Memleketimden karanlık insan manzaraları
Yorumsuz...!
Eleştiri ve Yorumlar
Bu fotoğraf
fotoğraf sahibi tarafından
01.04.2008 09:58 tarihinde eleştiriye kapatılmıştır.
Kapatma nedeni:
.
cerkess
ş.şeyma adıgüzel
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
-2 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
3 |
| Teknik |
-2 |
| Ortalama |
0.5 |
peygamber efendimizin (sav) huzuruna bigün halktan birisi gelip
''ne kadar çirkinsin muhammet'' (tö.est.) demiş.sahabe tedirgin
efendimiz ''haddini aşmakla beraber doğrudur'' demiş.başka birgün
halktan bi başlası ''ne kadar güzelsin yaa muhammet'' deyince
efendimiz (sav) ona da ''doğrudur'' cevabını vermiş.sahabe
sormuşlar yaa muhammet çirkinsin diyenede doğrudur buyurdunuz
güzelsin diyenede.efendimizin (sav) cevabı şu olmuş.
O BAKTI KENDİNİ GÖRDÜÜ, BU BAKTI KENDİNİ GÖRDÜ.
sizin foto nuzda neyi gördüğünüz malum.ben sizin aydınlık olarak
gördüğünüz gruptakiler gibi giyindiğim halde, türbanım olmadığı
halde fotoğrafa bakınca tercihlerince giyinmiş iki insan görüyorum
siz karanlık insanlar görmüşsünüz ama.ha bi grup daha da ileri
gidip eminim kafalarından geçenleride okuyodur bu insanların
(haşaa).bu insanlar düzeni değiştirmeye çalışıyorlar..DI
dimi.yargılayın, cezalandırın, kovun ülkeden, öldürün...
e noolcak şimdi ben ayynen onlar gibi düşünüyor ve yaşıyorum ama
görüntüm onlar gibi değil beni nasıl ayırıp tu kaka
diceksiniz.desenize ben daha potansiyel tehlikeyim :))
yazıklar olsun içi boşaltılmış bi dolu kavrmla ahkam kesenlere
SAYGI SEVGİ HOŞGÖRÜ.YAZIKLAR OLSUNN....
KAYGILARIMLA.....
1 ay önce yazılmış
drej
Alper Abaylı
Yavuz Bey merhaba,
Toplumsal bir yaraya parmak basmışsınız sizi tebrik ederim.
Fotoğrafınıza yapılan eleştirileri okudum, ve "çok güzel bir yoksul
mahalle fotoğrafı olacakmış eğer o kara adamlar olmasaymış"
diyenlere hiç şaşırmadım. Acı ama içinde yaşadığımız toplumun
gerçeği bu malesef. Öncelikli sorunlarımızı nasıl göz ardı edilip
nelere yoğunlaştığımızın bir kanıtı niteliğinde sizin bu
fotoğrafınız. Bu ülkede hergün onlarca şehit verilirken şehit
haberlerinin hemen akabinde Fenerbahçenin yeni transferlerini
saatlerce, birbirlerine hakarete varan sözler sarf edebilecek kadar
hararetli şekilde tartışabilen medyacılardan aşağı kalır yanı yok
bu yaptığınızın. Bizim gibi zaten batıyı geriden takip eden bi
toplumun üyesi olacaksınız ve bu toplumun bile büyük bir kısmana
nazaran daha ağır şartlara sahip olduğu açıkça görülen bir sokaktan
geçerken tek dikkatinizi çeken şey sizin gibi oradan geçmekte olan
iki kişinin kıyafeti olacak. Kusura bakmayın ama eğer sizin aydılık
düşünce dediğiniz şey buysa yazık gerçekten. Kaldıki biz bin yıldır
bu topraklarda yaşayan ve farklı kültürlerin farklı inanışların
içiçe kardeşce yaşana bileceğini ıspatlamış bir milletiz. Bu
sondönemde yaşanan yozlaşma tıpki sizin fotoğrafınıza bakanlara
(attığınız başlıkla) açtığınız pencere gibi batının bize açtığı tek
pencereden görmemizi istediklerini görüp, almamızı istediklerini
almamızdan kaynaklanan bir yozlaşma değilmi? Lütfen bırakalım artık
boş işlerle uğraşmayı o insanlar o yokuşu takım elbiseyle
çıktıklarında bu ülke aydınlığa kavuşmuyacak o sokakağın ve o sokak
gibi geride kalmış birçok şeyin baştan aşağı değişmesi lazım en
başta da zihinlerin tabi. Ayrıca o iki beyin sizin eşinizin
fotoğrafını yolda yürürken çekip altınada rencide edici aşağılayan
bir başlık koyup görücüye çıkarmaya nekadar hakı varsa bence
sizinde buna okadar hakkınız vardı. Ne bir eksik ne bir fazla.
Saygılarımla..
