bekleyiş
nasıl bekledim seni
ama gelmedin
bıkmadan, usanmadan bekledim
nerelerdeydin kimbilir...
rüzgar da soğuk esiyordu
gavur üşüttü beni!
üzerimde gömlek pantolon
bir de bana yarenlik eden rakım
dostlar boşver diyor ama ben boş veremiyorum
hangi yana baksam sen varsın sonunda
kaçamıyorum bu duygulardan...
niye gelmedin kimbilir
özlettin kendini...
Koralp ASLAN
Eleştiri ve Yorumlar
erdinc
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
4 |
| Kompozisyon |
4 |
| Estetik |
4 |
| Teknik |
4 |
| Ortalama |
4.0 |
Sen harikasın yaaa :) gerçekten 70 yılların duygusunu uyandırıyor.O bıkmayan usanmayan yılmayan düşünceli bekleyiş..Çok güzel bir kare..
05.04.2006 11:46 tarihinde yazılmış
aysarg
Aysar GÜVEN
teşekkür ederim. fotoğraflarıma olabildiğince duygu yerleştirmeye çalışıyorum. ama daha acemiyim. İyi olmak için çabalayacağım...
05.04.2006 12:41 tarihinde yazılmış
jose_mourinho
volkan tunç
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
4 |
| Kompozisyon |
4 |
| Estetik |
4 |
| Teknik |
4 |
| Ortalama |
4.0 |
Erdal hocama katılmamak mümkün değil.Aysarcığım sende ne hazine varmış be.
Bugüne kadar nerelerdeydin.Fotoğraf çok güzel ve kesinlikle çok farklı.Çok samimi geldi bana.Özellikle soldaki karakteri tanımıyorum ama çocuk sanırım yakında film teklifleri alabilir.O nasıl bir bakış ,o nasıl bir duruştur öyle.
Bence yolun açık sakın makineyi elinden düşürme.İhmale gelmiyor mered.
12.02.2005 12:52 tarihinde yazılmış
aysarg
Aysar GÜVEN
Teşekkürler dostum. Elimden geldiğince makinemi elimden düşürmüyorum. Bol bol fotoğraf çekmeye çalışıyorum. Acemi olmak zor. Sizin de fotoğraflarınızı sitede görmek isterim...
Karakter ise ailemizin sarhoşu. Yıl başında sarhoş olarak bizi eğlendiren iyi arkadaşlarımızda biri. Çalışkan bir delikanlı :)
Sevgiler
12.02.2005 22:21 tarihinde yazılmış
erdalkinaci
Erdal KINACI
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
3 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
3 |
| Teknik |
3 |
| Ortalama |
3.0 |
Merhaba Aysar;
Fotoğrafın eski film karelerini andırıyor,
Sanki 70 li yıllarda çekilmiş gibi bir duygu uyandırıyor...
Bunda kötü taramanında etkisi var sanırım...
Evet baya kötü bir tarama sonrası (karşı olduğunu biliyorum) işlemeden göndermişsin...
İstersen şu karşı olma konusunda bir iki laf edelim...
Ben çok uzun zamandır (bunu söylemek çok ayıp biliyorum ama senin yaşından daha uzun süredir.) fotoğrafla uğraşıyorum.
Son iki yıla kadar SLR makinamdan siyah beyaz film eksik olmadığı gibi karanlık odalarda az kimya solumadım.
Son iki yıldır dijital makinalar ve sağladığı kolaylıklar ile tanıştım ve bilgisayarda photoshop ve benzeri programların nimetlerini gördüm...
Bilgisayarın, dolayısıyla PS un, dijital fotoğrafın karanlık odası olduğunu anladım.
Çağa ayak uydurmak adına hem SLR makinamı hem siyah beyaz filmlerimi hem karanlık odamı bıraktım ve bilgi çağının gereği olan bilgisayara yöneldim.
Portfolyomda gördüğün hemen her fotoğrafımda az veya çok PS müdahalesi vardır.
Şimdi ben bu yaşımda ve bunca emekten sonra bilgisayara bu kadar yakın durup öğrenmeye çalışırken, Sen hemde bilgisayar eğitimi alan bir insan olarak nasıl bu tür uygulamalara karşı çıkarsın anlamam mümkün değil...
Gönderdiğin bu fotoğrafı PS marifeti ile iyileştirsen taramadan kaynaklanan sorunları ortadan kaldırsan güzel bir çerçeve eklesen ve öyle sunsan daha iyi değil mi?
Hem kendine hem izleyenlere daha saygılı olmuş olmazmısın?
Taradıktan sonra kenarda kalan beyazlıkları bile yok etmeden göndermişsin.
Ve insanlardan gönderdiğin fotoğrafa saygı göstererek kritik etmelerini bekliyorsun fakat sen bir çerçeve bile yapmaya üşenip beklediğin saygıyı göstermiyorsun...
Bana ters geliyor sevgili Aysar,
Seni tanımasam sevmesem, inanmasam bunları yazmaya cüret edemem.
