş galiba. Fon ve atmosfer öyle yakışmış ki...(Sahi nersei burası??). SB çevrimin de çok doğru bir karar olduğunu söylememe gerek yok herhalde ;)
Ellerine sağlık...
17.07.2007 16:41 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Anaaaaa!
Nası yani Özgür?
Diğer fotolarım on para etmez mi demek istedin şimdi sen bana, hı?
Kavgada söylenmez bu laf yahu.
Neyse...Hiç olmazsa bunu beğenmişsin bari; teşekkürler arkadaşım:) Beğendiğine çok sevindim.
Sevgiyle.
**...**
18.07.2007 01:00 tarihinde yazılmış
ozgurcakir
Özgür Çakır
Estağfurullah olur mu hiç öyle şey. Konumuz bu fotoğraf ya o bağlamda "bu çok güzel olmuş"... :)
***;)***
18.07.2007 09:47 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
:)
Biliyorum yahu, sataşasım geldi netekim...
18.07.2007 09:55 tarihinde yazılmış
ozgurcakir
Özgür Çakır
;)
18.07.2007 10:00 tarihinde yazılmış
serdal
Serdal GUZEL
Mekan neresi sorusunun cevabı hala yok ama :( Saklanacak bir mekan gerçi ama... Paylaşım iyidir :)))
18.07.2007 19:25 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Yok be Serdal saklanacak ne var; Balıkpazarı' nda bi cafe. "Adı ne" dersen onu bilmiyorum işte. Tabelası falan olmayan ufak bi yer. Ancak bakınca fotoğraflardan hemen tanınır.
19.07.2007 10:14 tarihinde yazılmış
TUANATU
AHMET KARACA
.....:)))))
Guzel trif....Elleriyle koymus gibi bulurlar netekim...:)))))
19.07.2007 11:01 tarihinde yazılmış
ozgurcakir
Özgür Çakır
H.sonu Serdal'la kafedeyiz biz galiba :))) Bekleriz :P
19.07.2007 11:03 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Dedik sana heralde dimi; "adını sormayı unutma" diye...Benim en salak yanımın adres bulma ve tarif etme olduğunu biliyosun :)
19.07.2007 11:06 tarihinde yazılmış
TUANATU
AHMET KARACA
Haftasonu acmayacagiz Ozgurcum...:))))..Moskoadan dondum ve orayi ben actim...:))))))))))))))
19.07.2007 11:06 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Ahmet elimizde ne varsa yükleyelim anacım, bu ikili bizi mahveder:))) Ben "Türkiş Nadejya" dan başlayım...
19.07.2007 11:10 tarihinde yazılmış
TUANATU
AHMET KARACA
.....:)))))))))))))))))))))))))))
Olur...:))))
19.07.2007 11:13 tarihinde yazılmış
ozgurcakir
Özgür Çakır
:))))
ciddi misin?
???
19.07.2007 11:20 tarihinde yazılmış
serdal
Serdal GUZEL
Benim yüzüm tutar mı bilmiyorum, daha serginize gelemedim Özgür :)) Ahmet sen İstanbul'a yerleştiysen görüşelim bir ara, hemşeri muhabbeti de yaparız :P
19.07.2007 11:24 tarihinde yazılmış
TUANATU
AHMET KARACA
Geldim ama daha yerlesik hayata gecemedim...:)))
Bu aralar saga sola cok gitmem gerekiyor ama enkisa zamanda tabiki gorusecegiz...:))))
Ozgurcum oyle bir mekan acmayi cok isterdim...:))))
19.07.2007 11:33 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Bana sorduysan, ben ciddiyim Özgür.
Ahmet' e sorduysan kendi cevaplasın. "Ciddiyet", biliyorsun biraz göreceli bir kavram. Coğrafyaya, iklime, kültüre hatta bireye ve hatta bireyin bile anlık duygusal haline bağlı olarak değişebiliyor. Antrpologların yaptıkları kazılarda M.Ö. yaşayan insanların bile bu konuyu tartıştıkları ispatlanmıştır. Haa, kazı dedim de, Bartın'da yapılan arkeolojik kazılarda dinazor ayak izine rastlanmış arkadaşlar, haberiniz var mı?
Ay yazasım geldi ya, ben gidip bi roman yazıp geleyim...
19.07.2007 11:33 tarihinde yazılmış
TorK
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
4 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
3 |
| Teknik |
2 |
| Ortalama |
3.0 |
Yaşama dair yaşananlara dair bir özet bir geçiş bir insan bir değer fotoğrafı olarak bakıldığında gerçekten biraz hüzünlendirici biraz heyecanlandırıcı ve kadrajıyla düşündürücü bir kare tebrik ederim.
