Oscar Wilde hem taptaze hem çok eski, hem çok yakın hem de çok uzak bir yazardır benim için. 20. yüzyılın bile değil 19. yüzyılın insanı olduğunu bilmesem kitaplarını alıp imzalatmak için yola çıkmak isterdim. Bugün yine Wilde'ın yazdıklarını okurken fotoğraf sanatının dünyaya yayıldığı 1800'lerin ikinci yarısını -yazarın yaşadığı yıllar- düşünüyorum ve dünyanın değişmediğini bir kez daha anlıyorum, daha doğrusu insanın değişmediğini.
Gördüğüm fotoğraflar da Oscar Wilde'ı doğrular gibi ve hayatın nasıl geçtiğini bir kez daha anımsatıyor: Çünkü insan hiç değişmiyor.
Wilde'dan İlk okuduğum kitap "Dorian Gray'in Portresi" isimli eşsiz eseriydi. Fakat öykülerinin ayrı bir yeri var zihnimde. Dost yayınlarından çıkmış olan öykü kitabı olağğanüstü güzelliktedir. Özellikle çoğu insanın iyi bildiği "Mutlu Prens" öyküsünü ne zaman okusam öykünün sonlarına doğru gözlerimi daha fazla tutamıyorum. Bir heykel ile bir kırlangıcın kısa ama yoğun süren, bir masal havasında olup da bir yandan gerçek dünyayı gösteren incelikli hayatları yazı tarihinin en güzel öykülerinden biri bence. Gerçi Mutlu Prens'in heykelinin de öyküde mutlu değil mutsuz olduğunu, insanlara bakıp ağladığını okuyunca içimi tuhaf duygular kaplıyor, suluboya ile yazılmış gibi izler bırakan kelimelerin hafifliği daha sonra yerini kara mizaha ve ağır düşüncelere bırakıyor ki bir tanımını yapmakta zorlandığım has edebiyat işte böyle bir şey.
http://fgunluk.blogspot.com/2009/08/dorian-grayin-saati.html
Portfolyonuz, Şehir Kütüphanesi gibi...Ama ben yeni keşfettim...
Fotoğrafınızda Oscar Wilde'ın her yüzyılın yazarı olmasını kısa ve net olarak anlatmışsınız...Zaman gelir geçer;insanlar yaşar ölür ama Oscar Wilde sonsuzdur, ölümsüzdür...Nasıl ki saat denen olgu varlığını hep koruyorsa...
Tebrikler...
Yurdum.
fotoğraf altı yazıyı çok beğendim :)
Ne olduğunu anlamam önemli değil ama bende iyi duygular uyandıran bir fotoğraf iyidir bana göre.
Elelrinize sağlık selamlar :)
bir şekilde özdemir asafa dokunacak yaa işin ucu oscar wilde giden yolda özdemir rotasından :) özdemir asafın çevirdiği bir kitabı vardı reading zindanı balladı diye :) severek okuduğum bir kitaptı incecik :) paylaşmak istedim
1cevap verilmiş