Ama inan bana yenilik iyidir, bilgisayar okuyan ve yakında eğitimini vermeye başlayacak gencecik bir üniversite öğrencisi olarak biz eskilere örnek olman gerekirken nedir bu eskiye olan tutku anlayamıyorum.
Biz kazık kadar adamlar elimizde dijital makinalar ve bilgisayarlar gencecik insanlara bunların faziletlerini anlatmaya çalışıyoruz.
Aklımı koru yarabbi :)))
Az önce de söylediğim gibi Aysar bu sözlerim sadece sana değil ama seni tanıdığım için okuyan herkese...
Sakın alınma ve senin iyiliğini düşündüğüm ve benim için önemli olduğun için yazdığımı unutma...
Görüşmek üzere,sevgiler :))
12.02.2005 00:09 tarihinde yazılmış
aysarg
Aysar GÜVEN
Eleştirileriniz için çok teşekkürler Erdal Bey. Özellikle sizin yazdıklarınızı ciddiyetle okuyorum ve kendime her eleştirinizden birşeyler ekliyorum. Bu nedenle Erdal Abi ya da Erdal Hocam demek istiyorum size hep. İÇimden geçen sürekli bu...
Öncelikle şunu bilmenizi isterim. Ben teknolojiden uzak birisi değilim. Öyle olsaydım ekonomimin ciddi bir kısmını teknolojiye ayırmazdım. Özellikle PS ile uzun zamandır haşır neşirim. Web tasarımı yaparken PS benim sağ kolum gibidir. Hatta bu sayede sınıftaki sınırlı sayıdaki banko ödevin ciddi bir kısmını ben çıkardım. (övünmek için söylemiyorum. sadece bilgisayar öğretmeni olacağım halde teknolojiden uzak gördüğünüzü düşündüğüm için yazdım bunları.)
Resmi rötuşlamamamın sebebini şuna bağlayacağım:
Benim için her zaman ilk aşkımın çok büyük bir önemi vardır. Kalbimden hiç çıkartmam, belki de o hiç çıkmak istemez :) "Ne alakası var bunun konumuzla?" diye haklıca bir soru aklınıza geldi değil mi? Bence çok haklısınız. Ama ben daha çok haklıyım :) nedenini açıklayayım: Özellikle erkekler ilk aşklarını hiç unutamazlar. Çevremdeki arkadaşlarım ve duyduğum hikayeler hep bu hipoteze çıkıyor. Hep aynı yoldayız... Eşiniz sizin ilk aşkınız mı bilmiyorum ama eğer değilse ve 16 yaşlarında bir aşk (ilk aşk) deneyimi yaşadıysanız yavaş yavaş anlıyorsunuz demektir. İlk aşlarımız hep SAF olur, öyle değil mi? En ufak kötü bir his beslemeyiz biricik meleğimize. O bizim için tam bir melektir dünyadaki en kötü insan olsa bile, üflesek tüy gibi uçar, beyaz bir tüy gibi; daha doğrusu beyaz bir melek gibi... Ona en ufak bir oyun oynamamışızdır; onu kaybedeceğimizi bilsek bile... Bu duyguyu bilirsiniz değil mi? Siz çok seviyorsunuzdur. Onun için besteler yaparsınız, şiirler yazarsınız, belki de fotoğraflar çekersiniz... Ama kesinlikle ona oyun oynamazsınız. Onu elinizden kaçırmamak için planlar kurmazsınız. Çünkü içinizdeki herşey çok saf ona karşı. Gün gelir o sizi bırakır gider. O anın hayali aklınızdan çıkmaz bir türlü... Bir ses varsa kulağınızda onun sesidir. Telefonunuz çaldığında o olsun diye tüm kalbinizle dualar edersiniz. Onun adını en alakasız bir yerde duysanız bile heycanlanırsınız deli gibi. En alakasız insan olsa bile eğer onun adını taşıyorsa sizin için çok değerledir. EĞer burda bana bu kadar satır yazdırıyorsa o benim hala kalbimdedir. Eğer bunları okurken aklınıza o geliyorsa o hala kalbinizdedir. Hiç bir zaman da kalbimizden çıkmayacak. Belki birgün sesini unutacağız, bir gün fotoğraflarını yakıp hayalini unutacağız, günlüğümüzü yakıp tarihimizi yok edip anlarımızı unutacağız, adını unutacağız belki de... Ama 'O' hep kalbimizde kalacak. Her zaman 'O vardı hayatımda. Şimdi olmasa da burada.' diyip kalbimizi göstereceğiz titreyen sesimizle. İşte onu bu kadar sevdiğimiz için ona hiç oyun oynamadık. Herşey çok saftı. Belki bu saflığımızdan dolayı o yanımızda değil şimdi. Belki de o yanımızda olmadığı için büyüsü hala esiyor içimizde biryerlerde. Eğer İlhan UÇKAN'ın kitaplarındaki (Kadınları kullanma kılavuzu, Erkekleri kullanma kılavuzu) gibi davransaydık ona yani oyun oynasaydık tüm saflık bir balon gibi uçup gidecekti gökyüzünün derinliklerine. Eğer duygularımıza rötüş yapsaydık tüm saflık gitmez miydi? Deklanşöre bastığımızda heyecandan elimiz titrediyse ve fotoğraf bulanık çıktıysa onu düzeltmeli miyiz; yoksa aynı heyacanı yaşamalı mı bir daha? Eğer aynı heyecanı ikinci basışımda yaşayamayacaksam neden rötuşlayım ki fotoğrafı? Tıpkı şimdiki gibi. İlk aşkımın üzerinden kaç ilişki geçirdim bilmiyorum. Standart çaptın erkek işte. Hepsine yeni bir oyun, hepsine farklı bir acı... Artık onlar bana aşk besliyorlar. Bense o heyecanı artık yaşayamıyorum. Çünkü oyun oynadım, rötuş yaptım ve istediğimi elde ettim. Şİmdi rötüş yapmıyorum ama hala oyun oynamadığım zamanlardaki heyecanı yakalayamıyorum. İşte bu yüzden rötuşa karşıyım. Dijital makine alınca zaten tarama sorunum kalmayacak. Bu heyecanı şimdi kaybetmemeliyim bence. Hep götürmeliyim yanımda...
