Manuçehr Camii-Ani Ulu Camii (ANİ-4)
Serinin diğer fotoğrafları:
http://www.fotokritik.com/foto.php?fid=139228
http://www.fotokritik.com/foto.php?fid=138768
http://www.fotokritik.com/foto.php?fid=138072
Arpaçay’a nazır, koyağın hemen kenarında inşa edilmiş bu caminin, Emir Manuçehr tarafından yaptırıldığı söylenir. Emir Manuçehr, Şeddatlı sülalesinin Ani’yi 1072’den itibaren yöneten ilk mensubuydu.
Ancak, bu binanın yapım tarihi ve aslı, çok sayıda tartışmaya konu olmuştur, tartışmalar ki, mimari veyahut arkeolojik verilerden ziyade, Ermenistan ile Türkiye’nin milliyetçi çekişmelerinden kaynaklanır.
Kimisi (çoğu Ermeni olmak üzere), binanın Türk istilası öncesine ait olduğunu ve ilkin Bagratid döneminden bir köşk olduğunu ve daha sonra bir camiye dönüştürüldüğünü iddia eder.
Kral Aşot’un duvarına yakın konumu ve tahkimli görünüşüne dayandırılarak, yapının bir gümrük olduğu da iddia edilmiştir.
İnanılmaya layık olmayan bir başka Ermeni iddiası ise, yapının, bir yıkık kilisenin jamatunu olduğu ve kilisenin yıkımından sonra camiye çevrildiğidir. Bu iddiaların hepsi, aynı güvenilmez kaynaktandır - Türklerin , Ani’yi yönettikleri dönemde kalıcı yapı yapma kabiliyetine sahip olmadıkları inancı.
Başkaları (bunda Türkler başı çeker), bu yapının Türk istilasından hemen sonra yapıldığını iddia eder - bu da bu yapıyı, Anadolu’daki en eski süregelmiş cami yapar.
Yine başkaları, yapının cami olarak inşa edildiğini fakat daha sonraki bir döneme ait olduğunu önerir, çünkü iç mimarisi 12nci ve 13üncü yüzyıl binalarınınkine benzer. Ben bunun en olası seçenek olduğuna, ancak aynı zamanda daha eski bir yapının temelinin de kısmen kullanıldığına inanıyorum, ki bu da yapının garip hiza çizgisini açıklar. Bir de, minare, camiden eskidir, dolayısıyla konumu da böylesine gariptir, ve muhtemelen aynı temellerde kurulmuş bir eski caminin parçasıydı. Bu eski cami belki de bir Ermeni yapısıydı. Bununla ilgili başka bilgileri, ileriki bir tarihte eklemeyi düşünüyorum.
Caminin giriş cephesi, 19uncu yüzyılın sonuna doğru yıkılmıştı, ama cami, 1906’ye kadar yakında oturan köylüler tarafından kullanılmıştır. O sene, cami, Nikoli Marr’ın kazı bulgularını barındırmak üzere bir müzeye çevrilmiştir. Binayı takviye maksadıyla, kuzeybatı tarafındaki çatı kemerleri duvarla kapatılmıştır. Bu duvarlar, aşağıdaki planda gri gösterilmiştir.
Bu küçük müze Birinci Dünya Savaşı’nda muhtemelen yağmalanmıştır. 1990’ların sonlarına kadar dahi, muhtemelen sergi vitrinlerinin parçalanmasından yerde cam kırıntıları görmek mümkündür ve caminin dibinde, pencerelerden fırlatılmış olması olası heykellerin parçaları vardır.
1999 "restorasyon"u, caminin içinden başlamıştır (ve yer yeniden döşenmiştir), ve ertesi yıl, yıkık duvarları örme çalışmaları başlatılmıştır.
Kaynak : http://www.virtualani.freeserve.co.uk/tigranhonents/turkish.htm
Eleştiri ve Yorumlar
seyitali
alim korkmaz
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
2 |
| Kompozisyon |
2 |
| Estetik |
2 |
| Teknik |
2 |
| Ortalama |
2.0 |
azizim bir tarihi abidenin öne çıkarılmasını sağlamanız bile tebrike değer.sayenizde yenibir bilgiye sahip oldum teşiekkür ederim.kare olarak da güzel bir kompozisyon oluşturmuşsunuz.ışığınız bol olsun sağlıkla kalın...
1 ay önce yazılmış
Eyi
Hakan Eyi
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
2 |
| Kompozisyon |
2 |
| Estetik |
2 |
| Teknik |
2 |
| Ortalama |
2.0 |
Görüntülediğiniz tarihi, sözle de anlatmanız çok hoş ve bence FK kullanıcılarına büyük bir katkı. Sağolun.
Caminin öyküsü ilginç. Mesela Kars'da il merkezinde Fetih Camii var, bu camii Rusların yaptırdığı bir kiliseden cami yapılmış, ve kilise iken soğan kubbeleri varmış. Ve Balkanlarda ve yunanistanda sonradan kilise yapılmış camiler olduğunu duymuştum. Bu da tarihin en olağan bir parçası hem de uygarlık başladığından beri. Kabe bile eski putperest tapınağı değil mi ?
Fotoğrafta binayı uzakdan almanız ve ön plana kayaları koymanız zorunluluk nedeniyle mi oldu, yoksa çözemediğim bir anlamı mı var diye sorsam ?
05.12.2005 00:06 tarihinde yazılmış
apesky
ATILLA YILDIZ
Aslında bu tam da kültürlerin buluşup kaynaştığı nokta.Bence de çok anlamlı. Tarihçilere düşense bunu yansız sunabilmek. Bizlere düşense o eserleri korumak. Fakat bu zincir ya hiç oluşmuyor yada taraflardan birisi bir yerinde ket vuruyor.
Fotoğrafı uzaktan almamın nedeni aşağı yamaçtan tırmanışa geçmem.Patika biraz zorlu ve tele ile çektim(Bu arada yanlış objektifi seçmişim.Düzeltiyorum.).Kayalarda gözüme hoş görünmüştü aslında.
İlginize teşekkür ederim.
05.12.2005 09:34 tarihinde yazılmış
Eleştiri yazmak, puan vermek ve kendi fotoğraflarınızı paylaşmak için üye olun
|
Fotoğraf Sahibi
apesky
ATILLA YILDIZ
Foto Künye
49 görüntülenme
2 adet eleştiri
Ekipman
Teknik Bilgi
Genel portfolyosundaki diğer fotoğrafları
|