1 ay önce yazılmış
marslan
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
-2 |
| Kompozisyon |
-2 |
| Estetik |
1 |
| Teknik |
-2 |
| Ortalama |
-1.2 |
fotoğrafta kusura bakmayın ama bakılacak birşey göremiyorum karman
çormanbir kompozisyon ordan şurdan kesmişsiniz Allah tan modeller
estetik durmuşta görsel güzellik katmış ...
aydınlığı göremeyecek kadar kör olmanıza da şaştım doğrusu :))
Allah hidayet etsin ...
1 ay önce yazılmış
hakkaniyet
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
-2 |
| Kompozisyon |
-2 |
| Estetik |
-2 |
| Teknik |
-2 |
| Ortalama |
-2.0 |
merhaba...
çekmiş olduğunuz bu fotoğraf çok hoş bir fotoğraf...
bakış açımızın ne kadar farklı olduğunu sergilemesi açısından
harkulade...
yorumunuza da katılmıyorum...
fotoğraftaki insanların özgürlüğünün başladığı yerde sizin ki
biter..
''müsade edin de öyle giyinme özgürlüğümüz olsun'' diye sizden izin
almaları gerekmiyor
siz nasıl müsade alıp istedikleri gibi giyinmek zorunda olmadığınız
gibi...
1 ay önce yazılmış
Goldgold
Yusuf İpekçi
HANİ NERDE DEMOKRASİ deyip bitirecektim ama..
Siz bu kişilerin fotoğraflarını yada (başka bir manada )
çekebilecek kadar özgürseniz ...Yurdum insanınında bu kaldırımlarda
yüreyebilecek kadar özgürdür..
Onlar için aydınlık(günes) 10 adım ilerde..ya sizin için..
1 ay önce yazılmış
cerkess
ş.şeyma adıgüzel
yusuf bey süpersiniz...
1 ay önce yazılmış
Katran
Mustafa Demirel
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
1 |
| Kompozisyon |
1 |
| Estetik |
1 |
| Teknik |
1 |
| Ortalama |
1.0 |
Türk Milletinin 1000 yıllık renklerini, farklılıklarını histerik
öfke nöbetleri ile fotoğraflayan ve aşağılayan arkadaş, burası bir
fotoğraf sitesi, kusacağınız daha başaka siteler bulabilirsiniz. Bu
ülkenin sağcısı da solcusu da, dindarı da ateisti de bu ülkenin
renkleridir.
1 ay önce yazılmış
cerkess
ş.şeyma adıgüzel
harikasınız mustafa bey
1 ay önce yazılmış
ODUMAN
ÖZLEM ORAKÇI
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
2 |
| Kompozisyon |
2 |
| Estetik |
2 |
| Teknik |
1 |
| Ortalama |
1.8 |
selamlar bakmak var görmek,
var ben karşımda çok ses getiren bir fotoğraf görüyorum.
saygılar mutlu kalın :)))
1 ay önce yazılmış
Pendulum
yavuz sariyildiz
teşekkürler.
1 ay önce yazılmış
deyf
merhaba yavuz bey
fotoğraflarınızın tamamına baktım.
toplumun bütün renklerini,
fotoğraflarınızda gördüm…
burada bir fotoğrafla
dünyayı ve hayatı algılama tarifi yapıyorsunuz…
siz aslında bu fotoğrafınızda,
karanlık diye tarif ettiğiniz,
kendi düşüncelerinizin karar kıldığı,
yüreğinizde terk edilmeye bırakılmış,
ve yüzleşmek istemediğiniz,
jakoben bir tavırla ötekileştirerek,
uzaklaştırdığınızı sandığınız,
kendi kendinizle yüzleşmeyi tarif ediyorsunuz…
şimdilik kaydıyla taşımakta olduğunuz,
seküler dünya görüşüne ait,
batı tipi aydınlanma karartmasının,
anlam verilemeyen yüzleşmesidir bunlar…
batıdan bir paket halinde ithal edilen,
din ve dünyanın ayrıştırılması süreci,
maalesef bu topraklarda,
aşağılamak suretiyle yapılıyor…
insanlarımızın değerleri,
bilinçsizce sekülerleşmeye kurban veriliyor...
siz farkında olabilirsiniz,
yada anlam veremeyebilirsiniz.
ama bir gerçek var ki
bu topraklarda hâkim kılınmaya çalışılan şey,
modernleşme ve aydınlanma postu altına gizlenmiş,
kendi değerlerini ayaklar altına alarak,
batı dünyasına müstemleke olmaya dönüşmenin ta kendisidir…
“memleketimden karanlık insan manzaraları” adı altında
sergilemeye çalıştığınız karşı duruş,
özgün, kendinden doğal ve tam bağımsız bir duruş değildir.
