Şem' a yanan pervaneler
bir mekana iki de can gerek dedik
ve siz dostlarla bu hali paylaşalım istedik.
Eleştiri ve Yorumlar
okur
İsmail OKUR
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
3 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
3 |
| Teknik |
3 |
| Ortalama |
3.0 |
Merhaba Fatih bey..
Sayfanızda şöyle kısa bir gezinti yaptım da güzel çalışmalarınız var..bu çalışma gölbeleri ve ışığı ile bana yakın bir çalışma ve güzel..elinize sağlık...selamlar..
30.11.2006 08:37 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
4 |
| Kompozisyon |
4 |
| Estetik |
4 |
| Teknik |
4 |
| Ortalama |
4.0 |
Fatih bey merhaba.
"Ah" dedim açar açmaz, "Ah, keşke başlar ışığa doğru eğik olsaymış, ışığa karışsalarmış" Çok etkilendim kompoziyonunuzdan. Gönlünüze sağlık.
Sevgiyle.
03.07.2005 22:47 tarihinde yazılmış
EsSufii
Fatih Sert
Umran Hanım
tozlu raflarda kalmış gibi duran bu fotoğrafımı tekrar şenlendirdiniz..
Onur verdiniz.
Bizi tekrar Aşkı-ı Hüdanın pervanelerine konuk ettiniz.
selam ve saygılarımla...
04.07.2005 10:16 tarihinde yazılmış
jelya
Ümran Davran
Estağfurullah Fatih bey. Düşünen, çeken, sunan sizsiniz. Emek sizin. Biz sadece hazıra konuyoruz bakmakla. Bir beğenimizi de ifade etmeyelim mi artık...Gönlünüze bereket.
Başarılarınız daim olsun.
04.07.2005 10:27 tarihinde yazılmış
deyf
merhaba
iç itminanı veren,
huzurda bağdaş kurduran,
ve sessizliğin senfonisini bedenlerin kıvrılarak gökyüzüne süzülüşünü resmeden,
akıla emeğe ve ellere sağlık....
bir zemheri kuşu kaldık sen ben ve birkaçımız...
bırak deli desinler...
düzense delilerin devlet olduğu...
orada akıllılar deli yerindedir.
......................................................................................................................
Bilirmisin uzakça bir köyde sevilen hocanın hikayesini.
Bir yaz günü kuraklık hüküm sürerken, başlamış.
Köyün imamı dışarda sıcaktan bunalınca, varmış evine
biraz kestireceğim geldiğinde ikindi vakti, kaldırın beni demiş.
Ve canhıraç kan ter içinde uyandırmışlar hocayı...
Hoca anlamışki rüya bir oh çekip şükretmiş,
ama korkunç bir kabus gibi çöken rüyayı hatırladıkça ürpermiş...
Evin ahalisini çağırmış yanına;
Hele uşaklar dinleyin hele, ben bir rüya gördüm.
Şu bizim aşağıdaki köyün tek çeşmesi varya onun üzerine...
Bakın hele, bu kuraklıkta olacak işmi
kara bulutlar gelmişti ardından bir yağmur
hertaraftan sular seller akıyordu,
yağmur suları köyün tek çeşmesine karıştı o güne kadar doyo doya içtiğimiz çeşmeye birhal olmuş, yağmur dindikten sonra çeşmenin başına gelipte suyu içen deliriyordu.
Bu bir uyarı tez olun kazalım evin altını yapalım büyük bir su deposu,
suyumuzu depolayalım.
Günler haftaları kovalamış bizim hoca evin altına kazdığı büyük çukura büyükçe bir su deposu yaptırmıştır.
İçinede suyu doldurmuş ve beklemeye başlamış yağmuru...
Bir iki gün derken büyük karabulutlar sarmış köyün üzerini
hoca bütün ev ahalisini almış içeriye kapısınıda kilitlemiş.
başlamışlar beklemeye.
Yağmur yağmış sular seller gibi derken hoca başlamış camdan çeşmeyi gözetlemeye...
O büyük yağmur sonrası
insanlar su ihtiyacı için teker teker doluşmuşlar çeşmenin başına...
Odane çeşmeden suyu içen delirmekte,
içen delirmekte...
sarmışmı hocayı bir korku...
çocuklar demiş sakın çıkmayın dışarı herkes delirmiş birbirini parçalıyor... Kapatmışlar perdeleri...
Derken depodaki su bitecek olmuş
hocayı sarmış bir telaş,
ne yapsa ne etse, dışarda insanlar delirmiş, çeşmedeki suda içilmez...
Bir türlü çıkar yol bulamamış...
Gün olmuş depodaki su tükenmiş. Hoca tedirgin ama başka çare yok...
Çocuklar demiş siz durun içerde
ben bi çıkayım aylar oldu çıkmayalı ne olur ne olmaz,
kapıyıda kilitleyin
hoca yavaşça dışarı çıkar ve çeşmeye doğru ilerler...
Hoca biran şaşakalmış
Çeşmeden suyu içipte deliren köylülerin tamamı yeni hallerine alışmamışlarmı, birde kendilerine ait yeni bir düzen kurmasınlarmı...
köylünün tamamı hocayı ortalarına almış deli diye oynatmaya başlamışlar,
öyleki hoca çıldıracak olmuş
hızla koşmuş eve, nefes nefese;
Çocuklar demiş
Bizim bu köylüler kendilerine has bir deliler düzeni kurmuşlar
şimdi biz akıllıları deli diye oynatmaya başlamışlar
toparlanın gidiyoruz.......
hikaye buya
ne denir...
bizde diyelimki...