17.07.2007 09:39 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Çok teşekkürler içten yorumunuz için. Beğendiğinize çok sevindim.
Sevgiyle.
18.07.2007 00:55 tarihinde yazılmış
nimfea
Neslihan Yazıcılar
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
3 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
4 |
| Teknik |
3 |
| Ortalama |
3.3 |
Sevgili Ümran…
Fotoğrafında eski Türk Filmi şeridi geçidi ve altta verilen yazı çok güzel bütünleşmiş karenle.
Fotoğrafın siyah-beyaz oluşu ve modelin uyumu da hoştu.
Tebriklerimle.
Başarı ve sevgi daim seninle olsun sevgili Ümran…
16.07.2007 15:52 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
"Dalgakıran
yıkanıp arınmış sabah
taşların üstünde kurumuş öğle
su terazisi
çırpı ipi
ve gölge
sonra senin
gizli bir kuşku gibi
hep boynunda taşıyıp da
yastığımın altına bıraktığın o kolye
kirpiklerini tırmalayan kaygının
kör gölgesiyle birlikte -bir taş artık
nasıl kosam
oynar durur
ipine geldiğinde
o halde yer değiştir
ordan kalk böyle otur
bu bir sükûnet kazandırabilir
sırtını dayadığın denize
bana ne kazandırabilir
hiçbir şey edinmedim
küflü bir yalnızlıktan başka
ruhum,
kimsesiz
ve bir tanrı gibi tek
biraz geç kalma
az erken gelme
domates fiyatlarını bildiriyorlar
yırtılmış, kanıyor gömleğimin yakası
lastikçinin önünde yıkılıp kalmış bir tekne
mezarlığın kapısında gümüşten bir rüzgârgülü oluyor
bir şey vardı, diyorum,
bir şey vardı,
önemliydi,
zakkumların orda unuttum
dokuz boğumlu akrep
günlerdir
tam kalbimin üstünde
yol bitti,
sonrası yok, sevgilim
anladım ki,
hiçbir yere varamıyormuş insan
bana bugünlerde
ölüm kadar yakınsın."
Mecit Ünal
________________
Bir Mecit Ünal şiiriyle teşekkür etmek istedim sana sevgili Neslihan. Fotoğrafın yorumundaki şiiri de en sevdiklerimden...
Çok teşekkürler içten yorumun için. Beğendiğine çok sevindim.
Sevgiyle.
18.07.2007 01:03 tarihinde yazılmış
TUANATU
AHMET KARACA
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
4 |
| Kompozisyon |
4 |
| Estetik |
4 |
| Teknik |
4 |
| Ortalama |
4.0 |
Merhaba sevgili dostum,
Fotograf ve fotografin icindeki fotograflar alip goturuyor insani...eskimis,eskitilmis yuzlerin dolulugu,kadrajin cok otesine geciyor...giyabinda tanidigim ve sonrasinda tanismamiza sebep oldugun bir degerli dostun yuzunu,nefis bir mekandan bizlere aktarmissin...yuregine saglik.
16.07.2007 11:41 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
"Yinelenme
yalnız bir ağaç gibi geçirmiş ömrünü, kadın yaşlı
bütün gün oturuyor pencerenin önünde sokağa bakıyor, sokak
bir şeyi susar gibi, belleksiz –bırakılmış –yıkıntı
bu bir anlam kazandırıyor kadına
sonra sırasıyla
her şey bir anlam kazanıyor
sokak –sokak lambası –bekçi,
yüreği ürperiyor kadının
kirli bir tırnak gibi
sürtünce duvara gölgesi
ya da çöpleri karıştırıyor
diyelim ki bir kedi
kedinin bir anlamı oluyor
aynı anda gece yarısını belirtiyor çalar saat
her şey artık tek bir şeyi belirtiyor gece yasağı
geceyasağıgeceyasağıgeceyasağıgece
alışkın –kalkıyor kadın
hırkasını alıyor askılıktan, hırkası
sokağa çıkıyor, sokak
bir uçtan öbür uca uğultu
enflasyon –yasa gücünde kararname –sıkıyönetim
–vur emri
görünmeden geçiyor aralarından
her zamanki eylemini yapmaya
koynundan çıkardığı kaput beziyle
bir kalıp sabunu bırakmaya
uğultunun ayakları dibine
sabahları erken kalkıyoruz artık
dünyanın bir yanı karanlıkken
bir yanı her zaman aydınlık."