sonuçta sizin de temsil eteğiniz yaşam biçimi ve giyim tercihi,
batıdan kotarılan ithal yaşam biçimi ve giyim tercihinden
ibarettir…
aranızdaki tek fark,
sizin onu tarif ederken,
“karanlık insan” diye tarif etmenizdir…
unutmayın ki siz içinde yaşadığınız zaman diliminin
en olması gereken bir zaman dilimi olduğunu iddia ediyorsunuz.
oysa insanlık tarihi uzundur...
bu topraklarda büyük medeniyetler kurulmuştur.
aydınlık ve karanlık tasniflerini,
medeniyetler tarihine bakarak yaparsak,
sizin tarif ve tasnifinizin yerinin neresi olduğu çok daha
belirginleşir…
bu toprakların yerleşik değerlerinin,
karalık ve aydınlık tarifi,
sizin tarif etiğiniz yada tarif etmeye çalıştığınız,
değerlerden farklı ve daha kuşatıcı olduğunu biliyoruz…
“memleketimden karanlık insan manzaraları”nı anlamak ve tanımlamak
istiyorsak,
şekilden ruha inmek gerektiğini bilmeliyiz…
en güzel muhabbetlerimle
1 ay önce yazılmış
Pendulum
yavuz sariyildiz
Sayın Deyf ,
Ben de sizin fotoğraflarınızın bir kısmına baktım, hepsine bakma
imkanım olmadı maşallah epeyce çok..sizinde fotoğraflarınızın
insana dair pek çok yansıması ve güzellikleri var.İyi bakıyor, iyi
görüyorsunuz.Bunun için önce sizi kutlarım.Hem fotoğraf tekniğiniz
adına ve hem de yansıttığınız güzellikler adına..
Kısa yazmaya çalışacağım, sevgili arkadaşım
Seküler dünya görüşüne ait -şimdilik- kaydıyla taşımakta olduğum
görüş farklı daha doğrusu iki şekilde yorumlayabiliyorum...bundan
farklı yorum varsa yardımın gerecektir.
Eğer - şimdilk - kastınız ruhumun öğrenecekleri ve ruhumun tekamülü
ise son derece haklısınız.
Oğrenecek çok şeyim var
ve kimbilir kaç kez gidip geleceğim bu dünyaya
ya da başka mekanlara
ulaşmak istediğim ışığın çevresinde dönüp durup
onu yakalayana ve bir daha dönmeme gerek olmayacak ana ulaşana
dek.
Ama eğer -şimdilik - kastınız taşımakta olduğumu söylediğiniz
seküler görüşün , içinde bulunduğum bedeni bu hayatı yaşarken
değişecek bir görüş olduğunu vurguluyorsanız.Asıl sorunu burada
yaşıyoruz demektir.Çünkü bireyin -aynı zamanda bir beden olarak -
neyi ne kadar ve nasıl yaşayacağı bugünkü toplumsal kurallar
dahilinde kendisine aittir. -Şimdilik- neyi nasıl yaşayacağı
kararını birey kendisi verir.Ben sizin edipliğinizden hareketle
birinciyi kast ettiğinizi düşünüyorum.Umarım yanılmıyorum.Yoksa
şimdiliklerimle ilgili kararlarımı başkalarına bırakmak niyetinde
değilim.İster seküler olsun ister manevi.
Ülkemizin kültür yozlaşması içinden nasıl geçtiğini iyi görenlerden
biriyim, bu anlamda sarfettiğiniz sözlere katılırım.Bu yozlaşma ,
bugün ne yazık ki uç noktaları ve ulus olmayı değil ümmet olmayı
artık gündemimize sokmuştur.
Bunun bizler de dahil pek çok kabahtlisi vardır.Ulusal değerlerimiz
bugün arayışı içinde olduğumuz pek çok çareden çok daha güzel ve
farklı bir noktada olmamızı sağlayacakken ne yazık ki yok
edilmiştir.Ulusal değerlerimiz bugün aranan pek çok çözümün üstünde
çöümler içeren yüksek özelliklere sahiptir ve bunu Mustafa Kemal
gibi bir devrimci ile yeniden yakalamışken şimdi maalesef
kaybediyoruz.
Giyim kuşam ile ilgili söylediklerinize katılamıyorum saygıdeğer
arkadaşım, sevgili Deyf.
Bu toprakların yerleşik değerleri arasında cüppe, takke ve hatta
türban yoktur.Bu kıyafetler ulusal değildir.
Ama mintanlı , kasketli , şalvarlı amcalar dayılar ,
başörtül , cıvıl cıvıl renkli giyinen analar bacılar vardır
Güzel Anadolu böyle güzel ve samimi, pırılpırıl insanlarla
kaynıyor.
Sizinle karşılaşmaktan ve yazışmaktan memnun olduğumu söylemeliyim,
bunda samimiyim.
Sevgi ve saygılarımı tekrar kabul et lütfen.