İkinci olarak çerçevesiz olduğu için fotoğraflarım çok özür dilerim. Unutmuşum da. Bunu acemliliğime verin lütfen...
Resimdeki beyaz kısımsa; onu yükledikten sonra farkettim. Halbuki kesmiştim. Demekki orası gözümden kaçmış. Onun için de çok özür dilerim. Bundan sonra bu hatalarımı gidereceğim.
Siz bir usta olarak fotoğraflarımı eleştirdiğiniz için çok çok teşekkür ediyorum. Yeni yükleyeceğim fotoğrafları da aynı şekilde eleştirmeniz beni çok mutlu edecek...
Daha iyi olacağım...
Sevgiler...
Başarılar...
Fotoğraflarınızı sürekli takip ediyorum bu arada. Yakında kıskançlık krizlerine girebilirim.
12.02.2005 22:18 tarihinde yazılmış
erdalkinaci
Erdal KINACI
Merhaba Aysar ;
Birazda sert kaçan sözlerimi anlayışla karşılayıp tertemiz cevaplar verdiğin için asıl ben teşekkür ederim sana...
Fotoğraftaki serüven uzun soluklu ve bir girince işin içine bir daha çıkmak güç...
Bu nedenle (ilk aşk konusunda haklı olsan da) hala teknolojinin nimetlerinden faydalanmakgerektiğini düşünüyor ve teknoloji emeğimizi daha güzel gözterecekse neden olmasın diyorum...
Sevgiler, görüşmek üzere :))
12.02.2005 22:27 tarihinde yazılmış
aysarg
Aysar GÜVEN
Erdal Bey;
Usta fırçasına alışamazsak nasıl usta oluruz?
"Püf noktası" deyiminin hikayesini bilir misiniz?
12.02.2005 22:37 tarihinde yazılmış
EsSufii
Fatih Sert
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
3 |
| Kompozisyon |
2 |
| Estetik |
2 |
| Teknik |
1 |
| Ortalama |
2.0 |
sevgili aysar
bu fotoğrafına aslına bakarak yorum yapmayı arzulardım. mavi kirlilik dediğimiz ve çekimden çekim veya tarafamadan kaynaklanan bir kirlenme var. aslında kişilerin ifade ve bakışları ile puslu ortam uyum sağlamış ama o pus bu şekilde pus değil. sağdaki kişinin fotoğrafa katkısı kadrajlama ve gözlerdeki ışık kaybı yüzünden gölgelenmiş. nacizene yorumlarımdan sonra baskılı halinin çok güzel olduğundan emin olduğumu belirtmeliyim. ellerine sağlık. başarılar. görüşmek temennisi ile.
11.02.2005 11:45 tarihinde yazılmış
aysarg
Aysar GÜVEN
Sevgili EsSufii,
Yorumun için teşekkürler. Keşke fotoğrafın orjinal halini gösterme şansım olsaydı. Gün gelir o da olur...
Fotoğrafın sağındaki kişinin belirsiz olmasını ben istedim. Esas modelin daha fazla ön plana çıkmasını istedim bir de yalnız görünmemesini...
Konyaya bir kaç defa gittim. Güzel bir şehir. Mevlanayı ziyaret ettik. Alaaddin tepesini ve meramı gezdik. Güzel bir yer Konya. Gün gelir buluşuruz. Teşekkürler.
Başarılar...
11.02.2005 19:34 tarihinde yazılmış
Eleştiri yazmak, puan vermek ve kendi fotoğraflarınızı paylaşmak için üye olun
|
Fotoğraf Sahibi
aysarg
Aysar GÜVEN
Foto Künye
Genel portfolyosundaki diğer fotoğrafları
Dahil olduğu gruplar
|