"toparlanın gitmiyoruz"........
....................................................................................................
seni kutluyor yar ile başbaşa bırakıyorum.
selam ve muhabbetlerimle
16.03.2005 00:14 tarihinde yazılmış
EsSufii
Fatih Sert
"Taştın yine deli gönül
Sular gibi çağlar mısın
Aktın yine kanlı yaşım
Yollarımı bağlar mısın
Nidem elim ermez yâre
Bulunmaz derdime çare
Oldum ilimden avare
Beni bunda eğler misin"
yunus esintili dostun, tüm delileri akıllı kılan ve akılla hareket ettiğini düşünenleri de deli kıvamında addeden, belki de bu yazılanları okuyanların düşünce alemlerinde fırtınalar estiren ve estirdiği fırtınaya da delice bir cesaretle karşı koyan bir yaklaşımla yazılmış bir yazısı karşımda.
üstadım... her sözünüz özümüzü hizaya getirmede, hakk a yaklaştırmada, gönül tarlamıza muhabbet tohumları serpmede ve dahi onları hasat etmede.
daim muhabbetlerimle.
16.03.2005 11:47 tarihinde yazılmış
VolkanAkmese
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
4 |
| Kompozisyon |
4 |
| Estetik |
4 |
| Teknik |
4 |
| Ortalama |
4.0 |
Sevgili Hocam,
Rabbimiz'in huzurunda, varlığında eriyen Semazenlerin ha gölgeleri olmuş ha kendileri olmuş, o vecd hali bunu değersiz kılıyor. bir yandan da "bir ben vardır bende benden içeru " deyişindeki gibi bu gölge varlığın bir uzantısı oluyor.
İlgiyle izliyorum, bu güzel hallerin kıyamete kadar sürmesi dileğiyle.
Selamlar, dualar..
keşke puan da verebilse idik:):)
15.03.2005 00:05 tarihinde yazılmış
EsSufii
Fatih Sert
İçimi titreten bir sestir her gün.
Saat her çalışında tekrar eder:
'Ne yaptın tarlanı, nerede hasadın?
Elin boş mu gireceksin geceye?
Bir düşünsen yarıyı buldu ömrün.
Gençlik böyledir işte, gelir gider;
Ve kırılır sonra kolun kanadın;
Koşarsın pencereden pencereye.'
Ah o kadrini bilmediğim günler,
Koklamadan attığım gül demeti,
Suyunu sebil ettiğim o çeşme,
Eserken yelken açmadığım rüzgâr
Gel gör ki, sular batıya meyleder,
Ağaçta bülbülün sesi değişti,
Gölgeler yerleşiyor pencereme;
Çağınız başlıyor ey hâtıralar.
C. S. Tarancı
muhabbetle aziz dostum.
15.03.2005 16:40 tarihinde yazılmış
ASENA71
Asena Şener
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
4 |
| Kompozisyon |
4 |
| Estetik |
4 |
| Teknik |
4 |
| Ortalama |
4.0 |
Merhaba Fatih Bey,
şiirsel anlatımınız fotoğraflarınıza da yansıyor. Gölgeler çok güzel, sadece ortadaki parlaklık birazcık fazla gibi geldi. Kompozisyon çok güzel, fotoğrafınızın huzur veren görüntüsünü ayrıca çok beğendim. Elinize sağlık. Saygı ve selamlarımla...
12.03.2005 21:03 tarihinde yazılmış
EsSufii
Fatih Sert
asena merhaba
parlaklık biraz biliçli arttırıldı.
semazenlerin aslında bir pervane olduğu ve ışığa doğru uçtuğu izlenimi vermek istedim.
selam ve muhabbetlerimle.
14.03.2005 11:22 tarihinde yazılmış
COnur
Onur CEPHELİ
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
3 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
3 |
| Teknik |
3 |
| Ortalama |
3.0 |
Çerçeve stilinizi çok beğendiğimi söyleyerek yoruma başlıyım. Yansımalar fotoğrafa çok hoş bir atmosfer katmış. Orta üst bölümdeki parlaklık biraz rahatsız ediyor doğrusu. Mekan, doku, vs. süper. Şem’ a yanan pervaneler ne demek?
12.03.2005 19:11 tarihinde yazılmış
EsSufii
Fatih Sert
onur merhaba
ilgine ve yorumuna teşekkür ederim.
pervane, gece ışığa gelen kelebeklerdir.
şem ise mum veya kandil anlamındadır. ışık yerine de kullanılır.
belki farklı bir manası da vardır.
selamlar.
14.03.2005 11:17 tarihinde yazılmış
Eleştiri yazmak, puan vermek ve kendi fotoğraflarınızı paylaşmak için üye olun
|
Fotoğraf Sahibi
EsSufii
Fatih Sert
Foto Künye
137 görüntülenme
6 adet eleştiri
4 kişi favorilerine eklemiş
Ekipman
Teknik Bilgi
Mistik kategorisindeki diğer fotolar
Dahil olduğu gruplar
|