1 ay önce yazılmış
deyf
merhaba efendim
“memleketimden karanlık insan manzaraları”
adı ile açılan kapıdan,
“büyük harfler”le geçenleri gördükçe,
sözün bile sancı duyduğuna şahit oluyoruz…
sözü öfkeyle karıştırıp katledenleri sizde görüyorsunuz…
ve sizde hüzünleniyorsunuz sarf edilen öfkeye…
şunu içtenlikle söyleyebilirim.
fotoğrafa koyduğunuz isim maksadını aşan bir isime dönüştü.
sizi zorlamaya niyetli değilim.
ama burada sizin için hissettiklerimi itiraf etmek istiyorum.
bu fotoğrafın altında serpiştirerek sarf ettiğiniz sözcüklerin
arasında,
yüreğinizden merhamet denizine dökülen damlaları,
okuyabilmesi asla zor değil…
biliyor musunuz hamurunda sevgi olan insan,
sessiz bir nehir gibi yol alırmış…
bazen durgun akar,
ve bazen da yalçın kayalıklara çarparak ilerlermiş…
aslında uzun bir yol hikâyesidir hayat…
hayatın içinde yaşarken günlük telâşeler insanı apansız
kuşatır.
ve insan çoğu zaman dünyaya ne için geldiğini dahi unutur.
yüzleşeceği bütün gerçekliği öteledikçe öteler…
ama sevgi ruhumuzun hamuruyla yoğrulmuştur bir kere…
biz onu önemsemeyip ötelesek bile,
bir karıncanın yardım vaveylası da yüreğimizde yansır…
kanadı kırık bir kuşun ağıtını içimizde hissederiz…
el açan sokak çocuğunun parmak uçlarında yüreğimizin sızısı
saklıdır…
ve çoğu zaman öf deyip geçemediğimiz yürek yangınlarının içinde
serpiştirilmiştir sevgi…
dayanamaz çoğu zaman içten içe ağlarız olanlara…
neden sonra hayatın aldatıcı yanlarına kapılıp gideriz.
bütün bunları yaşarken diğer yanda hızla akıp giden zaman,
bizi öteki hayata biriktirir…
çoğu zaman da anlamsız ve özde bizim olmayan kavgaların içine
dalarız,
biz nereye gidersek gidelim içimizdeki sevgi hamuru,
asla bizi terk etmez…
ve üzerimize her gün koşulsuzca doğan güneş,
hayatın ve ölümün bize ait olmadığını hatırlatır…
ve bir nefeslik gezinti bizi kendimize döndürür…
sonra fotoğraf altında yazılanlara geri dönüp bakarız.
öfkeyi savaş ritmine dönüştürenlere,
bu yürek gezintimizden bahsedemeyiz bile…
yaşanan hayatlarımıza küçük bir not düşmüş oluruz küçücük bir
not…
bütün bunları niye mi anlatıyorum?
inanın bende sizinle karşılaşmış olmaktan memnun kaldım.
bu içten ve samimi bir itiraftır…
size en güzel muhabbetlerimi sunarım
1 ay önce yazılmış
onurbilen
onur bilen
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
3 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
2 |
| Teknik |
2 |
| Ortalama |
2.5 |
Merhaba Yavuz bey cübbeliler rağmen fotoğrafınız yine her zamanki
gibi cıvıl cıvıl.
Atatürk'ün aydınlık Türkiyesinde elbet bu kara zihniyet de bir gün
yok olacak.Bizler umudumuzu hiç bir zaman yitirmeyeceğiz.
saygılarımla,
1 ay önce yazılmış
Pendulum
yavuz sariyildiz
teşekkür ederim...saygıyla
1 ay önce yazılmış
seyitriza
fotograf karsıdakının , bakan, izleyen kısısın gordugu ile, gordugu
kadar anlam kazanır fotografcının anlatımıyla degıl.....
1 ay önce yazılmış
Pendulum
yavuz sariyildiz
çok teşekkür ederim...saygıyla...
1 ay önce yazılmış
sarizenci28
yavuz bey iyi geceler ... fotoğrafçı fotoğrafını çeker yorumu
izleyenlere bırakır onlarda kafalarının yapısına göre
görebildiklerine göre kalitelerine göre eleştiri yaparlar insanlar
yaptıkları eleştirilerle söyledikleriyle birazda kendilerini teşhir
ederler siz fotoğrafa koyduğunuz isimle ve açıklamayla saldırma
düdüğünü çaldınız bu isim ve açıklama diğer fotolarınıza bakınca
size yakışmıyor hiç bir fotonuzda hakaret ve tahakkümcülük
göremiyorum bu fotonuzdan başka... sizi insafa davet ediyorum en
azından isim ve açıklamayı siliniz tetikçi konumundan kurtulmak
istiyorsanız insanlara gaz veren pozisyondan kurtulmak istiyorsanız
isim ve açıklamayı siliniz
1 ay önce yazılmış
Pendulum
yavuz sariyildiz
teşekkür ederim...saldırı yok...insafsızlıkta yok değerli
arkadaşım...bu bir fotoğraf....ismi de bu.