Bir Mecit Ünal şiiri de sana sevgili dostum. "Zamandışı sessizlik saati" Mecit' i en iyi ifade edecek fotoğraf ismiydi. Uzun zamandır da o mekan aklımdaydı. Fotoğrafın ismiyle ve Mecit' le de örtüşüyordu. Ben ortaya çıkan sonucu çok sevdim. Senin de beğendiğine sevindim.
Sevgiyle.
16.07.2007 17:10 tarihinde yazılmış
marty
murat yaras
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
4 |
| Kompozisyon |
4 |
| Estetik |
4 |
| Teknik |
3 |
| Ortalama |
3.8 |
Merhaba Umran,
Eski bir dostu fotokritik sayfalarinda gormek yuregimi sizlatti isin dogrusu.
Herzaman cevresine karsi dikkatli,seni dinledigini yakininda oldugunu her ifadesinde hissettiren sevgili dost.
FoSiyah beyaz dogru bir tercih,Bakis yonunde bosluk birakmis olman derinligi arttiriyor,bu bosluk biraz daha az
olabilirdi
16.07.2007 06:47 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
"O karanlığın içinde
sonra çın diye bir ses
işte neysek oyuz -dedi
iri sözler gerekmez
kim dedi
kim dedi"
(Mecit Ünal/ Requiem- Zamandışı Sessizlik Saatleri)
Yer sofrasında yenen yemekleri, bağlama sesini, türküleri-ki en çok "evlerinin önü mersin"i-, kağıt helvayı çok özledim ben be Murat...
Zaman geriye saymakta
anılar uzağa düşüyor.
Üstelik hoyratça hatırlanmaktan
eprimiş, yorgun.
Günbatımları ne zaman kurşuniye durdu?
İçten yorumun için sağol sevgili dostum. Beğendiğine çok sevindim.
Sevgiyle.
16.07.2007 16:57 tarihinde yazılmış
didituti
Hüseyin Cahit Ataselim
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
3 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
3 |
| Teknik |
3 |
| Ortalama |
3.0 |
merhaba umran hanim ,
cok guzel kompozisyonunuz ve macit beyin siiri ve sb sunum ,
kardaj netlik ve kompozisyonunuz iyi ,tebrikler ,
emegine saglik esen kalin,
16.07.2007 06:18 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Çok teşekkürler Hüseyin bey nazik yorumunuz için. Beğendiğinize sevindim.
Sevgiyle.
16.07.2007 16:58 tarihinde yazılmış
OnurY
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
3 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
3 |
| Teknik |
3 |
| Ortalama |
3.0 |
Çok etkileyici ve çok anlamlı bir çalışma olmuş. Duvardaki fotoğraflar soldaki yansıma, modelin efkarlı ve derin bakışları ve duruşu çalışmanızın çarpıcı yanları. Siyah beyaz çevrim de isabetli. Emeğinize sağlık. Sevgiyle kalın.
15.07.2007 16:41 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Çok teşekkürler sevgili Onur içten yorumunuz için. Beğendiğinize sevindim.
Sevgiyle.
16.07.2007 17:00 tarihinde yazılmış
behic
Behiç Günalan
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
3 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
3 |
| Teknik |
3 |
| Ortalama |
3.0 |
Merhaba,
Baktıkça yazası geliyor insanın...
Tekniği bir yana, duygusuna, ruhuna ilişkin sözler...
İyi bir hikayesi var...
Yaşanmış, yaşandıkça biriktirilmiş hayatın hikayesi...
Yerini modern zamanlara bırakan,
eski zamanların suskunluğu...
Tekniği bir yana dediğime de bakmayın...
Siyah beyaz tercihinden kompozisyon kurgusuna kadar
her şey yerli yerinde, her şey olması gerektiği gibi...
Selamlar...
(Puanlama sisteme aittir)
15.07.2007 12:20 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Ne güzel okumuş ve ne güzel ifade etmişsiniz Behiç bey.
Çok teşekkür ediyorum nazik ve içten yorumunuz için. Beğendiğinize çok sevindim.
Sevgiyle.
16.07.2007 17:11 tarihinde yazılmış
delialbatros
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
4 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
3 |
| Teknik |
3 |
| Ortalama |
3.3 |
Mecit abiyi ifade eden, ismi ile de bütünleşen, mekanın sıradışılığı ve çarpıcılığıyla da zenginleşen çok başarılı bir siyah beyaz. Sade ama çok etkileyici. Tebrikler.