1 ay önce yazılmış
sarizenci28
sayın abim böyle bir isim olmaz hakarete isim denemez bu
fotoğrafçıya yakışmaz ben size diyorumki karanlık diye hitap
ettiğiniz insanlar sizin insanınız beraber oturup kalktığınız
beraber yemek yediğiniz beraber gülüp ağladığınız insanlar bu
vatanın insanları bunlar terörist değil bunlar bu ülkenin sizin
gibi bir değeri ben onlara nasıl saygı duyuyorsam sizede aynı
oranda saygı duyuyorum ve sizden anlayış bekliyorum saygılar yavuz
bey
1 ay önce yazılmış
Pendulum
yavuz sariyildiz
sağol sevgili arkadaşım...bence bu konuyu uzatmayalım...bu bir
fotoğraf, mesajıyla birlikte gerçek bir fotoğraf...her ülkede
birdiğerini karanlık olarak, aykırı olarak yada başka şekilde
tanımlayanlar vardır, bu düşmanlık anlamına gelmez ama tabantabana
zıtlığı ifade eder elbette, bu da doğaldır...zıtlık olduğu gibi
kabulleniliyorsa demokrasiden ve diğer erdemlerden ancak
bahsedilebilir...düşüncene derinden saygılıyım...ama isim farklı
bir düşüncenin tarifidir...amacım polemik çıkartmak da değildir..bu
fotoğrafa şu ismi verseydim ne diyecektik..örneğin..'' yav Mehmet
bu çarşafların kara olması gerekmiyor muydu?'' bu seferde kara
mizah suçlanacak mıydı sevgili arkadaşım...fotoğrafı beğenmemiş
aykırı bulmuş olabilirsin, hiç itirazım yok..ben kendi gözümden
böyle görüyorum..fotoğrafçının fotoğrafını başkalarının nasıl
yorumladığı elbette önemli ve değerli ama ben kendi yorumumu
katmakta özgür değil miyim?...tekrar sevgi ve saygıyla ....yeni
fotoğraflarda buluşmak dileği ile...
1 ay önce yazılmış
lisiantus
sevinç tuğ
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
2 |
| Kompozisyon |
4 |
| Estetik |
4 |
| Teknik |
2 |
| Ortalama |
3.0 |
yavuz bey
renkleri ile cıvıl cıvıl bu yoksul mahallesi ,
son derece neşeli ve keyifli bir imaj oluşturacakmış, o kara
cübbeliler olmasaymış.
kimsenin inanışına da kıyafetine de karışmak aklımdan geçmez.
ama beğenmemek adeta çevre kirliliği yaratan bu görünümlerden
rahatsız olmamak ta elimden gelmiyor.
insanlığı, refaha, temizlige , güzelliğe davet eden en buyuk ve en
medeni olması gereken müslümanlığın, katolik rahip ve rahibelerine
özenen bu kara , kasvetli giysilere özenmesi ve benimsemesi
sanırım peygamberimizi de yattığı yerde rahatsız ediyordur.
geçende hava limanında beyazlara bürünen hacı adaylarını görünce
neden acaba kara cübbe ve sakalları günlük yaşamda tercih ediyorlar
diye düşündüm.
dilerim bu çevre kirliliğinden kurtulmak kısmet olur.
dindar olmak ucube kıyafetlere bürünmek , çirkin olmak, dehşet
saçmakla eş değer olmamalı.
çok önemli bir konuya parmak basmışsınız.
kutlarım sizi.
1 ay önce yazılmış
Pendulum
yavuz sariyildiz
teşekkürler, saygıyla..
1 ay önce yazılmış
deyf
merhaba sevin hanım
“…dindar olmak
ucube kıyafetlere bürünmek,
çirkin olmak,
dehşet saçmakla
eş değer olmamalı…”
.
tespitiniz konusunda
içtenlik ve samimiyetiniz
önerdiğiniz güzellikleri
yaşadığınız orandadır…
yazdığınız cümlenin
konuşma dilinde
mana-i muhalifi
yada içinde barındırdığı
gizli kabulü şöyledir;
.
“…güzel elbise giyip,
toplumun kabul gördüğü ölçütlerde
giyinmek suretiyle de dindar olunur…”
.
evet ucube gördüğünüz giysilileri
bir kenara koyup,
ucube olmayan
ama içtenlikle dindar olunacak kıyafetlerle
dindar olmak bizlere ve sizlere düşüyor.
madem onlar ucube ve temsil edemiyorlar,
öyleyse nasıl olunması gerektiğini,
yüce yaratanın kitabına yönelerek,
koşulsuz bir teslimiyetle,
nasıl olunması gerektiğini
bütün topluma yaşantılarımızla gösterebilmeliyiz.
yıkmak değil
yerine daha iyisini yapmak değil mi asıl maksadımız
size inanmak istiyorum.
en güzel muhabbetlerimle
1 ay önce yazılmış
lisiantus
sevinç tuğ
selam
deyf hanım ya da bey
nedense kimliğiniz hakkında hiç bir ip ucu bulamadım.
eminim sakladığınıza göre.
sağlam bir gerekçeniz vardır
öncelikle fotoğraflarınızı
çok beğendiğimi söylemekle başlamalıyım söze.
doğrusu neden farklı düşündüğümüzü anlamakta zorlandım.
estetik ve artistik kaygılarınız oldugu kesin.
sizin gibi güzeli gören ve gösteren birinin ,
bir başkasının gözünü rahatsız eden görünümleri
savunacağı düşünülemez.
kaldı ki hırıstiyan geleneginden gelen siyahlı din adamlarına
özenti olduğu yadsınamaz kıyafetlerin güzel oldugunu iddia
edeceğinizi de sanmıyorum.
elbette ki inanışlarla kıyafetlerin ilgisi olamaz.
öte yandan ben her inanana saygı duysam da
gözümü rahatsız eden kıyafetlerini beğenmek zorunda da değilim.
fikrimi söylememe de kimse engel değil.
kimseye örnek olmakla da görevli saymıyorum kendimi.
aksi halde her eleştirmen eleştiridiği konuda ,
olması gerekeni sergilemek gibi bir yükümlülük altına girerdi.
benim sözlerimi yorumlamak lutfunda bulunmuşsunuz.
sağ olun ama, ben ne demek istersem açıkça söyleyebilirim.
tabii sizin nasıl anladığınıza karışamam.
güzel elbise , toplumun kabul ettiği ölçülerde giyinilerek
dindar olunur demek se haddimi aşmak olur.
nasıl dindar olunacağını bana kalırsa kimse bilemez.
o sadece allahla insan arasında bir ilişki ve konudur kimseyi de
ilgilendirmez.
sadece bizim dinimize çok daha ferah, aydınlık, tertemiz, bakanlara
huzur veren
ve aydınlık çağrıştıran kıyafetlerin yakışacağını,
peygamberimizinde etrafa nur saçtığını düşünüyorum.
karanlık ve kasvet çağrıştıran uzun cubbeler,
kara çarşaflar, cadralar, afgan kadınlarının giydiği
o ucube kıyafetlerin dinimize yakışmadığını
ve öyle bir çevrede yaşamanın beni çok mutsuz edeceğini
biliyorum..
kimseyi bir kenara koymuyorum.
kimseye örnek olmak gibi bir niyetim ve amacım da yok.
sadece güzellikleri
görmek ve yaşamaktan keyif duyuyor ve bu konuda fikirlerimi
söylemekten de çekinmiyorum,
eminim ki siz de etrafınızda güzellikler görmekten de yansıtmaktan
da
mutlu oluyorsunuzdur.
tanrının yarattığı en güzel eser olan insan bedenini ,
çirkin biçimlere sokmanın da sevap olabileceğine inanmıyorum.
bana inanmak istemeniz ise ne güzel..
teşekkür ederim.
güzellikleri paylaşmak umuduyla
esen kalın.
1 ay önce yazılmış
deyf
merhaba
düşüncelerin fikri boyutta seyir izlemesi kadar güzel bir ödül var
mıdır?
yazınızı memnuniyetle okudum.
giriş kısmında isme takılmış olmanızı bir miktar yadırgadım
zira burada kendimizi ya da kimliğimizi konuşmuyoruz…
size karşı sarf ettiğim sözcüklerimin ilk muhatabı olan kişi
benim.
temennilerimi kendimi de içine katarak sundum.
üzülerek belirtmeliyim ki
bu topraklarda din konusunda konuşmak en hafife indirgenmiştir.
hemen hemen herkes konu İslam olunca illa konuşur.
ve nedense söze bence diye başlayıp,
bana göre diye bitiririz.
oysa bu dini gönderen yine bu dini en iyi bilendir…
benim hüzünlendiğim taraf
insanlarımızın en fazla tükettiği şeyin
bilmediği ve bilmediği için de karşısında bir söylemle
tüketmeye çalıştığı kendi öz değerlerinin olmasıdır…
“…nasıl dindar olunacağını bana kalırsa kimse bilemez.
o sadece Allah ile insan arasında bir ilişki ve konudur kimseyi de
ilgilendirmez….”
diyorsunuz.
umarım bu yaklaşımınız
insanların tekrarlamakta rutin hale indirgedikleri türden
değildir.
zira bu sözlerinize
maalesef katılamıyorum.
elbette ki nasıl dindar olunacağını
yaratanın kendisi belirler.