Saygılarımla.
15.07.2007 10:21 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Bence de sence Emre :)
Çok teşekkürler içten yorumun için. Beğendiğine çok sevindim.
Sevgiyle.
16.07.2007 17:12 tarihinde yazılmış
Telli_Turna
H. Bahadır Laçin
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
3 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
3 |
| Teknik |
2 |
| Ortalama |
2.8 |
Merhaba Ümran Hanım... Saat 16.10. Duvarda bir sürü tanıdık insan. Açıklama notunda güzel bir şiir: "Gözlerimizi kapasak da kanın rengi kırmızı" Modeliniz şairliği kadar modellikte de iddialı. Siyah beyaz yakışmış. Duygu yoğun bir fotoğraf. Tebrikler, sevgiler... Dostlukla...
15.07.2007 07:45 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
"...Elimizde beş taş var
Atmıyoruz yere inatla büyüyeceğiz diye"
Çok teşekkürler Bahadır bey nazik yorumunuz için. Beğendiğinize çok sevindim.
Sevgiyle.
16.07.2007 16:43 tarihinde yazılmış
mayaef
fatma çolak
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
4 |
| Kompozisyon |
2 |
| Estetik |
3 |
| Teknik |
2 |
| Ortalama |
2.8 |
Merhaba,güzel bir fotoğraf,özellikle arka planda ki fotoğraflar özel bir etki vermiş,elinize sağlık,hoşcakalın.
15.07.2007 00:23 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Çok teşekkürler sevgili Fatma nazik yorumunuz için. Beğendiğinize çok sevindim.
Sevgiyle.
16.07.2007 16:40 tarihinde yazılmış
okyara
Okyar Atilla
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
2 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
2 |
| Teknik |
2 |
| Ortalama |
2.3 |
klasik yaklaşımla yapılan güzel bir portre çalışması olmuş. ama ben şiire takıldım. görünen o ki Meit Ünal'ın peşine düşeceğiz. iyi ki çekmişsiniz.teşekkürler.
14.07.2007 23:55 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Çok teşekkürler Okyar bey nazik yorumunuz için. Beğendiğinize çok sevindim.
Sevgiyle.
15.07.2007 00:01 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Mecit' le tanışmanıza vesile olduğum için bir kez daha sevindim.
:)
15.07.2007 00:06 tarihinde yazılmış
hche
Hakan Çapar
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
3 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
3 |
| Teknik |
3 |
| Ortalama |
3.0 |
Ümran hanım, merhaba...
İlk tepkim, metamorfoz oldu...Neden diye sormayın, bilmiyorum:) Buz beyazı sizde ölümü düşündürtmüştü...Çalışmanızın bendeki çağrışımı ölüm ve yeniden oluşum...
Beğendim..
Selam ve sevgilerimle...
14.07.2007 23:45 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Hem ürktüm ve hem de çok sevindim Hakan bey; tastamam vermek istediğim duygu buydu!
Yürekten teşekkürler fotoğrafımı okuduğunuz için. Beğendiğinize çok sevindim :)
Sevgiyle.
14.07.2007 23:54 tarihinde yazılmış
cheryfe
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
3 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
2 |
| Teknik |
1 |
| Ortalama |
2.3 |
Fotoğrafınızı ilk görüşte bir kenera atılmış ,unutulmuş hissine kapıldım.
Böyle bir kareyi güzel sunmuşsunuz ,tebrikler.
14.07.2007 23:17 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Nazik yorumunuz için teşekkürler. Beğendiğinize sevindim.
Sevgiyle.
14.07.2007 23:33 tarihinde yazılmış
Gabilik
Celalettin Öztürk
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
3 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
3 |
| Teknik |
3 |
| Ortalama |
3.0 |
Ümran Hn selam,
Çok güzel bir kare ve başarılı bir kadraj. Siyaj beyaz tadı mükemmel. Işığı estetik bir şekilde kullanmışsınız. Tebrikler. Emeğinize sağlık.
14.07.2007 23:16 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Çok teşekkürler Celalettin bey nazik yorumunuz için. Beğendiğinize çok sevindim.
Sevgiyle.
14.07.2007 23:33 tarihinde yazılmış
Eleştiri yazmak, puan vermek ve kendi fotoğraflarınızı paylaşmak için üye olun
|
Fotoğraf Sahibi
jelya
Ümran Davran
Foto Künye
136 görüntülenme
19 adet eleştiri
5 kişi favorilerine eklemiş
Ekipman
Teknik Bilgi
|