dindarlık Allah ile kul arasında bir yaşam sözleşmesidir…
aslında anlamaya çalıştığınız
ve bize kaşı gizemli ve muamma gibi duran şeyin
hayatın kendisi olduğu gerçeğiyle yüzleşmekten kaçınmaktayız.
ortak noktada buluştuğumuz bir gerçek var ki
oda hayat olanca hızıyla devam ediyor gerçeğidir…
ve biz aciz insanlar
hayatın süre giden koşusunda
az bir yetkiyle yetkilendirilmiş varlıklarız…
tükenen zamanların mahkumuyken,
evrenin hakimi edasına bürünmenin hiçbir anlamı yok…
bu sözlerimi sakın fikir reddiyesi diye almayın…
yapmaya çalıştığım şey,
hayatı topyekun sorgulamaktır…
zira bir daha geri dönüşü olmayan serüvenleri yaşıyoruz…
ve herkes kendi serüveninde yol azığını biriktirmektedir…
sözlerimden dolayı sizi üzmek bana hicab verir.
lütfen muhabbetimi kabul edin.
en güzel muhabbetlerimle
1 ay önce yazılmış
lisiantus
sevinç tuğ
selam
deyf bey ya da hanım
tabii ki kimliklerimizi konuşmuyoruz,
takıldığım bir şey de yok.
sadece karşımdakine beyefendi mi hanımefendimi diyeceğimi
bilememenin sıkıntısı var.
elbette düşünceler fikri boyutta tartışılır,
iş zorlamaya ya da kaba kuvvete dönüşünce ona
fikir tartışması değil kavga denir.
öyle bir ortamda da zaten benim yerim yoktur.
din konusunda konuşmaların hafife indirgenmiş olması fikrinize
yürekten katılıyorum.
bizde misyonerlik olmamasına karşın,
her kendini müslüman sayan karşısındakini yönetmeye,
eleştirmeye, kendini görevli sanıyor.
belirttiğiniz gibi din allahla kul arasında bir yaşam sözleşmesi
ise,
başkalarının şartnameyi incelemesi, irdelemesi,
hatta kontrol etmesi nasıl açıklanabilir.
herkesin kendine özel olan bu durum başkalarını ilgilendirmez,
günümüzde bilgilenmenin bir çok yolu varken insanların baskı
kurmaları
ve üstünlük taslayarak din öğretmeleri bence sadece zorlama oluyor
ki,
böyle bir aracı kurum ya da kişi dinimizde zaten yok.
tartışmanın medeni, kültürlü, saygılı , dogru akıl yürütmeyi,
haklısınız demeyi bilen,
konu dışına çıkmadan rasyonel düşünen kişiler arasında bir keyif
olduğu gerçek.
ama konudan uzaklaşıp, karşısındakinin sözlerine aldırmadan
kendi bildiğini sandığı yerlere tartışmayı çekmek ,
biraz demogoji oluyor.
ve sanırım biz de konudan çok uzaklardayız.
ben sadece çevredeki didarlık adına oluşturulan çirkin
görüntülerden rahatsız
olduğumu söyledim.
asla iran- afganistan gibi bir ülkede yaşamak istemediğimi,
temiz, güzel, insana ferahlık ve mutluluk veren görüntü ve
kıyafetlerin de giyilerek
pek ala dindar olunabileceğini ,
kapkara uzun kapalı giysilerinde hırıstiyan papaz ve rahibelerinden
geldiğini
söyledim.
sanırım bunu söylemek te hakkım,
siz de en azından sanat nosyonuna sahip biri olarak
aksini savunamazsınız...
elbette ki nasıl dindar olunacağını
yaratanın kendisi belirler.
ama başkaları denetleyemez.
kul ile allah arasında kalmalıdır.
bu konularda anlaştığımıza göre de
artık yazışmayı kessek iyi olacak.
herkese inanışları içinde
kimseyi rahatsız etmeden , keyfince yaşayacağı
zamanlar diliyorum.
saygılarımla efendim.
1 ay önce yazılmış
efk37
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
-2 |
| Kompozisyon |
-2 |
| Estetik |
-2 |
| Teknik |
-2 |
| Ortalama |
-2.0 |
Ne kadar sığ bir değerlendirme? Bir insanın KARANLIK veya AYDINLIK
olması giyim kuşamından mı ? Ya da dini inancından dolayımı belli
oluyor.
Bu resmini gönderdiğin iki kişiyi de tanıyorum ve ikiside YAHUDİ
desem, üsstteki yazıyı yine yazarmısın.
Yoksa yok canım bunlar MÜSLÜMAN onun için KARANLIK yazdım mı
dersin.
Hayatta hiç tanımadığınız bir sefer bile konuşmadığınız insanlar
hakkında sadece giyim kuşamından dolayı bu kadar ÖNYARGILI bir
tanımlamaya girmeniz en hafif ifade ile AYIP.
RUSYA da 20 milyon insanın canına KIYAN STALİNİST KIZIL KOMÜNİZM
devrinde bile insanlarIN GİYİM kuşamına karışılmadı.İnsanlar giyim
kuşamından dolayı KARANLIK olarak nitelenmedi. Hala oradaki TÜRK
CUMHURİYETLERİNDE insanlar geleneksel kıyafetlerini giyip
istedikleri gibi gezebiliyorlar.
Yazık 21. yüzyılda, bu FORUMDA homoseksüel resimlerinin bile normal
görüldüğü bir ortamda sırf üstüne giydiği giysiden dolayı insanlar
KARANLIK olarak nitelenebiliyor.
1 ay önce yazılmış
Pendulum
yavuz sariyildiz
teşekkürler, kişisel görülerinize saygıyla
1 ay önce yazılmış
Mahir
Mahir Yüksel
" RUSYA da 20 milyon insanın canına KIYAN STALİNİST KIZIL KOMÜNİZM
devrinde bile insanlarIN GİYİM kuşamına karışılmadı.İnsanlar giyim
kuşamından dolayı KARANLIK olarak nitelenmedi. Hala oradaki TÜRK
CUMHURİYETLERİNDE insanlar geleneksel kıyafetlerini giyip
istedikleri gibi gezebiliyorlar."
Diye biliyorsunuz
Peki iranda insanların kılık kıyafetlerine karışılmadı insanlar
kişiliklerine göre değerlendiriliyor giyim ve kuşamları hiçmi hiç
önemli değil diye biliyormusunuz.
Biz yaşananlardan kendimize pay çıkartıp bu görüntülerden
rahatsızlığımızı dile getiriyoruz.
Sivasta bu kılıktaki insanların neler yaptıklarını gördük biz.
1 ay önce yazılmış
efk37
İstanbulda, Sivasta veya IRAN da farketmez, insanların duygu
düşünce ve İNANÇLARINDAN dolayı ötekileştirilmesine karşıyım.Ben
insanlara sadece İNSAN olmalarından dolayı değer veririm.Ayrımcılık
yapılmasına bile karşı bir insanın, insanların sırf düşüncelerinden
dolayı yakılmasını onaylamasını nasıl düşünebilirsiniz.
ÖNYARGILARI bir an yıkabilirsek bu ülkede kardeşliği tesis edeceğiz
diye düşünüyorum.
1 ay önce yazılmış
ALKANCA
SÜLEYMAN ALKAN
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
3 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
3 |
| Teknik |
2 |
| Ortalama |
2.8 |
Merhaba Yavuz Bey,
Etkili bir anlatıma sahip fotoğrafınız, tebrik ederim.
Renkli evleriyle sokak oldukça fotojenik.
Sert ışık bazı sorunlara neden olmuş.
Sağlıcakla kalın.
1 ay önce yazılmış
Pendulum
yavuz sariyildiz
teşekkürler, saygılar
1 ay önce yazılmış
brooklynbounce
Tufan TOGAC
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
3 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
3 |
| Teknik |
3 |
| Ortalama |
3.0 |
elıne ve yüreğine sağlık
1 ay önce yazılmış
Pendulum
yavuz sariyildiz
teşekkürler, saygılarımla
1 ay önce yazılmış
siir1
Betul Sumer
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
2 |
| Kompozisyon |
2 |
| Estetik |
2 |
| Teknik |
2 |
| Ortalama |
2.0 |
Merhaba, Memleketten insan halleri. Renkler biraz fazla
doygunlaştırılmış. Cüppelerin ürkütücülüğüne rağmen şenlikli bir
sokak. Başarılı bir kadraj. Tebrikler.
1 ay önce yazılmış
Pendulum
yavuz sariyildiz
teşekkürler, saygılarımla
1 ay önce yazılmış
aalp
atilla alp bölükbaşı
Değerlendirme
| Yaratıcılık |
3 |
| Kompozisyon |
3 |
| Estetik |
3 |
| Teknik |
3 |
| Ortalama |
3.0 |
aslında fotoğrafa ilk baktığımda heyecanlanmıştım
karşımda anadolu sıcaklığını ve güzelliğini sergileyecek bir sokak
var gibiydi
ama o cübbelileri görünceye kadardı
ne kadar ilkel bir görüntü
yüreğine sağlık arkadaş...
1 ay önce yazılmış
Pendulum
yavuz sariyildiz
teşekkürler saygılarımla
1 ay önce yazılmış
Eleştiri yazmak, puan vermek ve kendi fotoğraflarınızı paylaşmak için üye olun
|
Fotoğraf Sahibi
Pendulum
yavuz sariyildiz
Foto Künye
89 görüntülenme
17 adet eleştiri
2 kişi favorilerine eklemiş
Ekipman
Teknik Bilgi
Portre kategorisindeki diğer fotolar
Gezi kategorisindeki diğer fotolar
İnsan kategorisindeki diğer fotolar
|